Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 7 Eylül 2018, Cuma

Bir toplum eleştirisi

Paylaş  
6
6
6

Bir toplum eleştirisi

Son günlerde yaşadıklarımıza bir eleştiri mahiyetinde hazırladım bu makaleyi... Tarihe not düşmek için!

*

Dünyadaki sayısal (dijital) devrim (tersine devrim) bir yaşam alanı olmaya ve hayatımızı kolaylaştırmaya başladığından bu yana kaybetmekteyiz. Bu yaygınlaşma sanata, özellikle de sinemaya ve diğer görsel sanatlara darbe yapmaktadır. O kadar ki, insan dokunuşlarından sanatı uzaklaştıran bir alt yapı hazırlayan durum, değer kavramını da zayıflatmaktadır.

Adına, ister enformasyon çağı deyin, ister bilişim çağı deyin içinde bulunduğumuz çağ düpedüz “imaj çağı”dır. Bu da öz olarak tüketimi çağrıştırıyor. Aslına bakarsanız tersine bir devrimin ya da en azından mücadelenin hızla daha çok yenildiği bir çağdayız. Bizlerse dünyanın her yanına saçılmış insanlar olarak artık bilinçli yanılgılarımızla çağın seyircileriyiz, kendi hayatlarımızın konuklarıyız.

Oysa tüm bunları silip süpürecek, her birinin yeniden üretimini sonsuza dek ortadan kaldıracak tek şey var: “SANAT”

Sanatın, eğlence sömürüsünün bir esiri konumuna sokulmasına karşı durmak, sanata eğilimli olsun olmasın, bu konuda yeteneğe sahip olsun olmasın her bireyin görevi olmalı. Belki de sadece dünyevi olanın değil maneviyatın bile kurtuluşudur bu. Çünkü sanata dokunmak ya da dokunana gönülden destek vermek kalpleri yumuşatır, estetiği ve paralelinde mutluluğu artırır.

Sanat eğlence dünyasına yenilmemeli.

Bunca derdin içinde konu bu mu demeyin, bu estetik bakış açımız yok diye tüm bu dertler var!

Bu ülkenin devlet binalarında, ülke insanlarının evlerinde, her yerde, yine bu ülkenin sanat eserlerinin bulunması, bunun gönülden yapılması gerekir. Bireylerin bir birleri ile topluca temas noktalarıdır çünkü sanat. İnsanlar bu dokunuşlarla, bir arada bir ruha, yani toplum olmaya yönelirler.

Hiç bir toplum özünde ortak sanat ve ortak kültür bulunmadıkça geleceğe yürüyemez.

Bu cümleyi okuduğunuzda bahçe kapısına hep birlikte ‘gancelli’ demekten, ‘molihiya’ yemekten ya da ‘dillirga’ türküsüyle folklor oynamaktan bahsetmediğimi ancak bu saydıklarıma da degradasyon yapmadığımı anladığınızı umuyorum.

Ne siyaset, ne demokrasi, ne de benzeri şeyler temelinde ortak kültür ve onun üzerine üretilen sanat olmadıkça kalıcı olamazlar. Yoğun değişkenlik içinde, sadece yıpratıcı olurlar ve kaybolurlar. İnsanlığın tarihsel, estetik, gelişiminin bilgisini edinmenin yollarını bu değerlerle geliştirebilir, bu değerlerden güç alarak kendi toplumumuza, ülkemize ve insanlığa gözlerimizi çevirmekle, sadece bir siyasi tanımla değil hakikaten toplum olabiliriz.

Bir toplumda birikmiş entelektüel derinlik; toplumsal sorumluluk ve kolektif çalışma ilkeleri çerçevesinde başarı getirir. Aksi; hep birilerinin kazandığı ama toplumun, hakiki toplum olmadığı için, hep kaybettiği yapılar ve gelecek kaygısı ile dolu hayatlardır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Eylül 2018, Çarşamba    Göstergeler
18 Eylül 2018, Salı    “Kıbrıs”
17 Eylül 2018, Pazartesi    İnsanı sevmek...
12 Eylül 2018, Çarşamba    İnsanlığın 7’nci hissi
10 Eylül 2018, Pazartesi    İnsalık tarihi kadar eski bir kavram
6 Eylül 2018, Perşembe    “Ben ol da bil”
5 Eylül 2018, Çarşamba    Bir yerden başlamalı
3 Eylül 2018, Pazartesi    "Bir nehirde iki kere yıkanılmaz"
30 Ağustos 2018, Perşembe    Haber alma özgürlüğü tehlikede
29 Ağustos 2018, Çarşamba    Bovarizm

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Göstergeler
Ferhat ATİK | 19 Eylül 2018, Çarşamba
Göstergeler
Toplumların kullandıkları göstergelerin incelenmesi uzun süre dil incelemesiyle karıştırıldı. Bir başka deyişle, göstergelerin incelenmesi kimi kez dil felsefesi kimi kez de dilbilim diye adlandırılan, d...
“Kıbrıs”
Ferhat ATİK | 18 Eylül 2018, Salı
“Kıbrıs”
Merak ettim ve internet sözlüklerinde “Kıbrıs” yazıp okumaya koyuldum. İçinden kimi yerleri sizler için de paylaşmak istedim. Sadece bu bile bize ders olmalı diye düşünüyorum. Hem hakkımızda ne düşünüldüğü h...
İnsanı sevmek...
Ferhat ATİK | 17 Eylül 2018, Pazartesi
Geçtiğimiz hafta bir konferans için gittiğim İstanbul’da, kitap fuarına da katıldım. Koca koca meydanlarda, sahaflar el dokunmuş, ruh dokunmuş, zaman dokunmuş kitaplar satmaktaydılar. En sevdiğim.
İnsandan insana akt...