Milletvekili Doğuş Derya'nın yemini gündemi sarstı

loading
13 Ağustos, Perşembe
£

9.60

8.68

$

7.33

Milletvekili Doğuş Derya'nın yemini gündemi sarstı

Milletvekili Doğuş Derya'nın yemini gündemi sarstı

CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Doğuş Derya'nın Cumhuriyet Meclisi birleşimine damga vuran yemini, ülke gündemini de değiştirdi. Konuyu Kıbrıs Postası'na değerlendiren Kıbrıs Postası yazarlarından Ali Tekman, Milletvekili Doğuş Derya'nın varolan milletvekili yemini yerine kendi yeminini yapmasını rejimi sarsan vicdani bir yemin olarak nitelendirirken, yazar Çiğdem Dürüst de Doğuş Derya'nın eylemini desteklediğini belirterek, "Bu Meclis'te rüşvet ve etik dışı uygulamalar konusunda kürsüden çıkışlar yapılması yerine bu toplumun üyesi olan bireylerin toplumsal çıkarlarını savunmak adına söylemler yapılması ayrıca ders vericidir" dedi. Radyo Havadis'te "Party Time" programını hazırlayıp sunan Ali Bizden ise, CTP-BG'nin, ülkenin ve siyasetin genelinde çok ciddi sorunlar varken, Doğuş Derya'nın yemininin öncelikli gündem olarak algılanmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Milletvekili Doğuş Derya'nın yemini gündemi sarstı
A- A A+

Kıbrıs Postası-Özel

CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Doğuş Derya, bugün Cumhuriyet Meclisi'ndeki yemin töreninde milletvekili yemininin dışına çıktı ve "Kıbrıs ülkesinde yaşayan her bireyin, dili, dini, ırkı, doğum yeri, sınıfı, yaşı, fiziksel durumu, cinsiyeti veya cinsel yönelimi dolayısıyla ayrımcılığa maruz kalmaması için çalışacağıma, emeğin sömürülmediği adil ve eşit bir düzen yaratmak için uğraşacağıma, çatışma ve şiddet kültürünün yerine barış ve uzlaşı değerlerinin yerleşmesi için çaba göstereceğime, demokrasi, sosyal hukuk devleti ilkeleri ve insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağıma, federal bir Kıbrıs kurma ülküsünden vazgeçmeyeceğime insanlık onurum üzerine ant içerim" dedi.

Milletvekili Doğuş Derya'nın milletvekili yemini yerine önce kendi yeminini etmesi başta Cumhuriyet Meclisi olmak üzere ülkede geniş yankı yarattı.

TEKMAN: "REJİMİN ÖNDE GELENLERİNİN BEYİNLERİNİ ÇİMDİKLEMİŞTİR"

Kıbrıs Postası yazarlarından Ali Tekman, Milletvekili Doğuş Derya'nın rejimi ve rejim bekçilerinin ezberini bozduğunu ifade ederek, "Doğuş Derya kendi insanının ve Kuzey Kıbrıs koşullarının kendisine yüklediği görev noktasında vicdani yeminini yapmıştır. Doğuş Derya'nın bugün geleneksel yeminin dışında kendi vicdanının ona görev yüklediği yemini yapması, rejimi ve rejimin bekçilerinin ezberini bozmuştur. Doğuş Derya orada geleneksel yemin törenini uyuklayarak izlemekte olan rejimin önde gelenlerinin beyinlerini çimdiklemiştir. Doğuş Derya'yı eleştirenlere şunu söylemek isterim : Bugüne kadar yapılan geleneksel yemine kaç vekilin uyduğunu önce bir araştırsınlar, ondan sonra Doğuş Derya'ya neden böyle bir yemine ihtiyaç duydun diye eleştiri yöneltsinler. Ve Doğuş Derya haklıdır. Son derece eril bir söylem içeren mevcut yemin, pek çok vekilin bana göre inanmadan okudukları ve namus şeref üzerine söz verdiklerini söyledikleri bir yemindir. Bu namus ve şeref üzerine verilen hangi sözler tutuldu, bunun araştırmasını yapsınlar. Rejimle mücadele için bir vitrin süsü gibi oturup, rejimin kalıplarına göre hareket etmek çözüm değildir. Önce vitrin süsü olmayı reddedeceksiniz. Ancak böyle rejimin kalıplartını kırmak için bir umut vaat edebilirsiniz. Doğuş Derya bunu yapmıştır" şeklinde konuştu.

Doğuş Derya'nın bugün yaptığı yeminle, bugüne kadar rejimin kalıpları içerisine sıkışarak çaresiz kalan pek çok siyasiye de örnek olduğu görüşünü ifade eden Tekman, "Yeminin içeriği de önemli ama burada birinci derecede önemli olan Doğuş Derya'nın rejimin kalıplarına başkaldırma noktasındaki yürekliliğidir" dedi.

Tekman, CTP-BG'li 21 milletvekili arasında sadece Derya'nın farklı bir yemin etmesi konusunda partinin nasıl bir tutum izleyeceğine yönelik soru üzerine, "Bana göre CTP için hiç sorun olmaması gerekir. Halk iradesiyle seçilen bir milletvekilinin yine kendi özgür iradesiyle, adandığı inanç ve düşünce sistemini özgürce dile getirmesi, CTP gibi demokrasiye inanan ve demokratik geleneği olan bir parti için hiçbir sorun yaratmamalıdır" ifadelerini kullandı.

Tekman, Derya'nın televizyonlardan canlı verilen yemininin kesilmesi konusunda önce devlet televizyonu BRT'yi, sonra da özel televizyon kanallarını eleştirdi.

Tekman, "Devletin televizyonunun farklı bir şey yapması beklenemezdi. Benim üzüldüğüm, bu ülkede özgür medya olarak nitelediğimiz veya öyle takdim edilen pek çok TV kanallının da, kendi olanaklarını devreye sokrarak halkın iradesiyle seçilmiş olan milletvekillinin sesini kesmiş olmasıdır" dedi.

DÜRÜST: "KADINLARIN VE AYRIMCILIĞA UĞRAYAN TÜM KESİMLERİN SESİ OLACAĞINA KUŞKUMUZ KALMADI"

Kıbrıs Postası yazarı Çiğdem Dürüst de, Doğuş Derya'ya destek belirtti.

Çiğdem Dürüst, "Doğru bir eylem biçimiydi. Destekliyorum. Bu Meclis'te rüşvet ve etik dışı uygulamalar konusunda kürsüden çıkışlar yapılması yerine, bu toplumun üyesi olan bireylerin toplumsal çıkarlarını savunmak adına söylemler yapılması ayrıca ders vericidir" dedi.

Çiğdem Dürüst, "Zaten başından beridir KKTC Anayasası'nın değiştirilmesi ve ayrımcılık içeren uygulamalara da atıfta bulunacak şekilde yasal değişikiliklere imkan tanınması için kadının mücadelesi sürüyorudu. Bu mücadelenin artık Meclis'te dillendirilmesi toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısına sahip sivil toplum örgütleri, kişiler, kurumlar ve örgütler tarafından çok iyi oldu. Eğer bu şekilde protesto nitelikli bir girişimde bulunmasaydı, bugün belki de bu konu hala daha birçok çevrenin dikkatini çekmemiş olacaktı. Ben feminist milletvekili arkadaşımı tebrik ediyorum. Kadınların da ayrımcılığa uğrayan herkesin ve tüm kesimlerin sesi olacağına kuşkumuz kalmadı. Toplumsal eşitlik bakış açısına sahip bir partiden bir milletvekili olması, onun da, toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan hakları mücadelesi vermekte olan herkesin elini kuvvetlendirecektir. Başta UBP Milletvekilleri tarafından tepkiyle karşılanmasına şaşırmadık. Zaten bu partinin siyasi geleneği içerisindeki ataerkil yapı, onların ancak bu kadar bakabilmesine izin veriyordu. Yeni yüzlerin ve yeni temsilcilerin Meclis'te olması, bu dönemde toplum içerisinde fayda yaratacak. Bundan sonra hiçbir konuda ayrımcılığa, özellikle toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim konusunda mağduriyetlere göz yumulmayacağının bir sembolü olmasını diliyorum. CTP dışındaki siyasi partilerin bundan ders çıkarmasını, CTP'nin de bu görüşü ciddiyetle ele alarak üzerinde çalışılacak bir döneme imza atmasını dilerim" şeklinde konuştu.

Dürüst, Derya'nın söyleminin farkındalığın yaratılması açısından doğru bir yöntem olduğunun altını çizerek, "Milletin Meclisi ve Cumhuriyetin Meclisi olarak isimlendirilen yerden ayrımcılığa karşı sesini yükselten birisinin olması, hem farkındalığı yükseltecek hem de bu mücadeleyi vermek isteyen kişilere cesaret verecektir" dedi.

Dürüst, Doğuş Derya'ya yönelik olarak CTP'den ve diğer partilerden gelebilecek tepkilerin de ancak ayrımcılığa göz yuman milletvekillerinden geleceğini ifade etti.

Dürüst, Derya'nın canlı yayınlanan konuşmasının kesilmesi konusunda ise devlet televizyonu BRT'yi eleştirdi.

Dürüst bu konuda, "Ayrımcılığın ta kendişsidir. Alışılmış ve kurulmuş statükonun ve ataerkil bakış açısının devletin her noktasına işlediğinin net bir göstergesidir. Takdir edersiniz ki yayının kesilmesi o anda yayının sağlanmasıyla görevli kişinin takdiriydi. Tavandan tabana kadar, yönetilenden görev yapan kamu girevlisine kadar herkesin standart bir ataerkil bakış açısına ve statik bir düzene yem olmayı kabul ettiğini gösterir" diye konuştu.

BİZDEN: "BU DURUŞUN GÜNDEMİ DEĞİŞTİRECEK ŞEKİLDE LANSE EDİLMESİ BENİM VİCDANIMI SIZLATIYOR"

Radyo Havadis'te "Party Time" programını sunan Ali Bizden ise, Doğuş Derya'nın yemininin öncelikli gündem olarak algılanmasını eleştirdi.

Derya'nın yemini ile ilgili olarak, "Bir birey olarak içinde yer almak durumunda kaldığı ve kendine yakıştırmadığı bir düzen ve yapıya karşı yaptığı bir vicdan muhasebesidir"diyen Ali Bizden, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat , Hasan Erçakıca ve şimdiki Maliye Bakanı Zeren Mungan arasında geçen ses kayıtlarına, CTP-BG eski milletvekili Sonay Adem'in ihanet ithamlarına ve Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Mehmet Harmancı'nın devletin içinde bir çeteleşme örgütlenmesinin olduğu yönündeki açıklamalarının, Derya'nın konuşmasının gölgesinde kaldığını söyledi.

Bizden, "Biz bütün bunları bıraktık, Doğuş Derya'nın vicdanını rahatlatmak için yaptığı bir paragraflık konuşmanın peşine düştük. Bu yazıktır, günahtır . Toplumun enerjisini, toplumsal gündemin önceliklerini böyle bir duruş sergilemek üzere yapılan vuruşlara kurban etmek dam üstündeki saksağanı ormanlar kralı ilan etmektir. Yazıktır, günahtır, ayıptır. Ben Doğuş Derya açısından söylediklerini icraata dönüştürmesini, somutlaştırmasını beklerim. Bu duruşun gündemi değiştirecek şekişlde lanse edilmesi benim vicdanımı sızlatıyor" dedi.

Bizden, Derya'nın yeminiyle topluma nasıl bir mesaj gönderdiği yönündeki soruya karşılık ise, "Bence topluma gönderdiği bir mesaj değil, kendi yüreğine, duruşuna, kişiliğine ve karakterine gönderdiği bir mesajdır. Kendi kendiyle yaptığı bir vicdan meselesidir. Belagat siyaseti toplumun başına çok belalar açan bir siyasettir"şeklinde konuştu.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER