Erhürman, DAÜ atamalarını değerlendirdi: Memnun değilim; mali sorunlara yanıt verecek bir kadro değil
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, DAÜ’de yapılan atamaların şahıslardan bağımsız olarak yasaya uygun olduğunu ancak üniversitenin atama gerekçesi olarak belirlediği mali sorunlarına çözüm üretecek nitelikte olmadığını belirtti. Erhürman, atamaların liyakat tartışmasından bağımsız olarak, ihtiyaç olarak ortaya konulan “mali sorun” başlığına yanıt vermediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Postası TV’de yayımlanan, Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu Sabah Postası programına konuk oldu.
Programda ilk olarak dört maddelik metodolojisi hakkında konuşan Erhürman, bu maddelerin müzakerelerin başlamasına yönelik usuller olduğunu ifade etti. Bu metodolojiyi 2024’ten bu yana anlattıklarını belirten Erhürman, gerek diplomatların gerekse halkın neyi savunduklarını önceden bildiğini vurguladı. Bu nedenle herhangi bir telaş içinde olmadığını kaydeden Erhürman, yıllardır neyi savunuyorsa bugün göreve gelince de aynı çizgiyi savunduğunu dile getirdi.
"USULE GEÇMEDEN ESASI TARTIŞMAM; RUM TARAFI 4 MADDENİN 3'ÜNÜ KABUL ETSE BUNU AÇIKLARDIK"
“Usule geçmeden esası tartışmam” ifadesini kullanan Erhürman, dört maddenin Kıbrıslı Rum tarafındaki yaklaşımlarına da değindi. “Rum tarafı dört maddenin üçünü kabul ediyor” şeklindeki değerlendirmenin yanlış olduğunu belirten Erhürman, böyle bir durum söz konusu olsaydı bunun zaten kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.
İlk madde olan “siyasi eşitlik” başlığında henüz yarım bir uzlaşı bulunduğunu ifade eden Erhürman, dönüşümlü başkanlık olmadan siyasi eşitlik üzerinde tam bir mutabakat sağlanamayacağını vurguladı. Kıbrıslı Türklerin asla başkan olamayacağı bir yapının siyasi eşit bir yapı olarak nitelendirilemeyeceğini kaydetti.
"NİHAİ HEDEFİM KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜDÜR"
Bu durumun müzakere sürecinin kötü gittiği anlamına gelmediğini belirten Erhürman, sürecin soğukkanlı, sabırlı ve kararlı bir şekilde ilerletileceğini söyledi. “Nihai hedefim Kıbrıs sorununun çözümüdür” diyen Erhürman, güven tesis edilmeden masaya oturulmasının çözüm üretmeyeceğini ifade etti.
Bu çerçevede müzakere olsun diye değil, çözüm olsun diye müzakere etmek istediklerini vurgulayan Erhürman, usuller belirlenmeden esası tartışmanın anlamsız olacağını belirtti. Yurt dışında yapılacak 5+1 konferanslardan önce ülkede güven yaratıcı önlemlerin ele alınabileceğini dile getiren Erhürman, nitekim üç ayda üç görüşme gerçekleştirilerek güven artırıcı temasların yapıldığını aktardı.
"MASADAN KALKMAK BENİM KİTABIMDA YOKTUR"
Uzlaşılan güven yaratıcı önlemlerin 31 Ocak itibarıyla tamamlanmasının hedeflendiğini ancak sürecin henüz bitmediğini belirten Erhürman, verilen bazı sözlerin yerine getirilmemesinin mevcut güveni zedeleyebileceği riskini de dile getirdi. “Masadan kalkmak benim kitabımda yoktur” diyen Erhürman, tüm zorluklara rağmen Kıbrıs Türk halkının sorunlarını dile getirmeye ve müzakere etmeye devam edeceğini vurguladı.
Altıner’in “KKTC’yi tanıtmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirecek misiniz?” sorusunu da yanıtlayan Erhürman, öncelikli hedefinin her zaman olduğu gibi Kıbrıs’ta çözüm olduğunu ifade etti. Bununla birlikte, “Biri bizi tanımak ister ya da bu çerçevede bir adım atarsa bunu reddedecek değiliz” dedi.
"TÜRKİYE İLE DOĞRU ZEMİNDE İYİ İLİŞKİLER KURUYORUZ"
Türkiye ile ilişkileri de değerlendiren Erhürman, Türkiye ile doğru zeminde iyi ilişkiler kurulması gerektiğini belirtti. Bu ilişkiler nedeniyle eleştirilmesini anlamsız bulduğunu söyleyen Erhürman, mevcut aşamada Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik kapsamlı bir isimlendirmeden ziyade, resmi müzakerelerin başlaması için usullerin konuşulduğunu ifade etti. Usuller konusunda anlaşma sağlanmadan müzakerelere başlanması hâlinde, kuralların daha sonra tartışılamayacağını vurgulayan Erhürman, bu nedenle kurallar belirlenmeden esasa geçmek istemediğini yineledi.
Bu adada bir çözüm olacaksa garantör ülkelerin de mutlaka imzasının bulunması gerektiğini belirten Erhürman, Türkiye ile kavga ederek çözüm arayışının mümkün olmadığını söyledi. Doğru zeminde iyi ilişkilerin kurulmasının çözüm arayışında olan kesimleri de memnun etmesi gerektiğini ifade eden Erhürman, “Neden kaos çıkmadı?” anlayışının yanlış olduğunu dile getirdi.
"'DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK ÜNİTER DEVLET DEMEKTİR', LİTERATÜR OLARAK DA, PRATİK OLARAK DA YANLIŞTIR"
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun “Dönüşümlü başkanlık üniter devlet demektir” sözlerini de değerlendiren Erhürman, bu görüşe katılmadığını belirterek, bunun yanlış bir ifade olduğunu söyledi. Ne literatürde ne de uygulama örneklerinde böyle bir durumun bulunduğunu kaydeden Erhürman, Avrupa Birliği’nde de dönüşümlü başkanlık ilkesinin uygulandığını hatırlattı.
Genişletilmiş bir konferansta ülkede açılacak kapıların görüşülmesinin, hem iki liderin basiretsizliği anlamına geleceğini hem de olası olumsuz bir sonuçta BM’nin pozisyonunu zedeleyeceğini ifade eden Erhürman, bazı sorunlar çözülmeden genişletilmiş bir konferansın yapılmayacağını yineledi. Bunun artık BM’nin de benimsediği bir tutum olduğunu kaydetti.
"KURUMUN AĞIRLIĞINI KORUMAK İÇİN GÜNDELİK SİYASETLE İLGİLİ DÜZENLİ AÇIKLAMA YAPMASAK DA, MUHATTAPLAR İLE TEMAS KURUYORUZ"
Ülkenin siyasi durumuna da değinen Erhürman, yaşanan gelişmeler nedeniyle huzursuz ve mutsuz olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanlığı olarak bu konularda düzenli açıklama yapılmamasının, sorunların görmezden gelindiği anlamına gelmediğini belirten Erhürman, kurumun ağırlığını korumak adına günlük siyasi tartışmaların içine girmemeyi tercih ettiklerini söyledi. Düzenli açıklama yapılmamasının, ilgili makamlarla istişare edilmediği anlamına gelmediğini vurgulayan Erhürman, gündeme gelen her konuda muhataplarla doğrudan temas kurduğunu ancak Cumhurbaşkanlığı’nı günlük siyasetin bir parçası hâline getirmemek adına kamuoyuna sürekli açıklama yapan bir makam görüntüsü vermek istemediğini ifade etti.
ÖZTÜRKLER MESELESİ: BU KONU BİR AN ÖNCE TEMİZLİĞE ÇIKMALIDIR; AKSİ HALDE CİDDİ SIKINTILAR DOĞACAK
Cumhurbaşkanı Vekili ve Meclis Başkanı Ziya Öztürk ile de görüştüğünü aktaran Erhürman, makamla ilgili yaşanacak bir sarsıntının Cumhurbaşkanlığı’nın saygınlığını da zedeleyeceğini belirtti. Bu konunun bir an önce temizliğe kavuşturulması gerektiğini ve aksi hâlde ciddi sıkıntılar doğacağını ifade etti.
"DAÜ'DE YAPILAN ATAMALAR, İHTİYAÇ OLARAK BELİRLENEN SONUÇLARI ÇÖZECEK KİŞİLER DEĞİL"
Programın sonunda Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleştirilen atamalar hakkında da konuşan, Cumhurbaşkanı olarak tüm yetkili makamlarla temas kurarak konuların takipçisi olduğunu vurgulayan Erhürman, Meclis Başkanlığı makamının, Cumhurbaşkanlığı makamına vekâlet eden makam olduğunu anımsattı. “Bu konu bir an önce temize havale edilmelidir” diyen Erhürman, DAÜ VYK atamalarıyla ilgili de konuştu.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Dün itibarıyla imzaladım. Açık olmak isterim. Bu olayda ne oldu? Aralık ayından beri devam eden bir sıkıntı var. Üç defa bana yasaya uygun olmayan formatta görevden alma ve atama yazısı geldi. Yasaya uygun olmadığı için imzalamadım. Dördüncü gelişinde yasaya uygun formatta geldi. Ben sadece yasaya uygunluk aramadım; bu atamanın ihtiyaca cevap vermesini de istedim. DAÜ’nün mali durumu üzerinden bir gerekçe sunuldu. İmzaladığım karar hukuka uygundur; atanan kişilerle ilgili kişisel bir sorunum yok. Ancak bu atama ihtiyaca tam cevap veriyor mu? Hayır. Eğer mali sebeplerle bir heyeti görevden aldıysanız ve yerine başka bir heyet atadıysanız, o heyette maliye ve işletme alanında uzman kişilerin çoğunlukta olması gerekir. Bu ekip içinde bu alandan gelen sadece Şemi Bora’dır. Geri kalanlarda böyle bir özellik yok. Onların yetersiz olduğunu söylemiyorum. “Tufan Erhürman niye atadı?” sorusu soruluyor. Sayın Başbakan’a bunu defalarca söyledim. Aralıktan beri süren bir süreç var ve DAÜ içinde ciddi bir sıkıntı oluştu. Cumhurbaşkanı olarak bunun daha fazla müsebbibi olmak istemedim. Yasaya göre benim atama yapabilmem için Bakanlar Kurulu’nun öneride bulunması gerekir. Bakanlar Kurulu önermedikçe görevden alma ve atama yapamam. Atanan kişilerin şahsiyetine dair hiçbir sözüm yok; yasaya uygunluk konusunda da yok. Ancak ihtiyaca göre belirlediğiniz gerekçeyle yapılan görevden alma ile atanan heyetin kompozisyonu örtüşmüyor” dedi.
“Cumhurbaşkanı bu ülkede hükümetin işlerine karışan bir makam değildir. Ancak hükümetle istişare halinde işlerin doğru yönetilmesi için katkı sunacak bir makamdır. Tarafsız olacak ve yürütmede doğru işlerin yapılması için çalışacaktır” diye konuşan Erhürman, daha fazla krize yol açacak bir sürece girmek istemediğinin altını çizdi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.