İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Seçim ekonomisi için avantajlı: Çifte seçim seçeneği masada

Seçim ekonomisi için avantajlı: Çifte seçim seçeneği masada

Hükümet kanadından gelen açıklamalar tartışmayı alevlendirdi; Aralık’ta yerel ve genel seçimin birlikte yapılması ihtimali güçleniyor gibi görünüyor…Ülkedeki ekonomik koşullar ve her seçim döneminde gündeme gelen “seçim ekonomisi” hassasiyeti çerçevesinde, yerel seçimlerle genel seçimin aynı gün yapılmasına yönelik senaryo yeniden siyaset gündeminin üst sıralarına çıktı.

Yayın Tarihi: 12/06/26 08:53
Güncelleme Tarihi: 12/06/26 09:50
okuma süresi: 6 dak.
Seçim ekonomisi için avantajlı: Çifte seçim seçeneği masada

Ülkedeki ekonomik koşullar ve her seçim döneminde yeniden gündeme gelen “seçim ekonomisi” tartışmaları çerçevesinde, yerel seçimlerle genel seçimin aynı gün yapılmasına yönelik senaryo yeniden siyaset gündeminin üst sıralarına çıktı.

Uzun süredir kulislerde konuşulan bu ihtimal, hükümet kanadından gelen açıklamalarla birlikte artık daha somut şekilde tartışılmaya başlandı. 

Pandemi döneminde olduğu gibi seçimlerin ertelenmesini gerektirecek olağanüstü bir durum ortaya çıkmadığı takdirde, Aralık 2026’da yapılması gereken yerel seçimlerle en geç Ocak 2027’de yapılması gereken genel seçimin birleştirilmesi seçeneği masada bulunuyor.

Bu senaryonun hayata geçirilmesi halinde ise yasal düzenleme gerekecek. 

"HÜKÜMETTE ÇİFTE SEÇİM EĞİLİMİ GÜÇLENİYOR" İZLENİMİ

Konuyla ilgili dikkat çekici açıklama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’ndan geldi.

Hasipoğlu, UBP’nin eğiliminin yerel seçimlerle genel seçimin Aralık ayında birlikte yapılması yönünde olduğunu belirterek, bunun hükümetin seçenekleri arasında bulunduğunu söyledi.

Bakan ayrıca genel seçimin bir ay erkene çekilmesinin de değerlendirilen alternatiflerden biri olduğunu ortaya koydu. 

Başbakan Ünal Üstel ise şimdiye kadar yaptığı açıklamalarda, konunun hükümet ortakları ve Meclis’te temsil edilen siyasi partilerle istişare edilerek karara bağlanacağını vurguluyor. Üstel, muhalefetin konuya yaklaşımını zaman zaman eleştirirken, nihai kararın ortak zeminde şekilleneceği mesajını veriyor. 

YDP, EKİM DİYOR; DP SESSİZ

Hükümet ortakları arasında da farklı yaklaşımlar dikkat çekiyor.

Demokrat Parti’nin konuya ilişkin bir değerlendirmesi henüz kamuoyuna yansımış değil.

Yeniden Doğuş Partisi ise bir süredir erken genel seçim seçeneğini savunuyor. Parti Genel Başkanı Erhan Arıklı’nın son açıklamasında “Ekim ayında olmalı” ifadelerini kullanması, hükümet ortakları arasındaki farklı eğilimleri de gözler önüne serdi. 

CTP: CİDDİ SORUNLAR YARATIR

Ana muhalefet partisi CTP ise yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapılmasına sıcak bakmıyor.

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, hükümetin seçim tarihi konusunda net davranmadığını savunurken, iki seçimin aynı gün yapılmasının hem seçmen hem de seçim süreçleri açısından ciddi sorunlar yaratacağı görüşünü dile getiriyor. 

İncirli’ye göre aynı gün içerisinde milletvekili adayları, hükümet programları, belediye başkan adayları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve âzâlar için oy kullanılacak olması seçmenin tercihlerini sağlıklı biçimde sandığa yansıtmasını zorlaştırabilir.  

PARTİLER İÇİN “BİR TAŞLA İKİ KUŞ”

Çifte seçim seçeneğini savunanlar ise yalnızca ekonomik gerekçelere değil, siyasi organizasyon avantajlarına da dikkat çekiyor.

Bu görüşe göre parti örgütleri iki ayrı seçim kampanyası yürütmek yerine tek bir seçim sürecine odaklanarak hem yerel hem de genel seçim çalışmalarını eş zamanlı yürütebilir.

Böylece insan kaynağı, zaman ve mali imkanların daha verimli kullanılabileceği savunuluyor. 

Buna karşılık yerel ve genel seçimlerin “siyasi” olarak farklı şeyler olduğu ancak partileri siyaseten olumlu ya da olumsuz etkilediği de biliniyor.

ÇOKLU PUSULA DEZAVANTAJ

Bununla birlikte çifte seçim senaryosunun ciddi teknik zorluklar doğurabileceği de belirtiliyor.

Yerel seçimlerle genel seçimin aynı gün yapılması halinde seçmenlerin önüne milletvekilliği, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği, muhtarlık ve âzâlık için ayrı pusulalar gelmesi gerekecek. Bu durum oy verme süresini uzatabileceği gibi sayım işlemlerini de önemli ölçüde zorlaştırabilecek. 

Bu nedenle olası bir çifte seçim modelinde hem oy verme hem de sayım süreçlerini kolaylaştıracak teknik düzenleme ve çalışmaların büyük önem taşıdığı değerlendiriliyor. 

“SEÇİM EKONOMİSİ” TARTIŞMANIN MERKEZİNDE

Çifte seçim seçeneğinin en güçlü argümanı ise ekonomik boyut olarak öne çıkıyor.

KKTC’de gerek genel gerekse yerel her seçim döneminde gündeme gelen “seçim ekonomisi” eleştirileri düşünüldüğünde, iki seçimin aynı gün yapılmasının kamu maliyesi açısından en düşük maliyetli seçenek olduğu görüşü yaygın kabul görüyor. 

Çünkü seçim süreçlerinin yalnızca devlet bütçesi üzerinde değil, siyasi partiler üzerinde de ciddi ekonomik yük oluşturduğu biliniyor. İki ayrı seçim yerine tek seçim organizasyonuna gidilmesi halinde hem kamu harcamalarının hem de siyasi maliyetlerin azaltılabileceği değerlendiriliyor. 

ANAYASA REFERANDUMU GÜNDEMDEN DÜŞTÜ

Bir süre önce siyaset gündemini meşgul eden anayasa referandumu tartışmaları ise şimdilik geri plana itilmiş görünüyor.

Hükümetin yargı sistemine ilişkin hazırladığı kısmi anayasa değişikliği paketinin seçimlerle birlikte halkoyuna sunulabileceği yönündeki değerlendirmeler birkaç ay önce yoğun biçimde tartışılmıştı.

Ancak daha önce benzer girişimlerin halk tarafından reddedilmiş olması ve yargı çevrelerinden gelen çekinceler nedeniyle bu başlığın şimdilik rafa kaldırıldığı yorumları yapılıyor.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.