Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. Deniz İşçioğlu | 12 Ocak 2019, Cumartesi

Acı, çok acı...

Paylaş  
18
16
17

Acı, çok acı…

Bitmek bilmeyen şiddete karşı, bitmeyen bir karşı direnç gösterirsek.Şiddeti normalleştirmenin önüne büyük bir set çekmiş oluruz. Biz şiddeti normal gören bir toplum değiliz… Hiçbir şeklini kabul edemeyiz… kabul etmemiz de çok acı sonuçlar doğurur.

Öncelikle bu bir güvenlik sorunudur. Kentte, kentsel güvenliktir, okulda, hastanede, sokakta, markette hatta evimizde güvende olduğumuz duygusunu kaybetmek istemiyoruz.Kaybedersek ne kadar da acı.

Şiddet üzerine yapılmış çalışma çoktur. Sosyologlar, psikologlar çokça çalışır. Benim bilimsel ilgi alanımla ilgili olarak benim yapmış olduğum okumalar kentsel güvenlik kapsamında suç ve şiddet olmakla beraber…  Kent ve siyasal şiddet üzerine da oldukça değerli ve önemli araştırmalar yapılmıştır.

Yönetsel veya siyasi açıdan baktığımız zaman yönetenle yönetici arasındaki iletişim şekli, bir çatışmaya dönüşünce “şiddet” başvurulan bir yol olarak görülmüş ne kadar acı. Toplumsal çatışma ne kadar acı.

Bir anne ve evlat arasındaki iletişim, doktor ve hasta arasındaki, iki sevgili veya eş arasındaki, öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişim ve ilişki bozulunca ilişki biçimi çatışmaya dönünce şiddet sinsice yerini mi alıyor?Acı.

Bugün suçu kentleşme dinamiklerine bağlayabiliyoruz, suçu ona atabiliyoruz.Büyük kentler, kentleşme oranı yüksek, nüfus yoğunluğu yüksek, göç hızı yüksek. Suç ve şiddet oranı da yüksek diyoruz. Diyebiliyoruz. Ama tüm bunların olmadığı yerlere de bakıyoruzşiddet yine var. Ne acı. Kentte maliyetler yüksek, ekonomik sorunlar, işsizlik derken.Yapmayın şiddeti haklı gösterebilecek nedenler üretmeyin.

Hani o ünlü Alman Atasözünde olduğu gibi “Kent hayatı insanı özgür kılardı” Ne de olsa toplumsal denetim mekanizmaları büyük yerlerde güçlü çalışamazdı. Küçük toplumlarda, toplumsal denetim daha bir sıkı çalışır. Çalışır da, kırsalda şiddet olaylarına rastlanmaz mı? Küçük topluluklarda. Töre cinayetleri bunun neresindedir? Mesela. Acı, çok acı…

Şiddet bir toplumum temel sorun kaynaklarından biridir. Güvenli bir kent, güvenli bir okul, güvenli bir hastane için nasıl bir yapılanma ihtiyacı vardır? Bireyin kişisel, ailesel, çevresel, toplumsal ilişkileri onu şiddete eğilimli nasıl yapabilir? Daha da önemlisi bu nasıl engellenebilir?

Şiddetin tanımı toplumdan topluma değişiyorsa işimiz kolaydemek ki şiddetin önünde durabilecek en büyük güç yine biziz.Toplumdur.Kültür kaymaları, yabancılaşma, değersizleştirme, öfke kültürü bizim toplumumuza ait olmamalıdırolursa acı hem de çok büyük acı…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
5 Temmuz 2019, Cuma    Maraş ve mekan tartışması...
28 Haziran 2019, Cuma    Çevrenin sınırları...
25 Haziran 2019, Salı    Doğu Akdeniz'de güç dengesi...
20 Haziran 2019, Perşembe    Kent üstüne siyaset yapılsın
8 Haziran 2019, Cumartesi    Sihirli değnek...
31 Mayıs 2019, Cuma    Biz birbirimizi biliriz...
20 Mayıs 2019, Pazartesi    Kısa bir süreç analizi: Hükümet kurmak bir sorumluluktur
15 Mayıs 2019, Çarşamba    Hükümet işi: Görüşmeler başladı
11 Mayıs 2019, Cumartesi    Hükümet işi: İstikrar ve güven
9 Mayıs 2019, Perşembe    Faturalar çıktı...

banner
banner
banner
banner
banner

Maraş ve mekan tartışması...
Doç. Dr. Deniz İşçioğlu | 5 Temmuz 2019, Cuma
Maraş siyasal tartışmaların ötesinde bir mekan tartışmasıdır…
Maraş hep siyasal söylemlerle gündeme gelen bir kent olmuştur… Elbette ki kentin siyasal boyutu göz ardı edilemez… Fakat siyasal boyutunun yanında mekânsa...
Çevrenin sınırları...
Doç. Dr. Deniz İşçioğlu | 28 Haziran 2019, Cuma
Çevre politikaları ile ilgilenmemiz için muhakkak bir çevre sorunu ile karşılaşmamız beklenmektedir. En azından bizim gibi gelişmekte olan toplumlarda böyledir… Ne de olsa daha büyük sorunlarımız vardır… Onun adını da...
Doğu Akdeniz'de güç dengesi...
Doç. Dr. Deniz İşçioğlu | 25 Haziran 2019, Salı
Doğu Akdeniz’de güç dengesi… Yeniden kurulmak isteniyormuş… Güç, devletlerin bazen tek başlarına bazen de müttefikleri ile başarabildikleri bir kavram… Öyle eskiden topla tüfekle… Şimdilerde teknoloji ve güçlü ekonomi...