Bir Post-Bayram yazısı

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.47

7.57

$

6.75

A- A A+

Bir Post-Bayram yazısı

Evet mübarek Kurban Bayramı'nı hep birlikte eda ettik.

9 günlük tatilin sonuna doğru yaklaşıyoruz.

Bugünün ve de yarının tadını çıkarın çünkü Pazartesi günü gerçekler yeniden tokat gibi yüzümüze vuracak.

Unutmuş olanlara hatırlatanın ben olmasını elbette istemezdim ama birisinin de bunu yapması lazım. Ne yazık ki normale döneceğiz.

Normal derken de Bayram öncesi halimizi kastediyorum.

Peki nerede kalmıştık?

Bir döviz krizimiz vardı hatırlarsanız.

Sterlin, Euro, Dolar almış başını gitmiş, cebimizdeki Türk Lirası pul olmuş, borçlarımız artmış, maaşlarımızla satın alabileceklerimiz neredeyse yarı yarıya azalmıştı.

Okulların açılması sürecine doludizgin girmiş bulunuyoruz artık. Döviz ile özel okul paraları ödeme derdi ya da sabitlenmiş dövizin ne kadar sabit duracağı veya nerede sabit tutulduğu gailesi.

Kiracılar "Kiramı nasıl öderim?", ev sahipleri ise "Bankaya taksitimi nasıl öderim?" derdi çekiyor artık. Malum ayın sonuna birkaç gün kaldı.

Maaşlarını birkaç gün sonra alacak olanlar marketlere gittiklerinde görecekleri manzaraya hazırlıyorlar kendilerini haliyle.

Etiketlere yansıyan rakamları okumak için astronomi bilimine hakim olmak gerekecek. Malum fırsatçı tüccarlar her yerde.

Hükümet bu arada yeniden bir araya gelecek. Bayram öncesi ahaliyi psikolojik de olsa rahatlatmak amacıyla alıp tatile çıktıkları önlemlerin bazılarını tadil edecekler, bazılarını uygulamaya sokacaklar, diğerlerinin uygulanamaz olduklarına kanaat getirip sessizliğe bürünecekler. Diğer taraftan da sendikalarla bir kez daha oturup nasıl davranmaları gerektiğine onlarla birlikte karar verecekler.

Tabii cep telefonlarımıza KIB-TEK'ten birer mesaj daha gelecek. Geçen ayki fahiş faturanın son ödeme tarihi gelip çatarken, 'yenisini nasıl ödeyeceğiz' derdi ortak endişemiz haline gelecek. Ekonomi Bakanı elektriğe yeni bir zam ile ilgili bize satır aralarında alıştırmalar yaparken, biz 'acaba başka neye zam gelecek' diye diye günlerimizi geçiriyor bulacağız kendimizi.

Tabii bunlar bilinen ve beklenenler.

Bir de ne zaman patlak vereceğini kestiremediğimiz ama patlak vermesi muhtemel krizler var elbet.

Grevler olmayacak mı okullar açılırken? Muhtemelen olacak.

Bir hükümet krizi yok mu kapıda? Elbette ki var.

Parti disiplini dışında ses veren milletvekilleri olmayacak mı? Bunların sözleri gerginlik yaratmayacak mı? Kesindir bence.

Partilerin bazılarının kurultayları olmayacak mı? Bunlar gündemi meşgul etmeyecek mi? Tabii ki edecek.

Yani kimimiz Barcelona'da, kimimiz Antalya'da, kimimiz Karpaz'da, kimimiz evinin balkonunda, kimimiz ise aile sofralarında ilişebileceği köyünde geçirdiği bayram tatili sonrasında karşılaşacağımız manzara aşağı yukarı yukarıdaki gibidir maalesef.

Ama endişe etmeyin yazdıklarım yeni şeyler değil, öngörü falan da yapmıyorum. Bunlar bildikleriniz ama uzun tatil sırasında beyninizin arka bölümlerine atıp unutmaya çalıştığınız şeyler. Pazartesi bunalıma girmeyin diye alıştıra alıştıra hatırlatayım dedim sadece.

Bir başka ifadeyle normale dönüyoruz ey insanlar. Bayram tatili bitti bitiyor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.