Sayın Cumhurbaşkanı...

Yayın Tarihi: 10/06/22 12:18
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Haberlere konu olan paylaşımınızı okudum. Sosyal medya üzerinden şahsınıza yöneltilen ifadelerle ilgili siteminiz ve talebiniz bence tamamen yerinde ve haklı bir talep.

Destekliyorum.

Ancak bugünlerde mücadele ettiğimiz yasa değişikliklerinin nereden geldiğini ve kimin talebi ile meclise geldiğini de bu vesileyle öğrenmiş olduk.

Yani bu yasa konusunda hükümetin ısrarının devamı halinde sizi sorumlu tutmak zorunda kalacağımızı bilmenizi isterim.

Gazeteci çünkü artık sokağa inmiş durumda.

Ve bu bir özlük hakkı, ödenek ya da maddi bir beklenti değil, yazıları ya da haberleri yayınlandıktan sonraki günü evlerinde mi geçirecekleri yoksa bir polis hücresinde mi geçirecekleri ile ilgili bir mücadeledir. Bu nedenle ciddidir.

Talebiniz ve siteminize gelince...

Yıllarca bakanlık, Başbakanlık yaptınız, şimdi de Cumhurbaşkanlığı yapıyorsunuz.

Şimdiye kadar görevleriniz sırasında, herhangi bir gazeteci size sosyal medya paylaşımınızda sıraladığınız küfür ve hakaret dolu sıfatlarla hitap etti mi? Herhangi bir yazısında ya da yorumunda size bunları söyleyen, hayatını gazetecilikten kazanan birisi oldu mu?

Tek tük istisnalar haricinde olmadığını biliyorum. 'İstisnalar' da diyorum çünkü belki görmediğim ya da yakalamadığım birisi olabilir. Malum, sizin de çok teşvik ettiğiniz, bu tek sayfadan oluşan ve künyesi, adresi ya da çalışanı belli olmayan ‘gazete’ müsveddelerini takip etmek artık imkansız.

Annem küçükken küfür ya da hakaret kelimelerini söylediğim zaman ya ağzıma biber sürme ya da ağzıma vurmakla tehdit ederdi. Toplumumuzda bu terbiye aileden gelir ve birisine küfür ya da hakaret eden ayıplanır.

Size yönelik bu şekilde hitap edenleri ben buradan ayıplıyor, hatta lanetliyorum.

Sadece size değil, herhangi birisine küfür ya da hakaret edeni aynı şekilde ayıplar ve kınarım.

Demem o ki Sayın Cumhurbaşkanı.

Siz kendinizi vatandaşınızdan ayırmayın. Sıradan bir vatandaşa küfür edilmesi ile size küfür edilmesi arasında yasal olarak bir fark olmamalı. Bu şekilde bir yasa çalışması olacaksa, buna ben şahsen karşı çıkmam.

Malumunuz olduğu gibi, sizi destekleyenler ve sosyal medyada sizi savunanlar, size yönelik eleştirilere küfür, hakaret ve iftira ile karşılık verebiliyorlar. Onların da aynı yasa ile sınırlandırılması gerekmez mi?

Sayın Cumhurbaşkanı.

Asıl önemli olan konu, neyin suç olacağı ile ilgili yoruma kapalı, net bir çerçevenin olmasıdır. Hoşnutsuzluk, soğukluk gibi muğlak kelimeler, başa dert olur. Bu kantarın ayarı bozulursa, bir gün aynı ayarı bozulmuş kantarın sizi de tartacağını asla aklınızdan çıkarmayın derim.

Sayın Başkan.

Gerçek gazeteci zaten küfür etmez, hakaret etmez, iftira atmaz, özel hayatı sorgulamaz. İspat edemeyeceği şeyi de yazmaz.

Sizi son zamanlarda oldukça yoğun eleştirenlerden birisiyim. Bundan dolayı başıma gelmedik de kalmadı. Ama size hiçbir zaman küfür ya da hakaret ettiğimi söyleyemezsiniz.

Ha amacınız sosyal medya paylaşımınızda ifade ettiğiniz değil de eleştirileri de toptan yok etmek ise o zaman yolunuz tamamdır. Ha eğer samimi iseniz, Başbakan üzerindeki baskınızı kaldırın ve bu yasayı ebediyete kadar çöpe atın. Gazeteciler, zaten küfür ve hakarete hep karşı olmuşlardır ve bunun sınırlandırılması için bir şey yapılacaklarsa eminim konuşmaya hazırdırlar.

Sağlıcakla kalın.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları