Tatar mı Özgürgün mü kırgın?

Yayın Tarihi: 30/06/21 13:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Hep söylerim. Bizim meslekte çok şey bilmek, ya da daha kötüsü iyi bir hafızaya sahip olmak sizi başarılı bir gazeteci yapar ama sizi ayrıca son derece mutsuz kılar.

Bu düşünceler, dün Hüseyin Özgürgün’ün kardeşlerim Levent Kutay ile Gökhan Altıner’in Kıbrıs Postası’ndaki programına Hüseyin Özgürgün’ün bağlanması ve bugün de Tatar’ın ona yanıt vermesiyle kafamda dolaşmaya başladı.

Yani Hüseyin Özgürgün’ün dokunulmazlığının kaldırılması operasyonunun arkasında kimler olduğunu ve operasyonun kimler tarafından sevk ve idare edildiğini bilmesek, Tatar’ın bu sabah Kıbrıs Postası’na Özgürgün’e bu söylediklerinden dolayı kırgınım lafını ciddiye alma ihtimalimiz olurdu.

Dokunulmazlığın kaldırılması sürecindeki Komitenin Başkanı olan hukukçu Milletvekili Yasemin Öztürk’ün tutanaklara da yansıyan görüşlerinin hilafına oy kullanmak zorunda bırakılmasının ardındaki telefon görüşmelerinde, telefonun diğer ucunda kimlerin olduğunu ve ona neler söylediklerini bilmesek, yine Ersin Tatar’ın söylediklerine sempati ile bakabilirdik.

Ulusal Birlik Partisi Meclis Grubu’ndaki konuşmaların hangi noktaya vardırıldığını ve Tatar’ın hangi ifadelerle, bu karara olumsuz bakan vekillerin oy vermesini sağladığını bilmesek Hüseyin Özgürgün Cumhurbaşkanı’na ayıp etmiş diyeceğiz neredeyse.

Tezgahın kimlerin algı operasyonlarının, kimlerin işbirliği ile yapıldığını bilmesek, birçok şeye tanıklık etmesek, Tatar’ı dinleyip söylediklerinin doğru, kendisinin de masum olduğuna inanacağız resmen.

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, Özgürgün desteğini alabilmek için Özgürgün’den defalarca özür dilendiğini, kendisine ‘kusura bakma be gardaş, bu Kudret’e uyduk sana yanlış yaptık’ dendiğini bilmesek, Tatar’ın Özgürgün’ün başına gelenlerle ilgili herhangi bir kusuru olmadığına da inanmamız mümkün bile olabilirdi.

Yurt dışında hazırlanan tek sayfadan ibaret gazetelerin neler yazdığını ve bunların kimlerin kontrolünde kimlere hizmet ettiğini bilmesek, yine inanacağız Tatar’ın Gökhan Altıner’e söylediklerine.

UBP-HP Hükümetini kurabilmek için kendi eski Genel Başkanını, rakip partinin Genel Başkanının talebi üzerine, kendi milletvekilini feda eden sanki o değil de Özgürgün’müş gibi Özgürgün’e kırılmış olmasını bütün bunları bilmiyor olsak, hatırlamıyor olsak belki aklımıza yatardı.

Ama Allah kahretsin ki biliyoruz. Allah kahretsin ki hatırlıyoruz.

Ve Allah kahretsin ki, Özgürgün’ü bin bir entrika ile temizledikten sonra yerine getirdiğiniz düzen, düzen değil.

Tatar, "Özgürgün’e kırgınım" diyor da bu kirli soğuk savaş oyunlarla bezenen bu çirkin yolun sonunda Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturuyor. Özgürgün ise birtakım iddialarla ve milletvekilliği sona erdikten sonra pekala yapılabilecek bir yargılama prosedürü nedeniyle ülkesinde dahi bulunamıyor.

Kim kime kırgın olmalı?

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları