202 günlük Çin işkencesi

loading
3 Ağustos, Pazartesi
£

9.14

8.22

$

6.98

A- A A+

202 günlük Çin işkencesi

Wuhan’daki Çinli kardeşlerim.

Bilirim bu virüsü sizler üretip dünyaya ihraç etmediniz ama gelgelelim sizin orda başladı ya, dünya da ben de ister istemez size sorumlu tutuyoruz.

Kimseyi işaret edip suçlamak istemem ama hepimizi eve kapattınız.

Dünyanın dört bir yanında ölen kalanı ve çöken ekonomileri saymıyorum.

İnsanları eve kapattınız. Eşleri ile konuşup, çocuklarına ders çalıştırıyorlar resmen.

Erkekler arabalarını silmekten boyasını eritmiş, kadınlar ise youtube’dan yemek ve pasta börek tarifi izlemekten görme yetilerini kaybetmek üzere.

Marketlerdeki kalabalıklar da evde eksik olduğu için değil, evden çıkmak için can atan, ‘Bu süt kesildi. Yenisini almak lazım’ diyerek bozulmamış sütü tekneye dökenlerle doluydu emin olabilirsiniz.

Hangi restorana gidilsin ya da nereden yemek çağırısından öteye yemekle ilgileri olmayan ve bir yumurta haşlayın deseniz gergin anlar yaşayacaklar, bugünlerde İtalyan gurmeler gibi pizza yapmaya başladılar.

Sosyal medya ve Whatsapp gruplarından dünyaya Covid 19 Virüsü kadar değilse bile ciddi manada yorucu fıkra ve esprileri saymıyorum.

Onların dahi müsebbibi sizsiniz.

Meclisimizin bile dengesi değişti.

Bir metre kuralına uyacaklar diye ful kadro mevcudu olan Cumhuriyet Meclisi’miz, yine boş gözüktü. Sıra uzunlukları yetmediği için garip gibi koridorlar oturan vekiller vardı, bugünkü oturumda.

Saçı sakalı birbirine karışan erkek vekillerin ve fönünü kendi çekmeye çabaladığı belli olan ama pek başarılı olmadığı gözlenen kadın vekillerin günahı da sizin boynunuza.

Sağlık Bakanımızın kalbi ve kan basıncı buna dayanamadığı gibi civa gibi Başbakanımızın gözünün feri gitti resmen. Muhalefet vekilleri ise ‘Bir an önce şu kapalı ortamdan çıkayım da maazallah başıma bir hal gelir’ edasıyla oturdular ve çıt çıkarmadan oturumun bitmesini beklediler.

Vekillerin genelinin ameliyata hazırlanan cerrahlar ordusu gidi göründüğünü söylememe gerek yok sanırım.

Yine kimseyi suçlamak istemem ama Wuhan’daki kardeşlerim üstlerine alırlarsa alsınlar, umurumda değil.

Ben şahsen bizim Cumhurbaşkanlığı seçimi meselesinde ite kaka, kimseyle fazla papaz olmadan 40 gün kala olarak belirlediğim finish çizgisine dahi ulaşmıştım ne güzel.

Gerisi artık yokuş aşağı idi, kampanya heyecanında akıp gidecek ve bu seçim gerilmi son bulacaktı.

Bana bir iğne yapıp derin bir uykuya dalmamı, sonra da Mayıs’ın ilk haftasında beni uyandırıp “Falanca seçildi” diyecek bir doktor arayışımdan bile vazgeçmiştim.

Çinli kardeşlerim sizi suçlamak istemem ama şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimi gailesi ve gerginliğini 202 gün daha çekmek zorundayız ki, bu Korona’dan beter değil belki ama onun kadar sinir bozucu bir durum benim için.

Bu durumu 202 günlük Çin işkencesi diye nitelendirmek bile mümkün.

Çinli kardeşlerim. Bilirim bu konuda bizden fazla çektiniz çekiyorsunuz. Allah yarımcınız olsun demekten başka çarem yok.

Zaten size suçlamak da pek doğru değil. Bu dünyada İtalyanlar gibi rahat, İngilizler ve Almanlar gibi gereğinden fazla soğukkanlı milletler olduğunu nereden bilecektiniz.

Onlar Kıbrıslı Türkler gibi ilk günden psikopata bağlasalar, bunlar başımıza gelmezdi.

Not: Bunlar işin esprisi. Bu gerginlik içinde biraz gülelim istedim. Kanımca alınana önlemler yerinde. Ahalinin sağduyusu istenilen hızda değilse bile yavaş yavaş olması gereken yere geldi. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ertelenmesi doğru bir karar. Hükümet ve muhalefet de birkaç minör arızanın dışında tam bir seferberlik modunda. Çin halkına ve Coronavirüs’ten dolayı sevdiklerini kaybeden tüm halklara takıldığıma bakmayın. Dualarım ve düşüncelerim onlarla.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.