Yağmur İzcan: Adil yargılanma yalnızca masumiyet karinesiyle sınırlanamaz
İnsan Hakları Platformu Avukatı Yağmur İzcan, masumiyet karinesi tartışmasının adil yargılanma hakkının yalnızca küçük bir parçası olduğunu belirterek, mahkemelerde tercüman eksikliği, adli yardıma erişim, kırılgan grupların korunması ve gözaltı koşulları gibi temel insan hakları sorunlarının göz ardı edildiğini söyledi. İzcan, gazeteciliği cezai yaptırımlarla sınırlandıran yaklaşımların adil yargılamaya değil, ifade özgürlüğünün daralmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
İnsan Hakları Platformu Avukatı Yağmur İzcan, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi tartışmalarının yalnızca basında isim ve görüntü kullanımına indirgenemeyecek kadar geniş bir insan hakları meselesi olduğunu söyledi. İzcan, Kıbrıs Postası TV’de Canan Onurer’in hazırlayıp sunduğu Sabahın Haberleri programında yaptığı açıklamada, adil yargılanma hakkının yalnızca bir yasa maddesi üzerinden tartışılmasının eksik ve kaygı verici bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
İzcan, son yıllarda dünya genelinde demokratik alanların daraldığını, insan hakları ihlallerinin arttığını ve güvenlik gerekçesiyle hak ve özgürlüklerin daha kolay sınırlandırıldığı bir dönemin yaşandığını belirterek, bu küresel eğilimin Kuzey Kıbrıs'a da yansıdığını söyledi.
Adil yargılanma hakkının yalnızca masumiyet karinesi düzenlemesiyle ele alınamayacağını vurgulayan İzcan, “Sanki sadece basında isimlerin yayımlanmasını engellediğimizde adil yargılanma ile ilgili bütün sorunlar çözülecekmiş gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa adil yargılanma çok daha geniş bir hak alanıdır” dedi.
Mahkemelerdeki işleyişten polis soruşturmalarına, savcılık süreçlerinden bireylere suç isnadı öncesinde kamu otoritelerinin yaklaşımına kadar pek çok unsurun adil yargılanma hakkının parçası olduğunu belirten İzcan, özellikle adli yardıma erişim, tercüman hizmetleri ve kırılgan grupların korunması konusunda ciddi eksiklikler bulunduğunu söyledi.
Şiddet mağduru kadınlar, çocuklar, cinsel suç mağdurları ve göçmenlerin adil yargılanabilmesi için özel destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu ifade eden İzcan, mahkemelerde tercüman eksikliğinin de adil yargılanma hakkı açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu kaydetti.
İzcan, unutulma hakkının çağdaş insan hakları hukukunda önemli bir yer tuttuğunu kabul etmekle birlikte, bunun ceza tehdidi ve hapis yaptırımı üzerinden düzenlenmesinin tartışmalı bir yöntem olduğunu belirtti. Basın meslek örgütlerinin etik mekanizmalar, eğitimler ve öz denetim araçlarıyla çözüm üretme çabalarının dikkate alınması gerektiğini söyleyen İzcan, çağdaş hukuk sistemlerinde ifade özgürlüğü ile hakların korunması arasındaki dengenin cezalandırma yerine yapısal çözümlerle kurulduğunu ifade etti.
Masumiyet karinesi düzenlemesi sürecinde paydaş görüşlerinin dinlenmiş görünmesine rağmen, önerilerin yasa metnine anlamlı şekilde yansımamasını da eleştiren İzcan, bunun katılımcı demokrasinin sağlıklı işlemediğini gösterdiğini söyledi.
“Uzmanlar, gazeteciler ve ilgili örgütler komitelerde görüş belirtiyorsa, buna rağmen öneriler dikkate alınmıyorsa burada gerçek anlamda bir katılımcılıktan söz etmek zor” diyen İzcan, toplumsal tepkinin ve örgütlü muhalefetin bu tür süreçlerde önemli olduğunu vurguladı.
CEZAEVLERİ, NEZARETHANELER VE GÖÇ MERKEZLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Yağmur İzcan, İnsan Hakları Platformu olarak geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ile gerçekleştirdikleri görüşmeye de değinerek, cezaevleri kadar nezarethaneler, tutukluluk alanları ve göç merkezlerindeki denetim eksikliklerinin de ciddi insan hakları sorunları yarattığını söyledi.
Platform olarak bu alanlarda sivil toplumun da yer alacağı bağımsız denetim mekanizmaları kurulmasını öngören yasa tasarıları hazırladıklarını anlatan İzcan, 2022’den bu yana insan hakları alanında sürekli “geriye gidişi durdurmaya çalışan” bir savunma pozisyonunda kaldıklarını ifade etti.
İzcan, “İnsan hakları alanında ileri adımları konuşmak yerine, sürekli mevcut hakları kaybetmemek için mücadele ediyoruz. Gazetecilerin haber yaptıkları için hapis tehdidiyle karşı karşıya kaldığı bir gündemde, aslında ülkeyi daha ileriye taşıyacak reformları konuşamıyoruz” diyerek, insan hakları standartlarının geliştirilmesi için daha kapsayıcı ve katılımcı bir anlayışa ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.