Lafım, 'var edelim' deyip 'dar edenlere'

loading
29 Kasım, Pazar
£

10.43

9.37

$

7.84

A- A A+

Lafım, 'var edelim' deyip 'dar edenlere'

Bir 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı kutlamasını daha geride bıraktık.

Coşkuyla kutladık diyesim var ama dilim varmıyor bir türlü.

Var olan coşku, siyasilerin ve ileride belki büyüyünce siyasi olmak arzusunu içinde barındıranların sıralanıp beylik laflarla yarattıkları gayrı samimi Cumhuriyet coşkusundan ibaret hemen her yıl olduğu gibi.

Söylediklerine kimsenin inanmadığı gibi emin olun kendileri de inanmamıştır.

"İlelebet var edeceğiz" diyor mesela çoğunluğu. Ya da "Koruyacağız"

Bir şeyi ilelebet var etmek ya da korumak gerekiyorsa, o şey bir tehlike altındadır demektir. Mantık bunu söyler.

Aslında doğru ama işin ironi kısmı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin karşı karşıya bulunduğu tehlike, tam da onu yaşatmak ve korumak konusunda 36 yıldır yılda bir kez nutuk atan kişilerin bizzat kendileridir.

Bir devletin var olması demek, o devletin vatandaşlarının ihtiyaçlarını eksiksiz gidermesi demektir en basitinden.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki durum ise devleti yöneten siyasilerin 364 gün korunduğu, 1 gün ise onların herkese devletin korunması gerektiğini söylemesinden ibarettir ne yazık.

Yazdıklarımın devletimizin tanınmamış olması ya da çözüme ulaşılmaması gerçeğinden bağımsız fikirler olduğunu söylemek durumundayım ki yanlış yere çekilmesin.

Devletimiz kuruldu. Ancak siyasiler siyasi rantlarının devamı için kurdukları devleti kullanırken, yurttaşlarına devletten beklentilerini yerine getirmemek için çözümsüzlük, ambargo, izolasyon, ada ekonomisi gibi bahaneleri sürekli vatandaşın önüne koydular. Yapılan tam da budur.

"Devleti var edeceğiz diye diye devleti vatandaşa dar ettiler" demem ondandır.

Bu siyasiler o kadar kendilerinden geçmişler ki, "KKTC"ci ile "Çözümcü" ayırımı yapıp körükleyerek, devleti resmen yaraladılar. Ama ondan sonra da 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında mesaj yarışına girdiler her yıl.

Çözüm isteyenler ile istemeyenlerin aynı devlet çatısı altında, o devletin gururlu yurttaşları olarak birbirleri ile fikirsel bazda mücadele etmeleri varken, bir kesim devleti inkar eder, bir kesim ise siyasi rantlarının devamı için sloganlarla sınırlı kalan devlete olan bağlılıklarını bildirme yarışına girdiler.

Devleti ilelebet yaşatmanın bayrağının dalgalanması ve kurumlarının çaktım almaz bir şekilde de olsa yerli yerinde durması anlamına gelmediğini bilmelerine rağmen bunu 36 yıldır yapmalarıdır kızgınlığımın nedeni sanırım.

KKTC'yi ilelebet var etmek öyle olmuyor be baylar ve bayanlar.

Tarihi yanlış panolar, saçma sapan klasik araba tartışmaları ve yılın bir günü yapacağınız açıklamalarla bu devleti yaşatamazsınız. Ya da birilerini hain ilan edeceğiniz zaman devletin adına sarılmakla veya "Maaşını alırım ama bu da devlet mi" demekle hiç olmaz.

Devleti yaşatmanın tek yöntemi devleti ve kurumlarını yönetmektir. Hem de doğru yönetmek. İyi yönetmek.

Kısacası "var edelim" diye diye "dar edenlerle" bu iş olmaz.

Alın size Cumhuriyet yazısı.

Herkese iyi hafta sonları…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.