Cübbenin rengi değişince kahraman olunmuyor

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

A- A A+

Cübbenin rengi değişince kahraman olunmuyor

Cübbenin rengi değişince kahraman olunmuyor

Afrika'ya yapılan saldırı davasında KKTC mahkemelerinden beklenmedik derecede hızlı bir şekilde çıkan mahkumiyet kararı karşısında bizi şaşırtan ve de adalete güven duygumuzu yükselterek bizi sevindiren yargıç Tacan Reynar ile ilgili bir haber geldi.

Reynar, yargıç iken önüne gelen ancak ne yapıp edip görüşmediği, oyaladığı, sonra da istifa ederek görüşülmesini daha da geciktirdiği Afrika Gazetesi'nin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içerdiği iddia edilen karikatür davasına savunma avukatı olarak görev yapacak.

Bir başka ifadeyle Afrika Gazetesi'nin suç işleyip işlemediği ile ilgili kararı vermek üzere görevli iken, şimdi cübbenin rengini değiştirip bir başka yargıcı Afrika'nın masum olduğunu iknaya çalışacak.

Doğrusu hızlı adalet konusunda yetenekli olduğunu ispat eden yargıcımız, daha sonra adaleti geciktirmek konusunda da yetenekli olduğunu bize gösterince şaşırmış, istifası ile de sarsılmıştık. Ancak bu biraz fazla oldu.

Bu işe son derece yüzeysel bakanlar, ya da Afrika'da Erdoğan'ın üzerine işeyen heykel karikatürünü "Oh be iyi etmişler Erdoğan'a" diye yorumlayanlar, "ne var bunda" diyecek biliyorum.

Hatta eski yargıcın sosyal medya paylaşımındaki "safımız özgürlüktür" paylaşımından gaza gelecek olanlar da olacak bol miktarda.

Birçok insan Reynar'ın saf tuttuğu özgürlük şeyine sığınarak bana olmadık hakaretler edeceklerdir bu yazının altına.

Basın ve ifade özgürlüğü yanında saf tutacağını söyleyen eski yargıç yeni savunma avukatı Tacan Reynar bana göre bu davayı kabul etmemeliydi.

Bu kadar basit.

Tabi bu davayı savunmak konusunda ona bir teklif gidip gitmediğini de bilmiyoruz. Benim bildiğim ve yıllarca mahkeme koridorlarında karşılaştığım meslek büyüğümüz Şener Levent hiçbir zaman avukat tutma ihtiyacı hissetmediğidir. Hep kendi kendini savundu, hatta duruşmalarda kendisine dava açanları bizzat sorgulamaktan zevk alırdı. Koca Rauf Denktaş'ı bile istintak etmiş birisidir kendisi. Avukat tutma işi bir ihtiyaçtan değil, eski yargıcın yazmaya başladığı kahramanlık destanına yeni bir sayfa ekleme çabasından başka bir şey değildir diye düşünürüm.

Yargıçlık görevi çok enteresan bir görevdir. Yetkileriniz var. Toplum sizin vicdanınıza güvenir. Verdiğiniz kararın adaleti temsil ettiğini bilir ve kestiğiniz parmağın acımayacağını düşünür.

Şimdi önüne gelen bir davayı erteleyerek adaletin tecellisini engellediği ya da geciktirdiği düşünülen Tacan Bey'in aynı davaya savunma avukatı olarak girmesi, görevde olduğu dönemde verdiği kararları tartışılır hale getirmez mi?

"Ben davayı kaybettim çünkü Tacan Reynar bakıyordu" diyenler çıkmayacak mı? "Onun ne düşündüğü belli. O yüzden biz davayı kaybettik" diye homurtular olmayacak mı? Diğer yargıçlar içerisinde gizlenmiş başka Tacan Reynar'lar olup olmadığı ile ilgili endişeler olmayacak mı?

Bu durum bizim adalet sistemimizi daha da yıpratmadı mı sizce?

Neden Türkiye'de bu olayla ilgili dava açıldı sanıyorsunuz?

Çünkü KKTC mahkemeleri bir şey yapmadı.

KKTC mahkemelerini bu davada kim temsil ediyordu o dönemde? Afrika'nın çiçeği burnunda avukatı Tacan Reynar tabi ki.

Şimdi düşünüyorum da madem Afrika'nın masum olduğunu ve Erdoğan için yapılan o işemeli karikatürün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyordu, neden davayı Afrika saldırıları davası kadar hızlı bir şekilde görüp, o yönde bir karar vermedi? Yargıç vicdanı denen bir şey yok mu?

Gör davayı, beraat ettir kurtar, kurtul.

Hadi onu yapmadın.

Şener Abimize destek mi olmak istiyorsun? Cübbeyi giyip o salona girmeden, danışmanlık yap, destek ol.

Şimdi cübbenin rengini değiştirip, aynı davada bilfiil müdahil olmak sizi kahraman yapmadı Tacan Bey. Kusura bakmayın.

Sizi, kahraman olmaya çalışan, bunun için etik dışı davranmayı bile göze alan bir hukukçu yaptı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.