Her adam kendine...

Yayın Tarihi: 13/08/18 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+
İngiliz Edebyatı'nın babası sayılan GeoffreyChaucer'inTheKnightsTale (Şovalye'ninhikayesi) adlı romanında geçen bir ifadedir başlıktaki.

"Eachmanforhimself" olan orijinal ifade, "Eğer sen kendi kendini kollamazsan, başka kimse seni kollamayacaktır" anlamını taşır ancak bunu bencil bir yaklaşımla değil, doğanın kanunu gereği olduğu gerçeğini vurguluyor.

Cuma günü yaşanan TL'nin düşüşü dolaysıyla da Sterlin, Euro ve Dolar kurlarının astronomik noktalara tırmanması, birçoğumuzun başını elleri arasına alarak kara kara düşünmeye itti ve Cuma günü toplanan Bakanlar Kurulu sonrasında gelebilecek bir açıklama ile ümitlenmeyi ümit etti.

Hükümetin sessizliğini çaresizliği olarak gören bir başka kesim ise, aynen Chaucer'in dediği gibi, her adam kendine prensibi ile kimseden bir şey beklemeden harekete geçti.

Misal yüksek sterlin kiraları ödeyen işletmeler. Hemen harekete geçerek, kira ödedikleri mal sahiplerine çeşitli yollarla, Sterlin kuru olarak mevcut olanı değil, bir önceki ay hangi kurdan kira ödedilerse ondan ödeyeceklerini tebliğ ettiler. Bunu yaparken de birbirlerini örgütlediler.

Girne Amerikan Üniversitesi Kurucu Rektörü Serhat Akpınar, "Biz kuru sabitlemiştik, o kurdan kiralarımızı TL cinsinden ödeyeceğiz" anlamına gelen bir açıklama yaptı.

Yani işletmeler en büyük döviz giderleri olan kira işini bir anlamada, ne devletten ne de hükümetten bir şey bekleyerek çözmüş, ya da çözmek yolunda hatırı sayılır büyülükte bir adım atmış oldu.

Bu örnekler çoğaltılabilir, kuvvetle muhtemel önümüzdeki günlerde de "Kendi sorunumu kendim çözmek zorundayım. Birinin benim için çözmesini beklersem yok olurum" mantığı ile çalışan doğa kanunu daha da belirgin bir şekilde hayatımızda olacak.

Herkes kendi çaresini üretecek ve bu çetin koşullarda hayatta kalma mücadelesini bireysel olarak ya da işletme olarak verecek.

Yine batı edebiyat üstatlarından Fransız yazar Alexander Duma'nın "Üç Silahşörler" adlı romanında geçen "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" söyleminin tam tersi bir durum ortaya çıkıyor ki bana sorarsanız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin en temel sorunu da bu.

Herkes "ben" demek zorunda bırakılmış, çünkü kimse, ülkeyi yönetenler de dahil, "Biz" denmesi için olanak yaratmamış. O mantıkla olaya bakmamış.

Gemisini kurtaran kaptan, gemisini kurtarmamızı istedikleri bireyler çıkarsa da oy uğruna onların gemilerini de kurtarırız elbet. Ancak filoyu, ya da donanmayı düşünen çıkmadı.

Gelelim yeniden günümüze.

Cuma günkü döviz buhranından sonra, herkes hafta sonunu düşünerek geçirmiştir. Bugün haftanın ilk gününde bu düşüncelerin ürünü olan bireysel tedbirleri hep birlikte izleyeceğiz. Toplumsal bir tedbir olmadığı için kim güçlü ise onun sözünün geçtiği bir doğa kanunu ortamı olduğu için, döviz kullanım zincirinde bireysel tedbirlerden dolayı yarar sağlayacak, ya da zararını azaltacak unsurlar olacakken, daha da büyük zarar görenler çıkacak elbet.

Ama dedik ya doğa kanunu ya da daha da ileriye giderek ekonomik orman kanunları devreye girmişse bunun kaçarı da yok.

Her adam kendine maalesef.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları