"KKTC karakollarına Allah geri gelmeli"

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.58

$

6.81

A- A A+

"KKTC karakollarına Allah geri gelmeli"

Meslektaşım Hüseyin Ekmekçi iki gündür canlı yayınlarda polis zorbalığı ile ilgili bir konuyu gündemde tutuyor. İyi de ediyor.

Gencin birisi plajda taşkınlık yapınca polise haber verilmiş, polis genci alıp karakola götürmüş. Karakolda alkollü olan genç polise direnmiş ve küfür etmiş, akabinde de polisten bir araba dolusu sopa yemiş.

Gözü patlamış, kaburgası kırılmış, kafası çatlamış.

Hem de polis eliyle.

Güvenliği ve huzuru sağlamakla görevli polis memurları, kendi nezaretindeki bir vatandaşı hastanelik ederse nereye gidiyoruz diye sormadan edemiyorum.

Ömrünün bir kısmını İngiltere'de bir kısmını da Türkiye'de geçirmiş birisi olarak ister istemez mukayese yapıyorum.

Mesela 80'li ile 90'lı yılların Türkiye'sinde polis gözetiminde hayatını kaybedenlerin haberlerini ve "Burada Allah yoktur" sloganı ile ünlenen İstanbul Gayrettepe Polis Merkezi'nin ününü bizim nesilden duymayan yoktur diye düşünürüm. Hatta bazılarımızın yolunun o karanlık yere düşmüşlüğü de vardır.

O yılların Türk Polisi'ne güvenmek, zor zamanda yardım istemek, devletin sığınılabilecek bir kolluk gücü olarak görmeyi bırakın, polis görünce yolunu değiştirmek içgüdüsü insanlarda kanıksanmış bir durumdu.

Lapta Polis Karakolu'nda yaşanan, aynen Gayrettepe'deki uygulamayı anımsatıyor.

Polis gözetimindeki zorbalık, işkence demeye dilim varmıyor ama aslında kullanılması gereken kelime o, sadece Lapta Karakolu ile sınırlı değildir. Emin olun.

Birkaç vaka daha gündemimize geldi yıllar içerisinde. Ancak kurbanlar, o karanlık hücrede yedikleri dayakları unutmak istedikleri, geride bırakmak istedikleri için gündeme getirmeyi reddettiler. Getirenler ise adalet bulamadıkları için, kendilerine işkence yapan polisler ceza almadıkları, hatta terfi aldıkları için geri adım attılar. Sonradan dayak yiyenler de "Polise bir şey olmaz nasılsa" diye yedikleri dayakları sineye çektiler.

İngiltere'de polis zorbalığı yok mu? Vardır elbet. Olmuştur.

Ama yapılan şikayet sonrasında, ciddi soruşturmalar ve iddialar kanıtlandığı anda ciddi cezalar peş peşe geldi.

Bu kamuoyunun gündemine gelince de vatandaş haklarının ne olduğunu, adaletin çalıştığını, yapanın yanına kalmadığını biliyor.

İngiliz Polis'i elini kaldırmaya yeltendiği anda, vatandaş, "Sakın üzerime dokunma" diyebiliyor. Diyebiliyor çünkü polis, vatandaşın üzerine dokunduğu anda, darp edildiği ile ilgili şikayet edilebileceği, mesleğini hatta özgürlüğünü kaybedebileceğini biliyor. Örnekleri var çünkü.

Bizdeki örnekler ise tam tersi.

Plajdan alınıp dayak yiyen genç vakası bir örnektir. Umarım Ekmekçi'nin gündemde tutma çalışmaları, naçizane benim de bu yazı ile katkım ve diğer tepkiler bu sorunu kökten çözer.

Polislik mesleğinin kutsallığının bilincinde olan ve aşkla bu zor görevi yerine getirenleri tenzih ederek söylüyorum ama, "KKTC Karakollarına Allah geri gelmeli"

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.