Bu devran o kadar çok döndü ki

Yayın Tarihi: 27/07/22 11:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Meslektaşımız Aysu Basri Akter de Türkiye’ye giremeyenler listesine eklendi. Daha doğrusu var olan listedeki isimlerden ortaya çıkan yeni isim oldu.

Bir ülke belli gerekçelerle kimin ülkesine girip giremeyeceğine elbette karar verebilir. O ülkede yapılan araştırmalar, kovuşturmalar ve istihbarati faaliyetlerle ortaya çıkan bu isimler ülkeye girmeleri durumunda bir tehlike yaratabilecekleri düşünülür ve ülkeye sokulmazlar. Bunlar bilinen teröristler, casuslar ya da kriminal faaliyetlerde bulunanlar için geçerli olur çoğunlukla.

Aysu küçük çocukları ile Türkiye’de tatil planı yapmış, uçak biletini almış, otel rezervasyonlarını yapmış, küçüklere tatile gideceklerini söylemiş ve yola çıkmış. Çocuklar, aquaparklarda, havuzda eğlenmeyi hayal ederken 19 saat nezaret görmüşler. Annelerinin bir suçlu gibi pasaport polisi tarafından alıkonduğunu izlemişler. Bu travmayı onlara yaşatmak hangi vicdanın ürünüdür.

Arkadaşımız Ali Bizden ilk Türkiye’ye giremeyen sembol kişi olarak önümüzde duruyor. Bu G82 kararının ne olduğunu ilk ondan öğrendik.

Geçtiğimiz haftalarda, büyük kızı, İstanbul’daki bir üniversiteden mezun olmuş. Ali Bizden, ilk kızının üniversiteden mezuniyet törenine gidemedi. Diplomasını aldıktan sonra babasına sarılmayan bu kızımızın babasıyla paylaşamadığı mezuniyet sevincinin, travmasının bedelini kim ödeyecek.

Buralara gelip Ersin Tatar’a seçim kazandıranların uygulamaya koyduğunu bildiğimiz bu listeyi, kim hazırladı? Seçim için aramıza katılan bu kişilere, listedeki isimleri kim verdi?

Kim kendi yurttaşlarını Türkiye’den gelenlere, ‘Bunlar hain, Rumcu, casus’ diye jurnalledi.

İşte bu içimizdeki jurnalciler, ellerine verilen bu ‘listeye insan ekleme yetkisini’ kendi siyasi çıkarları uğruna kullanan bu hainler var ya, Aysu’nun çocuklarının, Ali’nin kızının gözyaşlarında boğulacaklarından emin olabilirsiniz.

Dün Feto’cu olup makbul kişi olanlar, bugün nasıl hain iseler, ya da dün Ergenekoncu olduğu için fellik fellik kaçanlar, bugün nasıl makbul olmuşlarsa, bu devran çok çabuk döner ve bugün, onu bunu, yok yere şikayet edenler, bu ayarı bozulan kantarda elbette tartılacaklardır.

Öyle ‘Türkiye’de iktidar değişecek’ söylemlerine kanarak bunları ifade etmiyorum. 20 yıldır Türkiye’deki iktidar süresince yaşanan değişiklikleri bilmiyor muyuz sanki.

Çok değil, 5-10 yıl önce ‘Tayyip kim ki bizim işlerimize karışıyor’ diye nağra atanlar, bugün, ‘Şunu Türkiye’ye sokturmayacağım’ diye tehdit sallayabilecek kadar muteber oldular.

15 Temmuz akşamının ilk saatlerinde kutlama yapanlar ve bir gün öncesi, ‘yarın ortalık karışacak. Dikkatli olun diye uyarı yapanlar’ bugün prens oldular.

Yani kullanılıp atılacak, kendi insanınıza yaptığınız ihanetle yüz yüze kalacaksınız.

Peki Ali Bizden kızının diploma törenine katılıp, kızının kep attığını göremediği, görenler, ‘Ben de çocuğumun mezuniyet törenine gidemezsem’ diye endişe etmeye başlamaz mı? Çocuğunu Türkiye dışındaki ülkelerde okutmak için varını yoğunu ortaya koymaz mı? Malını mülkünü gelen İngiliz’e, Yahudi’ye ya da Rus’a satmaz mı?

Kıbrıs Türk’tür Türk Kalacak diyoruz ya.

Malı mülkü, yabancıların eline geçmiş, gençleri Türkiye dışında tahsil görmüş bir toplumun Türk kalması ne kadar mümkün olur?

İçimizdeki hain jürnalciler, yalakalar ve onların sözüne itibar eden Kıbrıs cahilleri sayesinde, ne Kuzey Kıbrıs kalacak ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti.

Buna da neden olanlar isim isim bellidir.

Onları da tarih, çocukların gözyaşlarına rağmen yurttaşlarına iftira edip jurnalleyenler olarak yazacak.

Bu devran o kadar çok döndü ki

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Rasıh REŞAT yazıları