Denktaş şapkadan tavşanları çıkardı ama...

loading
2 Haziran, Salı
£

8.49

7.56

$

6.77

A- A A+

Denktaş şapkadan tavşanları çıkardı ama...

Serdar Denktaş yine şapkadan iki tavşan çıkarıp Nisan ayı maaşlarını, Kudret Özersay'ın "Maaş için borçlanmayacağız" tavrının da etrafından dolanarak ödemeyi başardı ya, bitti bitiyor denen hükümetin ömrüne ömür katıldı.

Serdar Denktaş ile dans etmenin pek kolay olmadığını, dörtlü hükümete giren diğer devlet tecrübesi fukarası üç parti başkanı biliyordu bilmesine ama Denktaş'ın bu kadar marifetli olabileceğini kestirememişlerdi diye düşünüyorum.

Serdar Denktaş, "Madem borçlanma ya da avans istemiyorsunuz ve maaşları avans ya da borçla ödemem halinde bana hükümetin devamı ile ilgili sıkıntı çıkaracaksınız, alın size borçlanmadan ve avans çekmeden maaş ödemesi" diyerek, hükümetten çekilmek konusunda, belki de haklı gerekçeleri olan HP'yi köşeye sıkıştırmış oldu.

Denktaş bu hamleyi önceden gördüğünden geçtiğimiz akşam Halkın Partisi Parti Meclisi devam ederken, Kudret Özersay'ı aramış ve geçtiğimiz gün yapılan Bakanlar Kurulu toplantısını işaret ederek, "Yarın hallediyoruz. Bu akşam karar vermeyin" babında bir şeyler söyledi.

"Borçlanarak asla" teması oluşan Halkım Partisi Parti Meclisi ise, Denktaş'ı dinleyip önerilerini yeniden Parti Meclisi'ne getirmeyi kararlaştırarak dağılmıştı.

Dünkü Bakanlar Kurulu'nda ortaya çıkan sonuç ise daha da ilginçti.

Serdar Denktaş'ın projeksiyonuna göre, yılsonuna kadar Türkiye'den tek kuruş para gelmese de dahi, maaşlarla ilgili bir sıkıntı yaşanamayacak. Yalnız 13'ncü maaşla ilgili biraz sorun yaşanabilir ama yılbaşına kadar kim ölür kim kalır, mantığı ile o işin de altından kalkılır sanırım.

Şimdi madalyonun diğer yüzlerine bakalım.

Türkiye Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, KKTC'den muadili Bakan Serdar Denktaş ile değil, UBP'li Sunat Atun ve Ersin Tatar ile görüşmüş olması üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir şey. Burada Atun ile Tatar'ın görüşmesinden çok Alayrak'ın Denktaş ile görüşmemesidir asıl bakılması gereken. Albayrak uğraşsam ben de görüşürüm belki ama ülkeye bir faydası olmaz. Önemli olan Denktaş'ın görüşüp görüşmediğidir.

Diğer taraftan Serdar Denktaş'ın "elçiliğe sorun, Erdoğan'a sorun" şeklindeki çıkışlarının altında yatan potansiyel mesajlara da bakmak lazım.

Eğer Serdar Denktaş, "KKTC kamu personelinin maaşlarını ödeyerek, Türkiye'den bir kuruş almadan kendi ayakları üzerinde durabilir. Türkiye'dekiler beni istemiyorsa ben de onları istemiyorum" diyerek yeni bir Kıbrıs Türk Milliyetçiliği akımı yaratarak, bir siyasi avantaj yaratmak istiyorsa, sadece maaş ödemekle KKTC'nin kendi ayakları üzerinde duramayacağını bilmesi gerek.

Bir başka ifade ile sırf kamu personeli maaşlarını ödemeyi başarmanın ülkeye hükümet etmek için yeterli olmadığı gerçeği ortada iken, dışarıdan gelecek yardımların gelmemesi, ya da gelmeyeceğinin netleşmesi durumunda KKTC'nin yerel kaynakları herkese yetecek bir şekilde ödeme dengelerinin değiştirilmesi gerekmeyecek mi? Yani, eğer biz dışarıdan yardım almayan yoksul bir ülke olacaksak, herkesin eşit oranda fakirleşmesi gerekmeyecek mi? Sadece kamu personelini ödeyelim, fazla mesailerini eksiksiz verelim, teşvik, destek gibi kalemler aynen devam etsin, dışarıdan gelmeyecek paranın eksikliğini de diğer yurttaşlardan temin edelim mantığı adil olmaz.

Piyangolardan çekilen 30 Milyon, benim çocuklarımın spor yapma olanakları için ayrılmış bir para değil miydi? Diğer bulunan ve bir yerlerde yatıyordu denen 25 Milyon, yine ülke geneline faydalı olabilecek bir yatırıma dönüşemez miydi?

Yani "dik duruş", "Kıbrıs Türk Millyetçiliği", "KKTC'nin kendi kendine yetmesi", "Ne paranı ne memurunu" sloganları ile yürüyeceksek, hep beraber yürüyelim. Yok, bazıları, hayat standartları değişmeden, ya da siyasi rant için,diğerlerinin sırtına çıkıp bu sloganları atacaksa, ben bu işte yokum.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.