Bayram mı? O biraz zor.

Yayın Tarihi: 07/07/22 14:18
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Nerede o eski Bayramlar geyiği var ya. Nefret ederim.

Eskiden bayramlar çok güzelmiş de şimdi eskisi gibi değilmiş falan filan.

Tabi ki eskisi gibi olmaz. Hatta şunu söyleyeyim. Geçtiğimiz Ramazan Bayramı ile Cuma günü kutlayacağımız Kurban Bayramı arasında bir aydan biraz fazla bir zaman olmasına rağmen büyük fark var.

Misal, hazır giyim satanlara sorun. Her bayram çocuklarına, hatta kendilerine bayram ziyaretlerinde giyilecek yeni giysiler almak için mağazalara akın eden insan sayısındaki dramatik düşüşü anlatırlar size. Bayramlık diye nitelendirdiğimiz ve “hadi bayramlıklarınızı giyin, Nene ve Dede’ye gidiyoruz” diye cümle içerisinde kullandığımız, yeni ve bayram için alınan ayakkabı ve kıyafet kültürü tamamen yok oldu.

Bir çocuğu bayram için giydirmek, nereden bakarsan bak 1000 TL. Öyle pahalı markalardan falan değil, en alt kalisizinden. Birden fazla çocuk varsa, basit bir çarpma hesabı ile durum net bit şekilde anlaşılabilir. Bu durum bir süredir bayramların seyrini değiştirdi. Artık çocuklara bayramın önemli bir şey olmadığını dolapta ne varsa giyilebilir. Yenisine pek de gerek yok, türünden kültür değişimi aşılamak durumunda kalındı.  

“Bayramda köye gideceğiz” demek de zorlaştı.

Misal Annesi Babası Mesarya’nın bir köyünde yaşayan bir Girne sakinin Bayram ziyaretinin akaryakıt gideri nereden bakarsan bak 500 TL. Mesafe daha da uzaksa, bu rakam 1000 TL’lere yaklaşabilir. Gitmek de zor gitmemek de.

Görüntülü arama yoluyla Bayram kutlamalarının çoğaldığını, “Önemli değil Annem. Siz yeter ki iyi olun” diyen ama içinin burukluğu internetin kalitesinin düşük olmasının getirdiği kötü görüntüde bile net bile bir şekilde anlaşılacak Annelerin üzüntüsüne bir parasal bedel biçmek imkânsız.

Diyelim ki, çocukları giydirdik, benzini da aldık bütün kardeşler, gelinler damatlar ve torunlar Anne’yi ziyarete gittik. Emekli anne ve babanın o en az 10 kişilik sofrayı nasıl donatacaklarını hesaplamak kalır.

Oğlum şunu sever, damat şunu yemez, torunlara benim şu yemeğime bayılır” denerek donatılmaya çalışılan bayram sofrasının o yaşlı insanlara kaça mal olacağını hesaplayan var mı peki? Bayram sofrasında et olmasın olur mu mesela? Etin kilosu kaça? 10 kişi doyacak.

Resmen servet.

E bayramdır, tatlı olmasın mı?

O yaşlı insanlar bunun altından nasıl kalacak. Elbette, gelinlere damatlara mahcup olmamak için o sofra donatılacak ancak Bayram bitip, aybaşına gelene kadar bu insanlar ne yiyip ne içecek?

Çocuklara Bayram harçlığı meselesi var daha. Hangi babayiğit, 5-6 torununa onu da torunları da mutlu edecek bir harçlık verebilecek?  

Bayram ziyaretlerini çok severim. Orada denk geldiğiniz ve işlerin yoğunluğundan sair zamanda göremediğiniz kuzenler ve diğer akrabaları görme hasret giderme fırsatınız olur. Çocukların akrabalarını tanıma ve aileyi bilmesi açısından önemli.

Aile olmanın güzelliği, bizi son derece soğuk ve resmi aile ilişkileri olan Avrupalılardan ayıran ve bizi belki de bu meymenetsiz ülkeye bağlayan en önemli özelliktir belki de bu.

Ama gel gör ki, içinde bulunduğumuz ekonomik kriz, alım gücünün yerlerde sürünüyor olması ve ülkeyi yönetenlerin buna karşı duyarsız ve çaresiz olması başka bir durum yaratıyor.

Dilim varmıyor ama, ziyaret edenin hazırlığı ve masrafı ile ziyaret edilenin hazırlığı ve harcamasını alt alta yazıldığında ortaya çıkan rakam insanları bu bayram ziyaretlerinden soğutacak, hatta ürkütecek cinsten.

“Herkese mutlu bayramlar” diyesim var ama ona da dilim varmıyor artık.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları