Elektrik çuvallaması

Yayın Tarihi: 09/08/21 10:20
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Geçmişte birtakım koalisyon ortaklıkları müzakere edilirken, Ekonomi ve Maliye Bakanlığı ikiye bölünmüş, bir süre sonra da Ekonomi Bakanlığı adının ucuna Enerji ifadesi eklenerek Ekonomi ve Enerji Bakanlığı oluverdi.

Hidroelektrik Santrallerimiz ya da ülkenin belli noktalarından kazmayı vurduğumuzda petrol fışkırdığından değil elbet. Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nu o Bakanlığın altına alabilmek için yapılmış bir makyajdı.

Son günlerde resmen bir rezaleti yaşıyoruz ne yazık ki.

Kıb-Tek Genel Müdürü Gürcan Erdoğan çıkıyor ve yüzde 30 oranından bir zam yapılmasının kaçınılmaz olduğunu söylüyor.

Yönetim Kurulu Başkanı değil, Enerji Bakanı değil, Genel Müdür.

Hemen akabinde bu yüzde 30’un şart olduğunu ancak bunun ne kadarını Maliye Bakanlığı’nın ne kadarını vatandaşın ödeyeceğine bakılacağı ifade ediliyor.

Önce ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek için yapılan açıklamalar bunlar. Halk aptal değil ama olsun. İzlemeye devam ediyoruz.

Sanki devlet tarifesi artırıldığında da elektrik enerjisine yapılacak yüzde 30’luk zammın yarısı Maliye Bakanlığı tarafından üstlenildiğinde, bunun parası gökten zembille iniyormuş gibi bir de tutum içine giriyorlar mı, deli oluyorum.

Maliye Bakanlığı’nda biriken paralar sanki başkasının parası. Halkın ödediği fahiş ve uçuk dolaylı vergilerle biriken paralar değilmiş gibi.

Maliye’den eksilen elektrik ödemesi, hastane, okul, yol vs vs gibi zaten aksayan hizmetlerin eksilmesi ve daha da aksaması anlamına gelmeyecekmiş gibi.

Sonra anladığımız kadarıyla Maliye Bakanlığı bu işten çok hoşnut kalmadı. O nedenle de tepki gösterdi. Hemen akabinde ise Enerji Bakanı, ‘Başta Maliye Bakanlığı olmak üzere evlet kurumlarının elektriklerinin kesileceğini söylüyor.

Daha önce sendikaların elektrik kesmesine akıl sır erdiremediğimiz ülkemizde, Enerji Bakanlığı Maliye Bakanlığı’nın elektriğin kesileceğini söylüyor.

Keser kesmez ayrı mesele. Bunu söylüyor olması bile hiç yaşamadığımız ve yaşamamız gereken bir şey.

Arka plandaki pazarlık ve kavga nedir bilemeyiz elbette.

Merkezi İhale Komisyonu’nun bağlı olduğu Maliye Bakanlığı ile Enerji Bakanı’nın ne denli bir itiş kakış içerisinde olduğunu elbette biz sıradan ölümlüler bilemeyiz ama, bu kavga devam ettiği sürece bir çatlaktan bir bilgi sızması olur. O zaman öğreniriz ne denli bir çirkefin içinde debelenildiğini.

Enerji Bakanı göreve gelir gelmez Kıb-Tek’te bir temiz eller operasyonu yapmak için kolları sıvamış görüntüsü verdi. Ortaya çıkan sonuç malum.

Kıb-Tek’in siyaseti hazmedememiş siyasetçiler tarafından yönetilmesinin ne denli sakıncalı olduğu şekil 1A’da görüşürken, siyaseti hazmetmiş olanların bile bu kurumdan uzak kalması gerektiğinin de bir işaretidir.

Mevcut Enerji Bakanı, Kıb-Tek konusunda çuvallamış durumda. Bazı ihalelere doğrudan müdahil olması, onları da yüzüne gözüne bulaştırmış olması, Kıb-Tek’İn yanından yakınından geçen ve içinde çalışan hemen herkesi hırsız olarak ilan etmesi, kurumu çökertti.

Şimdi yüzde 30 zam yapılıp yapılmayacağını, ya da ne kadarını vatandaşa yükleyeceklerini konuşuyorlar.

Geride bıraktığımızı sandığımız zehirli gaz meselesini, bacadan çıkan zehirle yeniden yüzleşince tablo daha netleşiyor sanırım.

Turan Büyükyılmaz 30 Temmuz’da 18 günlük yakıt kaldı diye açıklama yapar. Bugün ayın 9’u. Bu hesaba göre ve herhangi bir şey yapılmamışsa 7 günlük yakıt kaldı.

Kıbrıs Türk insanı Kıb-Tek’ten ümidini kesti belli ki, borçlanıp harçlanıp güneş enerjisi yatırımı yaptı ve bağımlılığını ortadan kaldırdı.

Büyük bir Kıb-Tek çuvallamasına tanıklık ediyoruz.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları