Önsav: "Şikayetlerin başında 'dilekçe hakkına' riyayet edilmemesi geliyor"
<P>Ombudsman Feridun Önsav, yaptıkları birçok denetim sonucu idareye yönelik eleştirilerin ve şikayetlerin başında "dilekçe hakkı"na riayet edilmemesinin geldiğini söyledi.</P>
ÖNSAV: "İDAREYE YÖNELİK ELEŞTİRİ VE ŞİKAYETLERİN BAŞINDA 'DİLEKÇE HAKKI'NA RİAYET EDİLMEMESİ GELİYOR"
Ombudsman Feridun Önsav, yaptıkları birçok denetim sonucu idareye yönelik eleştirilerin ve şikayetlerin başında "dilekçe hakkı"na riayet edilmemesinin geldiğini söyledi.
Önsav, "Kişi veya kişiler açısından bir hak, idare açısından ise bir yükümlülük olarak ortaya çıkan Dilekçe Hakkı'nın uygulanmaması halinde en başta hukuk devleti, sosyal adalet ve hukukun üstünlüğü gibi Anayasal ilkeler olmak üzere, idarenin hesap verebilirliği, denetlenebilirliği, şeffaflığı, idarenin devamlılığı, kişisel hakların korunması gibi ilkelerin de uygulandığına ilişkin güven kaybına neden oluyor" dedi.
Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Feridun Önsav, Ocak-Haziran 18. Çalışma Dönemine ait raporunu yayınladı. Özsav, konuyla ilgili açıklamasında, raporun geneline ilişkin bilgi verip, ele aldığı dosyaları ayrıntılı bir şekilde anlattı.
Önsav, Anayasa'nın 76. maddesinde "Herkes kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında tek başına veya topluca yazı ile başvurma ve bunların süratle incelenmesi ve karara bağlanması hakkına sahiptir" şeklinde düzenlenen Dilekçe Hakkı'na riayet edilmemesinin bir şekilde "keyfilik" iddialarının ileri sürülmesine neden olduğunu söyledi.
İdarenin otuz günlük yanıt süresi içerisinde dilekçeleri gerekçeli olarak yanıtlamaya azami özen göstermesi gerektiğini kaydeden Önsav, gerekli yasal düzenlemenin yapılarak cezai müeyyide düzenlenmesinin uygun olacağını belirtti.
Önsav, KKTC Yüksek İdare Mahkemesi huzuruna gelen bu tür şikayetlerle ilgili muhtelif kararlarında, idarenin dilekçelere yanıt vermemesinin bir "ihmal olduğuna ve böyle bir ihmalin yapılmaması gerektiğine" karar verdiğine işaret etti.
Feridun Önsav, "Hal böyle iken bir 'ihmal' olarak değerlendirilen bu durum karşısında Ceza Yasasında caydırıcı olacak herhangi bir cezai düzenlemenin yapılmamış ve bir yaptırımın belirlenmemiş olmasının bu tür 'ihmallerin' tekrarlanmasının en büyük sebebi olduğu inancındayız" dedi. Önsav şöyle devam etti:
"Benzer bir durum devletin mali yükümlülükleri konusunda da yaşanmaktadır. Devlet bir yandan gerçek kişiler diğer yandan ise tüzel kişiler ile mali ve ekonomik ilişki içerisindedir. İşveren olarak genel anlamda kamu görevlileri ile, mal ve hizmet satın alma dolayısı ile tüzel kişilerle ve örneğin Zorla Mal İktisabı Yasası gereği kamulaştırma ve benzeri durumlar nedeni ile gerçek kişilerle mali ilişki içerisindedir. Devlet gerçek ve tüzel kişilerin her türlü vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerinin zamanında ve tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya çalışmakta ve gecikilmesi veya yerine getirilmemesi halinde ise ceza, gecikme zammı, faiz vb. tedbirlerle önlem almaktadır."
TAK
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.