Sol, hükümet krizini değerlendirdi: "Hepsi aynı"
Hükümet ortakları arasında yaşanan Yerel Kuruluş Organları Seçimi kriziyle ilgili gelişmeler ülke gündemine damgasını vurdu. Hükümet ortakları kozlarını 7 Mart'ta gerçekleştirilecek toplantıda paylaşacak ancak sol partiler gelişmelere prim vermemekte kararlı. Meclis'teki muhalefet partilerinden TDP ile Meclis dışı sol muhalefet partileri YKP ile BKP'ye göre siyaseten birbirinden farkı olmayanCTP-BG, DP-UG ve UBP arasında yaşanan "menfaat" krizi!
Meryem Ekinci
Hükümet ortağı DP-UG'nin 29 Haziran'da yapılacağı açıklanan Yerel Kuruluş Organları Seçimi'nde Anamuhalefet UBP ile işbirliği yapma kararının ardından, CTP-BG ile DP-UG 7 Mart Cuma günü gelişmeleri masaya yatırıyor.
Meclis'te temsil edilen muhalefet partilerinden TDP ile Meclis dışı sol muahlefet partileri YKP ile BKP'den yetkililer CTP-BG, DP-UG ve UBP'nin farkı olmadığını ifade ederek, halkın "alternatifsiz" olmadığına vurgu yaptılar.
CEMAL ÖZYİĞİT: "BU HÜKÜMET VAR MIDIR YOK MUDUR BELLİ DEĞİL"
TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, öncelikle "hükümet bozulmadan hükümet konusunu konuşmak doğru değil" diyerek, hükümet krizi üzerinden yorum yapmak istemediğini ancak hükümetin halka verdiği sözleri de yerine getirmediğini söyledi.
Özyiğit şöyle konuştu:
"Halka verilen sözler tutulmadı, çalışanla üreticiyle alay edildi. Zam yapmaktan ve iki yüzlü siyasetten başka bir şey yok.İlahiyat Koleji açılamaz dediler açtılar, önce dayatma paketi tamamen redderiz, sonra revize ederiz dediler, bir bakıyoruz ki UBP'nin imzaladığı dayatma paket devam ediyor.Elektrik konusunda iyi niyet mutabakatı imzaladılar. Bu nedir?Türkiye'den gelecek elektriğe yeşil ışık ve buradaki elektriğin devre dışı kalması. Dolayısıyla bu hükümet var mıdır yok mudur belli değil.
Bu hükümette kimlerin olduğunu da geniş şekilde görmek lazım. Bu sadece CTP DPHükümeti mi? Bunun içinde Sayın Cumhurbaşkanı davar...Hükümet protokolü UBP'nin desteğiyle harfiyen uygulanmaktadır. Tek fark Sayın Özgürgün'ün hükümet koltuğunda olmamasıdır. Nerede farklılaşıyorlar? Kimin kaç tane belediye elde edeceğinde...Dolayısıyla ortada bir çıkar çatışması vardır, halka hizmet çatışması değil. Halk bıkmış usanmıştır. Ya bir an önce halkın sorunlarını çözecek şekilde iş yapsınlar ya da bitireceklerse bir an evvel bitirsinler."
"HALKIMIZ GERÇEK BİR DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNÜ AÇMAZSA GERÇEK ORTADA"
Özyiğit olası bir erken seçim konusunda ise, "Erken bir seçim mi olmalıdır?. Daha yeni seçim oldu. Maalesef halkımız gerçek bir dönüşümün önünü açmazsa işte gerçek ortada" dedi.
ALPAY DURDURAN: "ÜÇÜ DE AYNI YOLA GİRDİLER DİYE KAVGA ÇIKIYOR"
YKP Parti Meclisi Üyesi Alpay Durduran, öncelikle hükümet politikaları ile yerel yönetim politikalarının farklı olduğuna dikkati çekerek, "partilerin her şeyi kontrol altına alarak, partiden yönetme heveslerinin" demokrasinin işlemesini engellediğini ifade etti.Hükümet ortaklarından CTP-BG'nin tutumunu eleştiren Alpay Durduran, şöyle konuştu:
"Biz aynıyız diyen iki parti var: UBP ve DP-UG. Buna rağmen bu iki parti gelip CTP ile hükümet kurdu. Hükümet politikaları başkadır, yerel yönetim politikaları başkadır. Eğer CTP de bunlarlaaynı tabana hitap etmiyorsa, yani bunlara benzemiyorsa, endişe etmesine gerek olan bir durum olmaması lazım. Ancak ben hükümetteyim, yerel yönetimin başına geçecek olanlar benim dışımdaki partilerden oluşursa zora girerim diyorsa, bu onun devleti baştan sonra kontrol etme merakını ortaya çıkarır. Ne yazık ki partilerin her şeyi kontrol altına alıp, partiden yönetmek hevesleri demokrasinin işlemesine engel çıkarıyor. Buna ek olarak becerirlerse hukuku da zorlarlar. Çünkü güçler ayrılığını da tehlikeye sokarlar. Onun için bunun onaylanacak, hoşgörülecek bir tarafı yoktur.
İki parti yerel seçimlerde birleşirse, o zaman CTP kaybedecektir. Siyasi partilerin yarışması, özgürce olmalıdır. Üçü de aynı yola girdiler diye kavga çıkıyor. Aynı siyasi alana girdikleri için bu garip değerlendirmelere varıyorlar. Mazeret olarak kullanılıyor."
"DURUM O KADAR KÖTÜDÜR Kİ KORKUNUN ECELE FAYDASI OLMAZ"
Alpay Durduran, temelde uzlaşma ve menfaat kavgasının yer aldığını da ifade ederek, değişim için partilerin yapısının değişmesi, hesap sorulabilir bir hale gelmesi ve halkın da yolsuzluklara karşı çıkması gerektiğini kaydetti.
Hükümetin de belediyelerin de tam bir "iflas" halinde olduğunu da ifade eden Durduran, "Yerel seçimlerde zafer kazanan partinin parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçiminde avantajlı olduğu duruma geldiği gibi genel kanı vardır. Hükümet ve belediyeler tam bir iflas içinde oldukları için, kim oranın başına geçerse 3-5 ay içinde itibar kaybeder. Yakın bir zamanda da bu bataktan çıkılması beklenmiyor. Onun için kendi aralarında boşuna kavga ediyorlar. Yukarıda ne kadar kavga varsa, halk o kadar rahat eder. Halkıbunaltan baskılar azalır, kendi kendileriyle meşgul olurlar. Bu üç birbirinin aynısı partinin şu veya bu şekilde seçilmesi veya seçilmemesi Yeni Kbırıs Partisi'ni ilgilendirmez. Bunlara bir alternatif halk tarafından yaratılabilirse, onun geleceği bizi ilgilendirir. Bu ihtimal ortadadır. Halk bu konuda yeni bir seçim belası ve masrafı konusunda endişelidir. Ancak durum o kadar kötüdür ki korkunun ecele faydası olmaz. CTP'nin erken seçim isteyeceğini sanmam ancak aralarında hüümet icrattlarına tepki gösterenler de var. Bu hem CTP'nin sözde sol görüşleri uygulayamaması hem de menfaat kavgasından kaynaklanır. Çünkü rejimin temeli şu anda uzlaşma ile menfaat kavgasıdır. Hesap soran yoktur. Rahatça vurgun peşindedirler...Onun için halkın kendisi yolsuzluğakarşı çıkmalı, partileri disipline etmelidirler. Partiler, hangi partili menfaat sağlıyorsa onu cezandırmlaıdır. Partileri temizlemeden bu durum maaalesef devam edecek" şeklinde konuştu.
İZZET İZCAN: "ZAMAN ZAMAN BİRBİRLERİNE MADİK ATIYORLAR"
BKP Genel Başkanı İzzet İzcan da, "bunların birbirinden farkı yoktur" diyerek, ülkede bir hükümet krizinin ve de hükümet değişiminin demokratikleşme, sivilleşme ve Kıbrıs sorunu bakımından bir "fark" yaratmayacağını kaydetti.
İzcan şöyle dedi:
"Kurulacak yeni hükümetin bir farkı olmaz... İster DP-CTP ister UBP-DP hükümeti olsun, icratları anlamında, Kıbrıs sorununun gidişi anlamında, demokratikleşme, sivilleşme anlamında farkı olacağına inanmıyorum. Kıbrıs sorununda bu hükümet Dışişleri Bakanı'nı bile görüşmeci heyetine dahil edememişken, Kıbrıs görüşmelerini hangi şekilde etkileyecek?
Bugüne dek bu üç partinin de siyaseti tıpatıp benzerdir, aynıdır, yolları aynıdır, yöntemleri aynıdır. Zaman zaman birbirlerine oyun çekiyorlar, madik atıyorlar...
Daha önce aynı yöntemle CTP, ÖRP'yi kurdurarak DP'yi hükümetten attı. Egemen Bağış'la, AK Parti'yle işbirliği yaptı ve CTP-ÖRP Hükümeti'ni kurdu. Tarih tekerrürden ibarettir. Aynı yol ve yöntemle Serdar Denktaş başkanlığındaki DP, Cumurbaşkanı Eroğlu'nun önderliğinde ve organizasyonunda CTP'ye aynısını yapmaktadır."
"BLÖFTÜR..."
İzcan, hükümet krizi sonucunda bir erken seçime gidilebileceği yönündeki spekülasyonlar konusunda ise, "Hiçbir surette bu parlamentoda bulunan bu üç partinin erken seçim kararı alacağına da asla inanmıyorum. O da blöftür. Erken seçim isteyen bir parti hemen hükümetten, gerekirse parlamentodan çekilir ve erken seçimi zorlar. Bunlar çakan gökgürültüsü çıkaran ama yağmayan yağmura benzer..."şeklinde konuştu.
"HALK YENİ ALTERNATİFLER YARATMALIDIR"
İzcan da halkın yeni bir alternatif yaratması gerektiğini ifade ederek, "Halk bu üç partiyi desteklememelidir ve yeni alternatifler yaratmalıdır. BKP de bu alternatiflerin en önemlilerden biridir. Son bir şans diyerek halkı kalandırmayı başardılar. Şimdi halk bunu açık görmektedir. Halk eğer bu yapıdan kurtulmak istiyorsa üzerine düşeni yapmalıdır" dedi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.