Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Muhittin Tolga Özsağlam | 4 Kasım 2019, Pazartesi

Nasıl bir Cumhurbaşkanı istiyoruz?

Paylaş  
48
13
48

Son günlerde Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin gerek siyasilerin demeçlerinde gerekse köşe yazılarında gözle görülür bir artış var...

Bir taraftan siyasiler diğer taraftan da köşe yazarları nasıl bir Cumhurbaşkanına ihtiyaç duyulduğunu anlatmaya çalışıyorlar... Bu gayet de doğal, artık seçim sathı mahalline girdik sayılır...
Kıbrıs sorununun mevcudiyetinden dolayı Cumhurbaşkanlığı görevindeki kişinin ilk görevi müzakere sürecini götürmek olarak görülüyor... Ancak müzakere süreci olmadığında Cumhurbaşkanının bugünkü şartlar altında yapabileceği birçok görev var... Elbette kadrosuyla...

Örneğin Cumhurbaşkanı anayasanın verdiği yetki çerçevesinde Bakanlar Kuruluna gerekli gördüğü zaman Başkanlık yapabilir ve iç siyasete yönelik konularda yönlendirici bir role sahip olabilir...
Uluslararası ilişkilerin ise salt müzakereden ibaret görmemiz gerekir diye düşünüyorum...
Çözümsüzlüğün getirdiği zorluklar önümüzde, kapsamlı çözüm hedefi masada durmakla birlikte, müzakere yoksa Kıbrıs Türk halkına nefes aldırabilecek refah sağlayabilecek yapılması gereken başka işler de vardır...

Neler olduklarını bir özetleyelim...

Diplomatik bir misyona sahip Cumhurbaşkanının başta Türkiye ile ilişkilerde etkin bir rol alması... İlişkilerin iyi bir düzlemde gitmesini sağlaması...

Kıbrıs Türk lideri sıfatıyla Brüksel’de diplomatik-lobi faaliyetlerinde bulunması ve faaliyetlerin ileri taşınması için bir kadro oluşturması...

Oluşturacağı kadroyla Yeşil Hat Tüzüğü ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü ile ilgili çalışmaları Dışişleri Bakanlığı kadrolarıyla birlikte yürütmesi...

Kıbrıs’ta taraflar arasında iş birliğini artıracak adımların atılmasında öncü rol oynaması (ortak ekonomik mekânlar, kolejler vs.)

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun çalışmalarının yakından takip etmesi ve yürütülmesinde etkin rol oynaması, hükümetle istişare içerisinde çalışmalar yürütmesi...

Eğitim, kültür, sanat ve spor alanlarında Kıbrıs Türk halkının dünyadan izolasyonunu sonlandıracak, uluslararası faaliyetlerin yaşama geçirilmesinde kadrolarıyla birlikte aktif lobi çalışması yapması, bu konularda sivil toplum örgütlerine destek vermesi...

Uluslararası alanda Kıbrıslı Türkleri temsil eden bir makamdır Cumhurbaşkanlığı makamımız. Bu makam yurt dışında liderlik olarak tanımlansa da bir halkın temsiliyetini simgeler...

Bu bakımdan yukarıda özetlediğimiz konularda da çalışacak ve etkin olabilecek bir Cumhurbaşkanı ve kadrosuna ihtiyaç var diyorum...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
14
 
0
 
1
 
0
 
1
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
11 Kasım 2019, Pazartesi    Elveda NATO!
28 Ekim 2019, Pazartesi    Sert güç kullanımı ve diplomasi...
21 Ekim 2019, Pazartesi    Gerçekten uzaklaşma ve tepkisel hallerimiz...
14 Ekim 2019, Pazartesi    Türkiye ve diğerlerine dair algı
7 Ekim 2019, Pazartesi    Bir St. Petersburg anısı...
30 Eylül 2019, Pazartesi    Kıbrıs Türk Solu ve çevrecilik...
23 Eylül 2019, Pazartesi    Belediyeler reformu beklerken...
16 Eylül 2019, Pazartesi    Kıbrıs'ta iki ayrı devletin sonuçlarını düşünmek!
9 Eylül 2019, Pazartesi    Mekik diplomasisi ve kısıtlı zaman!
2 Eylül 2019, Pazartesi    Toplumsallaşma noksanlığı...

banner
banner
banner
banner

Elveda NATO!
Muhittin Tolga Özsağlam | 11 Kasım 2019, Pazartesi
Elveda Lenin filmini sanırım bir çoğunuz izlemiştir... İzlemeyenler için mutlaka izlemelerini tavsiye ederim... Yazımın başlığını yıllar önce izlediğim bu filmi anımsayarak yazdım...

Geçtiğimiz hafta, önce Fransa Cu...
Sert güç kullanımı ve diplomasi...
Muhittin Tolga Özsağlam | 28 Ekim 2019, Pazartesi
Türkiye’nin Suriye’deki askeri operasyonuna dair diplomasi ve uzlaşı ön plana çıktı şeklinde yorumlar yapanlar gözden kaçmıyor...

Ancak yapılan yorumların sert güç kullanımını göz ardı ettiklerini söylemek yanlış ol...
Gerçekten uzaklaşma ve tepkisel hallerimiz...
Muhittin Tolga Özsağlam | 21 Ekim 2019, Pazartesi
Francis Fukuyama 1992 yılında <Tarihin Sonu> kitabında liberal sistemin hem ülkelerin yönetiminde hem de uluslararası ilişkiler sisteminde egemen olacağını iddia etmişti... Yıllar geçti ve Fukuyama önce hata yap...