Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 12 Haziran 2019, Çarşamba

Sudaki iz

Paylaş  
21
22
21

Aslında bu bir kitap tanıtımı değil.

Bahse konu olan bir kitap ama içeriğimiz tanıtım değil. Sudaki iz Ahmet Altan'ın ikinci romanı. İlk kez 1985 yılında Can Yayınları tarafından yayımlanan bir kitap. Aynı yıl üçüncü baskısı yapıldıktan sonra toplatılmış ve hakkında dava açılmıştı.

İki yıl süren dava sonucunda iki buçuk sayfasında “müstehcen içerik” olduğuna karar verilerek imhasına karar verildi. Yıllar sonra yapılan baskılarına bu mahkeme kararı eklendi ve söz konusu sayfalar bantlanarak yayımlandı.

Mesele kitap değil dediğim gibi. Mesele “müstehcen içerik” kavramı.

Müstehcen sözcüğü “edebe aykırı” şeklinde tanımlanıyor. Edep ise “toplum töreleri” şeklinde anlatılıyor. Töre ise “Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü” olarak tanımlanıyor.

Tümüne bakıldığında günümüz toplumlarının özellikle kültürel ve sanatsal temada tek bir ortak paydası olması mümkün değil.

Bu nedenle hala yasalarda bulunan hatta yasalara yeni yeni eklenmeye çalışılan “müstehcen” ifadesi pek de eskisi gibi bir ihtiyaç değil.

Yaşam ilerliyor ve çağ teknoloji ile hızlı değişiyor.

Ne var ki bu değişim toplum ölçeğinde yer alan homojen kalıpların dışında çıkılıp daha parçalı şekilde ortaklıklar kurulmasın aneden oluyor. Bu da tüm bir toplumun yekpare bir temel edinmesine engel oluyor.

Hal böyleyken lendi tanımlarından hareket ederek bir sanatsal veya kültürel üretime “müstehcen” denmesi artık imkansızlaştı. Bunda ısrar eden yasal yapılar da ilkelleşti.

Toplum ölçeğinde bunun mümkün olamayacağından hareketle aslında sanata ve kültürel her türlü üretime daha bir hoşgörü ile yaklaşmak modern dünyanın beklentisi olmalı.

Çünkü sanatın teşvik edilmesi yerine yasaklarla körelmesi, toplumun geleceğinde bir ruhsuzluk yaratır ki bunun birey bazında karşılığı mutsuzluktur. 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Ağustos 2019, Çarşamba    Dünyanın eksen kayması
8 Ağustos 2019, Perşembe    Neydi bu Frankfurt Okulu?
7 Ağustos 2019, Çarşamba    Yeniden doğuş
6 Ağustos 2019, Salı    Biraz hayal...
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Kapalı Maraş yazıları
26 Temmuz 2019, Cuma    Holokost'tan sonra
25 Temmuz 2019, Perşembe    Femme fatale
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Üç kadın mitos
23 Temmuz 2019, Salı    Çocuk yetiştirmek adanmışlıktır
19 Temmuz 2019, Cuma    "Film Noir" veya "Neo Film Noir" yazısı

banner
banner
banner
banner
banner

Dünyanın eksen kayması
Ferhat ATİK | 21 Ağustos 2019, Çarşamba
Hegel’in felsefesinde idea, yani bütün şeylerin anlamı ve yaratıcısı, salt mantıksal doğrultuda bir gelişim içinde nesnel, öznel ve mutlak olmak üzere, üç evreden geçer. Düşüncenin varlıkla ili...
Neydi bu Frankfurt Okulu?
Ferhat ATİK | 8 Ağustos 2019, Perşembe
Birkaç dönem önce, akademideki derslerimin birisinde, çok sevdiğim, çok soru soran, araştıran, irdeleyen, öğrenme konusunda hevesli bir sınıfım vardı. Hepsi başarı ile mezun oldu ve biraz hüzün biraz gururla onları da...
Yeniden doğuş
Ferhat ATİK | 7 Ağustos 2019, Çarşamba
Her ne kadar sanatsal bir şey gibi düşünen “sözde sanatçı” sığ düşünceler olsa da Rönesans, bütünlüklü bir devrimdir.
Sözcük anlamı bile bunu anlamaya yeter. Rönesans, Fransızca’da “Yeniden Doğuş" anlamına gelir ve A...