Komşunun tercihi neden Akıncı?

loading
15 Ağustos, Cumartesi
£

9.64

8.73

$

7.37

A- A A+

Komşunun tercihi neden Akıncı?

Bizim Ulaş Barış'ın, Cyprus Mail Gazetesi’nde görüp çevirdiği haber, Kıbrıs sorununu ilginç bir noktaya taşıdı.

Cyprus Mail, Türkiye’nin, Kıbrıs’ta diyaloğun yeniden başlaması ancak bu diyaloğun Mustafa Akıncı ile değil Kudret Özersay ile devam etmesi gerektiğini söylediğini yazdı.

Hemen akabinde dün vatani görevini yerine getirmek için gazetedeki son gününü tamamlayan genç arkadaşımız Tünay Mertekçi de Rum Dışişleri Bakanı ile temasa geçerek bunun doğru olup olmadığını sordu.

Hristodulidis olayı doğruladı ancak durum pek hoşuna gitmiş olmasa gerek ki öneriyi 'komik' olarak niteledi.

Bugün sabah gazetelere şöyle bir baktım ve konuyla alakalı olarak ‘Erdoğan, Akıncı’nın üzerini çizdi’ diye bir başlık gördüm.

Buna bir ek yapmak durumunda hissediyorum kendimi bu noktada. Akıncı’nın üzerini sadece Erdoğan çizmedi ki. Barış Pınarı Harekatı sırasındaki açıklaması nedeniyle, aydınlar ve ilericiler dahil Türkiye’deki 82 milyon çizdi. Recep Tayyip Erdoğan bu 82 milyon kişiden sadece biri.

Konuya geri dönecek olursak, Hristodulidis neden bu öneriye 'komik' dedi?

Soru aslında budur.

Neden Özersay ya da bir başkası değil de illa ki Akıncı.

Ha bu 'komik' nitelendirmesi, ‘Biz KKTC Hükümeti diye bir şey tanımıyoruz o nedenle Dışişleri Bakanı Özersay’ı kabul etmeyiz’ şeklinde bildiğimiz politikanın ürünü mü, yoksa, ‘Biz Akıncı’dan memnunuz’ duygusunun dışa aktarımı mı?

Rum tarafının mevcut yönetiminin ve de kamuoyunun bizim hayal ettiğimiz bir çözüm şeklini benimsemediğini artık herkes teslim etmiş durumda. Bizdeki ‘Süper Federasyoncular’ bile Rum yönetiminin Federal bir çözüme yanaşmayacağına inandığını ve uluslararası toplumun baskısı ve doğal gaz dürtüsü ile ancak bu yola sokulabileceklerini dillendirdiklerini biliyoruz.

Görev süresi dolmuş ve zaruri uzatmaları oynayan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 2015 seçimlerinde temsil ettiği çözümün artık yerinde yeller estiğini ve Akıncı’nın artık çözümü değil çözümsüzlüğü temsil ettiğini, kendini çözüme adamış meslektaşlarım söylüyor, ben değil.

Evet, artık Mustafa Akıncı çözümü temsil etmiyor. Benim ve itiraf etmeseler de toplumun büyük bir çoğunluğunun nazarında Akıncı artık, Türkiye ile kavgayı, Türkiye’nin KKTC ile siyasi ve ekonomik bağlarının sorgulanması ve Türkiye-KKTC ilişkilerinin zayıflatılmasını temsil ediyor.

Bunu başka kim istiyor? Dışişleri Bakanı, Akıncı dışında bir kişi ile diyalog kurulması önerisine 'komik' diyen yönetim herhalde diye düşünüyorum.

Sorumu bu noktada tekrar etmekte yarar görüyorum ki ne demek istediğim ya da Güney komşumuzun ne düşündüğü ile ilgili düşüncelerim iyice anlaşılsın. Rum tarafı neden ‘Bir başkası olmaz illa ki Akıncı’ iması yapıyor?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.