Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 10 Ocak 2019, Perşembe

Ertelemeyin

Paylaş  
30
25
30

Ertelemeyin

Hep, en çoğuna sahip olduğumuzda, önceki zamanlarımıza göre daha fazlasını elde ettiğimizi düşündüğümüzde, hayatımızın ucunda oluyoruz. En tecrübeli anımız, yaşama gözlerimizi yummadan önceki son an. Biriktirdiğimiz her şeyin teker teker anlamını yitirdiği an, o an. Bir sürenin sonuna gelindiğinde, yaşanılanların gülümsediğini, yaşanamayanların eksiklik duygusu kaplıyor. Neredeyse her birimiz, hiç bilmiyoruz ki, yarın denen ertelemeler, belki de hiç ulaşamayacağımız hedefler halinde. Garantisi olmayan yarınlarımız var.

Oysa “bugün”ün bizden beklentisi, onu yaşamamız. Kendimiz için, neyi bir sonraya ertelediğimizi sorgulamak gerekir bazen. Çünkü zor olan, her şeyi bugünde yaşamak. Ertelemeden. İçimizden geldiği gibi. Yarının belki de hiç olmayacağı, olamayacağı ihtimali ile. Yarını kurgulayan biz değiliz çünkü!

*

Şimdi bir düşünelim. Her yaştaki bizler, bu yaşlara nasıl eriştiğimizi hatırlıyor muyuz? Geçen yıllar, tükenen zamanlar, nasıl da bir çırpıda geçmiş gibi geliyor. Geride biriken yılların ne kadarını tam olarak hatırlıyoruz? Kısa kısa kesitler olmuş “dün” denen zaman. Oysa yaşarken ne kadar da uzun geliyordu! Değilmiş!

Sürdürmekte olduğumuz her zamanın sadece bir “bugün” olduğu bilincine varana kadar, bugün dün oluyor ancak o zaman da “yarın” kalmıyor.

“İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır” der Dostoyevski.  Hayat da böyle. Onu en iyi anladığımız, tadına ve varlığına en alıştığımız, nasıl yaşamamız gerektiğinin bilincine en vardığımız anda, sonuna geldiğimizi, ayrılık çanlarının çaldığını anlarız. Ne var ki, bir kere bitmiştir artık. Peki, tüm bunları bilen bizler, nasıl oluyor da yine “bugün”ü, hep sonraya erteleme güdüsüne yeniliyoruz? Nasıl oluyor da bu aymazlıkla tükeniyor, hayatımızı tüketiyoruz? Nasıl oluyor da yeniliyor, bugünü yaşama mücadelemizi hep kaybediyoruz?

Tüm soruların cevabı, kendimize soracağımız sorularda gizli. Ne zaman, sadece kendi istediğimiz için yaptık bir şeyi? Ne zaman, başkaları olmadan yaşadık bir anın büyüsünü? Ne zaman, ruhumuzda kopan fırtınaları, dindirmeye değil, bizi en mutlu edecek sahile salıvermeyi yaşadık?

“Her zaman”, yanıtı ne denli çoksa, o kadar kazanımınız var kendi “yaşam kavganızda”. Bencilliğe kaçmadan, yaşamı yalnızlığa mahkûm etmeden, kurulabilen dengelerle kurduğumuz köprülerin üzerinden “bugün” için, sadece kendimize özel duygular ve arzuları yaşama başarısına ulaşabilmek, hayatı anlamak demek. Yaşamın ucunda bir adres, yaşamın bitiminde bir beklentidir sadece “yarın” denen ertelemeler.

Oysa bugün, hep başucumuzda! Sadık bir beklentiyle...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Haziran 2019, Pazartesi    Düşmanı mahvetmeden zaferi kazanmak
14 Haziran 2019, Cuma    Epistemoloji
13 Haziran 2019, Perşembe    Yapısökümü
12 Haziran 2019, Çarşamba    Sudaki iz
11 Haziran 2019, Salı    Mevcut dünya düzeni çökerken...
10 Haziran 2019, Pazartesi    Mutlu aileler  
7 Haziran 2019, Cuma    Sivil itaatsizlik
6 Haziran 2019, Perşembe    Yerkürenin diyasporası 
4 Haziran 2019, Salı    Mutlu bayramlar
3 Haziran 2019, Pazartesi    Seviyor mu?

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Düşmanı mahvetmeden zaferi kazanmak
Ferhat ATİK | 17 Haziran 2019, Pazartesi
Hint halkı tarafından “Mahatma” (Büyük Ruh) olarak isim takılan Mohandas Karamşand Gandhi, içinde olduğu sosyal yapının yasaklamasına karşın, İngiltere’de hukuk öğrenimi yapmıştı. Afrika’da, on binlerce Hintli’nin esi...
Epistemoloji
Ferhat ATİK | 14 Haziran 2019, Cuma
Sözcüklerin yeni bir yolculuğu için ele aldığım bir kelime: Epistemoloji.
En birincil tanımlama ile “Bilgi Felsefesi” anlamı taşıdığını belirtebiliriz. Ancak bu tanımlama elbette ki yeterli kalmaz, ‘bilgi’ ifadelendi...
Yapısökümü
Ferhat ATİK | 13 Haziran 2019, Perşembe
Jürgen Habermas tarafından yapıbozum, “temizlemeye çalıştığı çöpleri durmadan arttırmasıyla” eleştirilmiş, Derrida’nın öldüğü gün ise Joath...