İsrail’de sandıktan siyasi çıkmaz çıktı: Netanyahu birinci, hükümetin anahtarı Arap partilerinde!
İsrail’de 27 Ekim’de yapılan genel seçimlerin geçici sonuçları, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun Likud Partisi’nin birinci sırada bulunmasına karşın mevcut iktidar blokunun hükümet kurmak için gereken çoğunluğa ulaşamadığını gösteriyor. Muhalefet ile Arap partilerinin sandalye toplamı 61’i geçse de siyasi ayrılıklar yeni hükümetin önündeki başlıca engel. Gözler şimdi koalisyon görüşmelerine çevrildi.
Kıbrıs Postası - Analiz Haber
İsrail’de 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından ülkenin siyasi geleceği koalisyon pazarlıklarına bağlı hale geldi. Sandık, birinci partiyi ortaya çıkardı ancak hükümetin kim tarafından kurulacağı sorusunu yanıtlamadı.
İsrail Merkez Seçim Komitesi’nin 28 Ekim öğleden sonra açıkladığı ve oyların yüzde 85’inden fazlasının sayıldığı aşamayı yansıtan geçici tabloya göre, Netanyahu’nun desteklediği blok 53, Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet bloku 48, Arap partileri ise 19 sandalyeye ulaşıyor. 120 üyeli Knesset’te çoğunluk için en az 61 milletvekili gerekiyor. Askerlerin kullandığı oylar da dahil olmak üzere sayımın kalan kısmı dağılımı değiştirebilir.
NETANYAHU BİRİNCİ PARTİYİ ÇIKARDI, ANCAK ÇOĞUNLUĞU SAĞLAYAMADI
Likud’un seçimde birinci sırada yer alması Netanyahu’nun İsrail siyasetindeki ağırlığının sürdüğünü gösteriyor. Ancak partinin başarısı, sağ ve dinî ortaklarından oluşan mevcut blokun tek başına hükümet kurmasına yetmiyor.
Bu tablo Netanyahu açısından iki farklı gerçeği aynı anda ortaya koyuyor: Mevcut başbakan siyasi yarışın merkezindeki isim olmaya devam ediyor; buna karşılık iktidarını sürdürmek için mevcut ittifakın dışında destek bulması gerekiyor. Özellikle sağ ortakların sandalye performansı, koalisyon denkleminin seyrini etkiliyor.
MUHALEFETİN SANDALYE HESABI VAR, ORTAK PROGRAMI HENÜZ YOK
Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un Yashar Partisi, Netanyahu karşıtı siyasetin başlıca aktörlerinden biri haline geldi. Muhalefet bloku ile Arap partilerinin geçici sandalye toplamı 67’ye ulaşıyor. Ne var ki bu sayı, 67 milletvekilinin aynı hükümet formülünü destekleyeceği anlamına gelmiyor.
Muhalefet içerisinde güvenlik politikaları, Filistin meselesi ve Arap partileriyle iş birliği konusunda farklı yaklaşımlar bulunuyor. Bu nedenle Netanyahu’ya karşı olmak, tek başına ortak bir hükümet programı oluşturmak için yeterli değil.
ARAP PARTİLERİ KOALİSYON DENKLEMİNİN MERKEZİNDE
Seçimin dikkat çekici sonuçlarından biri, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin toplam sandalye sayısındaki yükseliş oldu. Geçici tabloya göre 19 sandalyeye ulaşan bu partiler, hükümet kurma hesabında önemli bir ağırlık kazandı.
Ortak Liste lideri Yousef Jabareen’in Netanyahu’nun görevden ayrılmasını sağlayacak siyasi iş birliğine açık olduğunu belirtmesi, muhalefete teorik bir çoğunluk olanağı sunuyor. Ancak farklı muhalefet partilerinin Arap partileriyle koalisyon ya da dışarıdan destek konusunda aynı tutumu paylaşmaması, bu seçeneğin önünde ciddi bir engel oluşturuyor.
Dolayısıyla Arap partilerinin seçimdeki yükselişi kesin bir iktidar değişikliği anlamına gelmiyor. Bununla birlikte İsrail’de hükümet kurma tartışmalarının, bu partilerin parlamentodaki rolü etrafında yoğunlaşacağını gösteriyor.
HÜKÜMET İÇİN BİRDEN FAZLA SENARYO
İlk seçenek, Netanyahu’nun mevcut ortakları dışında yeni siyasi destek sağlayarak koalisyonunu genişletmesi. Bunun için kendisiyle hükümet kurmaya karşı duran aktörlerden en azından bir bölümünün tutumunu değiştirmesi gerekiyor.
İkinci seçenek, Eisenkot öncülüğünde farklı muhalefet partilerinin anlaşması ve Arap partilerinin desteğiyle çoğunluk oluşturulması. Bu yolun önündeki temel sorun, sayısal değil siyasi uzlaşma eksikliği.
Daha geniş katılımlı bir birlik hükümeti de tartışılan modeller arasında. Ancak liderler arasındaki karşılıklı itirazlar bu formülü güçleştiriyor. Hiçbir adayın yeterli desteği bulamaması halinde uzun bir siyasi belirsizlik ve nihayetinde yeniden seçim süreci de gündeme gelebilir.
GAZZE VE BÖLGESEL POLİTİKALARDA NE DEĞİŞEBİLİR?
İsrail’de kurulacak hükümetin niteliği, ülke içi siyasetin ötesinde Gazze, Filistin meselesi, İran ve bölgesel güvenlik başlıkları açısından da önem taşıyor. Bununla birlikte olası bir başbakan değişikliğinin İsrail’in güvenlik yaklaşımını otomatik biçimde değiştireceği söylenemez.
Netanyahu karşıtı partilerin tümü de bu konularda aynı politikaları savunmuyor. Bir hükümet değişikliği yaşanırsa diplomatik üslup ve bazı öncelikler değişebilir; esas politika yönünü ise koalisyon anlaşması ve yeni yönetimin kararları belirleyecek.
TÜRKİYE, KIBRIS VE DOĞU AKDENİZ BOYUTU
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin seyri, bölgesel güvenlik ve Gazze konusundaki yaklaşımın yanı sıra kurulacak hükümetin diplomatik tercihlerine de bağlı olacak. Yeni yönetim ihtimali, ilişkilerde farklı bir diplomatik zemin yaratabilir; ancak köklü anlaşmazlıkların kendiliğinden çözüleceği varsayılamaz.
İsrail’in Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan ile enerji, savunma ve deniz güvenliği alanlarında geliştirdiği iş birlikleri de Doğu Akdeniz açısından izlenecek başlıklar arasında bulunuyor. KKTC açısından özellikle Türkiye-İsrail ilişkileri, deniz yetki alanları ve bölgesel enerji projelerinin geleceği önem taşıyor.
Bununla birlikte İsrail’de olası bir hükümet değişikliğinin bu iş birliklerini hemen sona erdireceğine ya da mevcut dengeleri baştan aşağı değiştireceğine ilişkin somut bir gösterge bulunmuyor.
ANALİZ: SANDIK BİRİNCİ PARTİYİ BELİRLEDİ, BAŞBAKANI DEĞİL
İsrail seçimleri, parlamenter sistemlerde sıkça görülen temel bir ayrımı yeniden gündeme taşıdı: Seçimden birinci çıkmak ile hükümet kuracak çoğunluğu elde etmek aynı şey değil.
Netanyahu’nun Likud’u birinci sırada bulunurken iktidar bloku çoğunluk eşiğinin altında kalıyor. Muhalefet ile Arap partilerinin toplamı bu eşiği aşsa da farklı siyasi çizgilerdeki partilerin ortak bir yönetime razı olup olmayacağı henüz belirsiz.
Bundan sonraki süreçte üç soru belirleyici olacak: Netanyahu yeni ortak bulabilecek mi? Eisenkot farklı muhalefet partilerini uzlaştırabilecek mi? Arap partilerinin güçlenen parlamento temsili fiilî bir hükümet desteğine dönüşebilecek mi?
Sonuç olarak İsrail’de sandık siyasi güç dağılımını değiştirdi ancak ülkeyi kimin yöneteceğini kesinleştirmedi. Seçimin asıl siyasi sonucu, oy sayımının tamamlanmasının ardından koalisyon masasında şekillenecek.
Editör notu: 28 Ekim 2026 tarihinde açıklanan geçici sayım verileri kullanılmıştır. Kesin sonuçlar açıklandığında sandalye dağılımı güncellenmelidir.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.