Üstel ve Yılmaz'dan ortak açıklama: 100 yılın projesi ile KKTC’ye elektrik ve doğalgaz gelecek
Başbakan Ünal Üstel ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “100 yılın projesi” ile KKTC’ye elektrik ve doğalgazın geleceğini açıkladı.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasında karşılıklı doğal gaz tedarik imkânı sağlayacak doğal gaz boru hattı kurulmasına yönelik bir anlaşmanın hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere farklı alternatifler üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
Doğal gaz konusunda başlattıkları teknik çalışmaları tamamlayarak, kısa süre içerisinde yatırım aşamasına geçmeyi öngördüklerini kaydeden Yılmaz, kablo ile elektrik projesinde, Avrupa Birliği ile ilişkiler bağlamında bazı meseleler olduğunu ancak doğal gazda böyle bir mesele olmadığını söyleyerek, “Doğal gaz tamamen iki ülkenin kararına bağlı bir mesele” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile birlikte Haziran ayında KKTC’yi ziyaret etmeyi planladıklarını belirten Yılmaz, en kısa sürede hükümetler arası anlaşmayla birlikte bu stratejik projenin altyapısını oluşturmayı, teknik çalışmalar biter bitmez de projeyi başlatmayı öngördüklerini ifade etti.
Başbakan Ünal Üstel ile TC Cumhurbaşkanı Yılmaz, Ankara’daki görüşmelerinin ardından ortak basın açıklaması yaptı.
TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Başbakan Üstel ile görüşmelerinde, KKTC ile ikili ilişkileri kapsamlı biçimde ele alarak, iş birliğini kuvvetlendirme yolunda atacakları adımları ve hayata geçirecekleri çeşitli projeleri istişare etme imkânı bulduklarını dile getirdi.
2026 Yılı İktisadi ve Mali İş birliği Anlaşmasını, 9 Nisan’da Ankara’da imzaladıklarını hatırlatan Yılmaz, anlaşmanın bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ederek, sürece katkı sunan tüm kurumlara ve paydaşlara teşekkür etti. Anlaşmanın, KKTC’deki iç hukuk sürecinin kısa süre önce tamamlanmış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, “Ülkemizdeki ilgili süreçlerin de en kısa süre içinde tamamlanacağını öngörüyoruz” dedi.
TC Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da katılımı ile gerçekleşen bugünkü görüşmenin ana gündemini enerji alanındaki iş birliğinin oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, KKTC’nin enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve enerji altyapısının daha sağlam bir yapıya kavuşturulması yönünde yürüttükleri çalışmaları kapsamlı biçimde ele aldıklarını kaydetti.
“Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin önceliği neyse biz de bu öncelikleri esas alıyoruz” diyen Yılmaz, enerji konusunun bu anlamda öncelikleri arasında en üst sıralarda olduğunu belirtti. Adanın enerji arz güvenliğine dönük olarak KKTC’de gerçekleştirilen saha incelemeleri ve görüşmeler neticesinde, Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) aracılığıyla Eylül 2024 itibarıyla beş mobil santralin adada tesis edildiğini dile getiren Yılmaz, geçen yıl, iki mobil santralin daha KKTC’ye sevkiyatının tamamlanmasıyla birlikte devreye alınan mobil santral sayısının yediye ulaştığına dikkat çekti.
Her biri 25 megawatt gücündeki santrallerle KKTC’nin giderek artan elektrik ihtiyacının sağlıklı şekilde karşılanabilmesinin sağlandığını dile getiren Yılmaz, bu santrallerin tüm bakım ve onarımlarının, Türkiye tarafından karşılandığını söyledi.
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) bünyesinde yer alan dizel makinelerin bakım, onarım ve arıza tamirlerinin de, belirli dönemlerde iki ülke arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması aracılığıyla karşılandığını belirten Yılmaz, “Verdiğimiz blokelerle EÜAŞ’ın iş birliğinde 2026 Anlaşması kapsamında da, KIB-TEK’e ait dört dizel makinenin bakımına ilişkin giderler karşılanacak olup, böylece adada elektrik üretim faaliyetlerinin devam etmesi ve kondisyon kayıplarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir” dedi.
KIB-TEK’in ihtiyaç duyduğu akaryakıtın navlun bedelinin de anlaşma kapsamında karşılandığını dile getiren Yılmaz, bu yatırım ve projeler ile özellikle yaz döneminde adada yaşanan elektrik kesintilerinin önüne geçilmesinin hedeflendiğini vurguladı.
Tüm gayretlerinin, KKTC vatandaşlarının ve işletmelerinin daha güçlü bir enerji altyapısına kavuşması olduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu çerçevede orta-uzun vadede KKTC’nin enerji arzını güvence altına alacak projeleri hayata geçirmekte kararlıyız” ifadelerini kullandı.
Adadaki enerji arz güvenliğinin sağlanması kapsamında, kablo ile elektrik projesi ve bu proje ile ilgili uzun vadeli perspektiflerini koruyarak, Türkiye ile KKTC arasında karşılıklı doğal gaz tedarik imkânı sağlayacak doğal gaz boru hattı kurulmasına yönelik bir anlaşmanın hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere farklı alternatifler üzerinde KKTC’deki meslektaşlarıyla birlikte çalıştıklarını söyleyen Yılmaz, projenin, enerji alanındaki iş birliklerini stratejik bakımdan daha ileri bir seviyeye taşıyacağına inanç belirtti.
“KKTC enerji arzına ilişkin atılması gereken adımlar önceliklerimiz arasında yer alıyor, bu konudaki girişimlerimize kararlılıkla devam edeceğiz” diyen Yılmaz, doğal gaz konusunda başlattıkları teknik çalışmaları tamamlayarak, kısa süre içerisinde yatırım aşamasına geçilmesini öngördüklerini vurguladı.
Çok yoğun bir çalışma sergilendiğini dile getiren Yılmaz, “Muhtemelen haziran ayı içerisinde sayın bakanımızla birlikte KKTC’ye ziyaretimiz olacak” diyerek, en kısa sürede hükümetler arası anlaşmayla birlikte bu stratejik projenin altyapısını oluşturmayı, teknik çalışmalar biter bitmez de projeyi başlatmayı öngördüklerini kaydetti.
Kablo ile elektrik projesinde, Avrupa Birliği ile ilişkiler bağlamında bazı meseleler olduğunu ancak doğal gazda böyle bir mesele olmadığını söyleyen Cevdet Yılmaz, “Doğal gaz tamamen iki ülkenin kararına bağlı mesele… Dolayısıyla burada hükümetler arası anlaşmayı yaptığımız andan itibaren çok kısa süre içinde gerekli adımları atmamız konusunda bir perspektife sahip olduğumuzu ifade etmek isterim” diye konuştu.
KKTC’nin kendine yeterli, küresel dönüşümleri takip eden ve uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomiye kavuşması için gayretlerini sürdürdüklerini dile getiren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Gayemiz, KKTC’nin güçlü altyapısıyla, turizmiyle, üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim vadileriyle Doğu Akdeniz’in parlayan yıldızı haline gelmesidir. Bu yolda on yıllardır süren haksız izolasyonlar bizi yıldırmamakta, aksine dayanışma irademizi perçinlemekte, çalışma azmimizi güçlendirmektedir. Zira bu güzel ülkenin ve insanlarının ihyası, bizim milli davamızın ayrılmaz bir parçasıdır.”
Türkiye’nin, tüm kurum ve kuruluşlarıyla tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de KKTC’nin her daim yanında olduğunun altını çizen Yılmaz, “Türkiye, bundan sonra da her daim KKTC’nin yanında duracak, Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin ve refahının muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeye devam edecektir” vurgusu yaptı.
“Milli davamız Kıbrıs meselesinde, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle omuz omuza, adalet mücadelemizi var gücümüzle sürdürüyoruz” diyen Yılmaz, adadaki iki eşit egemen halkın ve iki devletin varlığı kabul edilmeden, gerçeklere dayalı bir çözümün mümkün olmadığını belirtti.
Kıbrıslı Rumların çözüm konusunda samimi olmadığını,adanın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkıyla siyasi gücü ve refahı siyasi eşitlik temelinde paylaşmak istemediklerini söyleyen Yılmaz, “Rum yönetimi ve siyasetçileri günaşırı yaptıkları mesnetsiz açıklamalarla, Kıbrıs Türklerine ve Türkiye’ye karşı nefret duygularını ifade etmekten çekinmiyorlar” dedi.

Uluslararası sularda SUMUD filosuna İsrail yönetiminin yaptığı hukuksuz müdahalelere destek veren Rum tarafının, insani değerler ve uluslararası hukuk anlamında nasıl bir zihniyete sahip olduğunu ortaya koyduğunu söyleyen Yılmaz, şöyle konuştu:
“Ancak biz tüm bunlara rağmen Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle çıktığımız bu adalet yolculuğunda, yola güçlenerek devam ediyoruz. Kıbrıslı Türklerin derdini, mutluluğunu, gururunu ve mücadele azmini her daim yüreğinde hisseden Türk milleti, bu yolda azim ve kararlılıkla yürümeye devam edecektir.”
Adadaki iki komşu devletin iyi ilişkiler ve iş birliği içerisinde yan yana yaşamasının, bölgesel istikrara ve refaha eşsiz katkılar sunacağına dikkat çeken Yılmaz, Barış Harekatı sonrası yarım asrı aşan huzur ve güven ikliminin, Türkler kadar Rumların da kalkınmasına zemin hazırladığını belirtti.
Yılmaz, “Tüm ada bugün, geçmişine göre çok daha demokratik, çok daha müreffeh bir konumdadır. Bunun temelini de, 1974’teki Barış Harekatı’nın oluşturduğu huzur ve güven iklimi ve istikrar teşkil etmiştir. Bu gerçeğin er ya da geç tüm dünyaca görüleceğine dair inancımız tamdır” dedi.
Türkiye olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne desteklerini sürdüreceklerini yineleyen Yılmaz, uluslararası topluma Kıbrıs Türklerinin haklı davasını her platformda anlatmaya devam edeceklerini vurguladı.
ÜSTEL: ENERJİ PROJELERİNİ GÖRÜŞTÜK
Başbakan Ünal Üstel’in, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklama şöyle:
“Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım Cevdet Yılmaz, her iki ülkenin kıymetli heyetleri ve değerli basın mensupları; Her zaman olduğu gibi heyetimizle birlikte Ankara’da bulunmaktan ve ülkemizin geleceği açısından tarihi öneme sahip konuları ve projeleri birlikte değerlendirmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Sözlerime başlamadan önce bir kez daha 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı da kutluyorum.
Değerli konuklar; Hepinizin bildiği gibi; Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, sıradan iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin çok ötesindedir. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler; ortak tarih, ortak mücadele, ortak kader ve sarsılmaz bir kardeşlik bağı üzerine kuruludur.
Türkiye’siz bir KKTC, KKTC’siz bir Türkiye düşünülemez. İşte bu anlayış; koşulsuz dayanışmanın, güçlü iş birliğinin ve kardeşlik hukukunun temelini oluşturmaktadır.
Birlikte gerçekleştirdiğimiz bu büyük projeler de işte bu kardeşlik bağının, koşulsuz sevgi, saygı ve güvenin neticesinde ortaya çıkmaktadır.
Hatırlayınız; bundan 14 yıl önce buna benzer bir toplantıda Asrın Su Projesi gibi tarihe geçecek büyük bir projenin adımları atılmıştı.Bugün ise burada, yine tarihe geçebilecek büyüklükte yeni projeleri bir kez daha değerlendirdik.
Değerli basın mensupları; Bölgemizde yaşanan gelişmeler; enerji güvenliğinin ne kadar hayati hale geldiğini açıkça göstermektedir.
İşte bugün gerçekleştirdiğimiz toplantıların en önemli gündem başlıklarından biri de Türkiye ile KKTC arasında hayata geçirilmesi planlanan enerji projeleri olmuştur.
Hatırlanacağı üzere daha önce Türkiye’den KKTC’ye enterkonnekte elektrik hattı çekilmesine yönelik ilk adımları yine Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızla birlikte atmıştık. O konuda biz üzerimize düşen tüm çalışmaları gerçekleştirdik. Fizibilite çalışmalarımızı da bitirdik. Ancak ne yazıktır ki, uzunca bir süredir ENT SOE bu konuda gerekli izinlendirmeler konusunda ayak diremeye ve işleri yokuşa sürmeye devam ediyor… Türkiye Cumhuriyeti liderliğinin pek çok olayda olduğu gibi bu konuyuda aşacağına yürekten inanıyorum.
Şimdi bu büyük projenin yanına yüzyılın yeni bir projesini daha ekliyoruz. Türkiye’den çekilecek boru hattı ile KKTC’ye doğal gaz getirilmesi projesi…
Türkiye Yüzyılı vizyonunun en görkemli projeleri arasında yer alacak bu stratejik adımı, inşallah hep birlikte hayata geçiriyoruz. Asrın Projesi ile Anadolu’dan KKTC’ye su gelmişti. Şimdi ise yüzyılın projeleriyle Türkiye’den KKTC’ye elektrik ve doğal gaz geliyor.
Su geldi, hayat değişti.
Şimdi enerji ve doğal gaz ile KKTC’nin geleceği değişecek. Anadolu’nun desteği, KKTC’nin enerjisini yükseltecek.
Değerli basın mensupları; Bu projeler sadece KKTC açısından değil, Doğu Akdeniz’in geleceği açısından da tarihi öneme sahiptir.
Özellikle Türkiye’den adaya ulaştırılması planlanan doğal gaz projesi, ilk aşamada elektrik üretiminde kullanılacaktır.
Böylece enerji üretim kapasitemiz güçlenecek; daha çevreci, daha güvenli, daha düşük maliyetli ve daha sürdürülebilir bir enerji altyapısına kavuşacağız.
Doğal gaz; mevcut sistemlere göre daha düşük karbon salımı oluşturan, çevreye daha az zarar veren ve enerji arz güvenliği açısından çok daha güçlü bir kaynaktır.
İlerleyen süreçte ise bu altyapının adanın her yerine ulaştırılması hedeflenmektedir.
Değerli basın mensupları; Bu noktada Rum yönetimine, Avrupa Birliği’ne ve Kıbrıs’ta samimiyetle çözüm arayışında olduğunu ifade eden tüm uluslararası çevrelere açık bir çağrı yapmak istiyorum:
Su projesi, elektrik projesi, doğal gaz projesi…
Bu projelere siyasi engeller çıkarmak yerine destek olunuz.
Gelin, bu projelerin bir paydaşı da siz olunuz.
Adaya elektrik gelmesine engel çıkarmaktan vazgeçiniz. Enterkonnekte sistemin hayata geçmesine destek veriniz.

Kıbrıs aydınlansın.
Kıbrıs’ın enerjisi yükselsin.
Kıbrıs’a enerjinin gelebileceği en doğru, en uygulanabilir ve en sürdürülebilir güzergah Türkiye üzerinden geçmektedir.
Artık hayal projeler üretmekten vazgeçiniz.
Gelin; gerçekçi, uygulanabilir ve adadaki huzura, iş birliğine ve ortak geleceğe hizmet edecek projelere destek veriniz.
Çünkü enerji, su ve altyapı alanındaki bu iş birlikleri; iki halk arasında güven oluşturacak, ortak üretimi teşvik edecek, ekonomik yakınlaşmayı artıracak ve adadaki barışa somut katkı sağlayacaktır.
Güven artırmak isteyenler, adadaki üslerin sayısını değil; enerjiyi, üretimi ve iş birliğini artırmalıdır.
Dolayısıyla Kıbrıs’ta çözüm isteyen herkesin, halkların günlük yaşamına doğrudan dokunan bu insani ve yaşamsal projelere destek vermesi gerekmektedir.
Diğer yandan Rum liderliğini de gerginliği artıran söylemler yerine; toplumları birbirine yakınlaştıracak, iş birliğini güçlendirecek ve ortak geleceğe hizmet edecek bir yaklaşım ortaya koymaya davet ediyoruz.
Değerli basın mensupları; Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde aynı zamanda 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projeleri ve destek programlarını da detaylı şekilde değerlendirdik.
Başta turizm, inşaat, sanayi, reel sektör, esnaf ve tarım olmak üzere üreten sektörlere yönelik destekler çok kısa süre içerisinde devreye girecektir.
Kadınlara, gençlere ve iş dünyamıza yönelik yeni finansman imkanları da ekonomimize önemli katkılar sağlayacaktır.
Üreten kazanacak, çalışan kazanacak, KKTC ekonomisi büyümeye devam edecektir. Diğer yandan devam eden projelerimizin önemli bir bölümünü önümüzdeki iki aylık süreç içerisinde halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz.
Hastane projeleri, okul yatırımları, sosyal konut projeleri ve tamamlanma aşamasına gelen yol projeleri tek tek hayata geçecektir.
2026 yılının projelerin tamamlanma yılı olacağını söylemiştik.
Sözümüzü tutuyoruz.
Projeleri birer birer hayata geçiriyoruz.
Değerli basın mensupları; Hükümetimiz, KKTC’nin son yıllardaki en uzun soluklu ve en istikrarlı hükümeti olmuştur.
İşte bu istikrar; Türkiye ile ilişkilerimize de olumlu şekilde yansımış, yıllardır tamamlanamayan projelerin tamamlanmasına, yeni projelerin hızla ilerlemesine ve reformların kararlılıkla uygulanmasına önemli katkı sağlamıştır.
İstikrar varsa yatırım vardır.
İstikrar varsa proje vardır.
İstikrar varsa güçlü gelecek vardır.
Değerli basın mensupları; Kıbrıs meselesindeki duruşumuz da nettir.
Egemen eşitliğimizin ve eşit uluslararası statümüzün kabulü sağlanmadan kalıcı bir çözüm mümkün değildir. Adadaki gerçek artık iki halk ve iki devlet gerçeğidir.
Bu gerçek kabul edilmeden sürdürülebilir bir çözüm zemini oluşamaz. Ancak biz her zaman olduğu gibi; diyaloga, iş birliğine, ortak kalkınmaya ve halkların refahına katkı sağlayacak her türlü yapıcı adıma açık olmaya devam edeceğiz.
Çünkü biz gerginlik değil istikrar istiyoruz.
Çatışma değil iş birliği istiyoruz.
Belirsizlik değil güçlü bir gelecek istiyoruz.
Sözlerime son verirken;
Başta Türkiye Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a, Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar’a ve emeği geçen tüm heyetlere teşekkür ediyor; hayata geçireceğimiz yüzyılın enerji ve doğal gaz projelerinin bölgemize, adamıza, ülkemize ve halkımıza hayırlar getirmesini diliyorum.
Sağ olun, var olun.”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.