Basın-Sen: Tartışılan gazetecilik değil, masumiyet karinesidir; masumiyet karinesi kimlik sansürüne indirgenemez
Basın Emekçileri Sendikası, masumiyet karinesine ilişkin yaptığı açıklamada, haberlerde asıl meselenin isim kullanımı değil kişilerin peşinen suçlu ilan edilip edilmediği olduğunu belirterek, demokratik toplumlarda basının kamuoyunun bilgi edinme hakkını sağlayan temel denetim mekanizmalarından biri olduğunu vurguladı.
Basın Emekçileri Sendikası, masumiyet karinesi ve basın özgürlüğüne ilişkin yazılı açıklama yaparak, haberlerde asıl meselenin isim kullanımı değil, kişilerin peşinen suçlu ilan edilip edilmediği olduğunu vurguladı.
Basın-Sen açıklamasında, “Katil yakalandı” ifadesinin haberde isim geçmese bile masumiyet karinesini ihlal edebileceği belirtilirken, buna karşılık “zanlı mahkemeye çıkarıldı” ifadesinin ise kişinin adı açık yazılsa dahi hukuki sınırlar içinde değerlendirilebileceği kaydedildi.
Açıklamada, temel sorunun ismin kullanılması değil, haber dilinin kişiyi peşinen suçlu gösterip göstermediği olduğu ifade edilerek, “Tartışılan şey, haberin dili, yargıyı etkileme ihtimali, peşin hüküm üretip üretmediğidir. Tartışılan şey gazeteciliğin kendisi değildir” denildi.
Basın-Sen tarafından yapılan basın açıklamasının tamamı şu şekilde:
"'Katil yakalandı' demek, haberde isim geçmese bile masumiyet karinesini ihlal edebilir. Buna karşılık 'zanlı mahkemeye çıkarıldı' demek, kişinin adı açık yazılsa bile hukuki sınırlar içinde kalabilir. Buradaki asıl sorun, ismin kullanılıp kullanılmaması değil, haberin kişiyi peşinen suçlu gösterip göstermediğidir.
Masumiyet karinesi, demokratik hukuk düzenlerinde yalnızca 'isim gizleme' meselesi olarak ele alınmaz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında temel ölçüt, kişinin devlet yetkilileri veya medya tarafından peşinen suçlu ilan edilip edilmediğidir. Yani tartışılan şey, haberin dili, yargıyı etkileme ihtimali, peşin hüküm üretip üretmediğidir. Tartışılan şey gazeteciliğin kendisi değildir!
İngiltere’de devam eden davalarla ilgili haberlerde medya oldukça dikkatli bir yayın çizgisi izler. Ancak bu dikkat, zanlı isimlerinin otomatik olarak yasaklanması anlamına gelmez. Almanya’da kişilik hakları güçlü biçimde korunur; buna rağmen kamu yararı bulunan olaylarda basının haber verme hakkı tümüyle ortadan kaldırılmaz. Fransa’da da özellikle kamu görevlilerini veya toplumu ilgilendiren davalarda kamusal denetim ilkesi önem taşır.
Demokratik toplumlarda basın, yalnızca olup biteni aktaran bir araç değildir. Aynı zamanda kamu gücünü izleyen, denetleyen ve yurttaşların bilgi edinme hakkını sağlayan temel mekanizmalardan biridir"
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.