Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 3 Şubat 2019, Pazar

Anayasa'ları mahkeme mi yazar? Siyaset mi?

Paylaş  
16
22
16

Kıbrıs adası “seçim” denilen meseleyi ilk ne zaman yaşadı? Biliyor musunuz?

Osmanlı döneminde…

Tanzimat’tan sonra…

İlk defa o zaman oluşturulan taşradaki yerel meclisler bâbında kurulan Meclis-i Cezire-i Kıbrıs’ta (Kıbrıs Adası’nın Meclisi, demektir) atanmış olan Evkaf Müdürü, Naip, Müftü ve Başpiskopos’un yanında, her iki “cemaat”ın da seçilmiş temsilcileri vardı. Ve “hayret bir şeydir abi” ama, bunların sayısı eşitti! Dört Müslüman, dört Hristiyan! Osmanlı zamanını konuşuyoruz… 1867 Meclis’inin bir listesi M. Haşim Altan’ın Belgelerle Kıbrıs Vakıflar Tarihi isimli kitabının 1. Cildinde var… (s. 240-242) Herkes, temsilcisini ayrı ayrı seçiyordu…

1891’de İngiliz yeni anayasa yapıp da Kavanin Meclisi’nde temsiliyeti eşitlikten çıkarıp, nüfus oranına bağlayınca, ada Türkleri isyan derecesinde itiraz ettiler çünkü o esnada “de jure” olarak bağlı bulunulan Osmanlı’nın diğer taşra vilayetlerinde temsiliyet, halâ eşitti… Ta ki muhteremler, hepsini de almaya kalkıp bütün Anadolu ve Pontus’u kafalarına giyene kadar… Tanzimattan sonra… Eşittiler…

Bizde İngiliz “eşitliği” bozdu… Ama temsiliyet, halâ herkesin kendi temsilcilerini seçtiği, ayrı ayrı seçimlerle sağlanmaktaydı. Bütün İngiliz döneminde de öyle oldu…

Geldik Kıbrıs Cumhuriyeti dönemine… Onun anaysasının ilgili maddelerini de dün yayınladık… Her “cemaat” (daha Osmanlı tanımını kullanıyoruz, “Halk” demeye dilimiz varmıyor! Onun sebebini de geçenlerde yazdım. Bkz. Terminoloji,başlıklı yazı) kendi temsilcilerini kendi seçecek, biri ötekine karışamaz, ortak liste olamaz. Madde 63…

Neden böyle bir düzenleme var? Onun sebeplerini de bir başka yazıda ele alacağım ama biz bu anayasa maddelerini hatırlatıp, “ Henüz yürürlükte olan bu anayasaya rağmen, gidip AKEL’den aday çıkarsanız, bir daha 60 Anayasası lâfını ağzınıza almaya hakkınız yoktur” dedik ya? Niyazi Kızılyürek’in bazı müridleri, (aslında ona da bağlı değiller AB Muhibbi’dirler! Emperyalizm kendilerine para kaptıracak hevesi ile ham hayaller kuruyorlar) İbrahim Aziz Davası ile AB Müktesabatına atıf yaparak, hile-i şeriyye etmeye kalkışmaya girişti, dünden beri…

Birkaç noktaya dikkat çekmek lâzım:

İbrahim Aziz dostumuz, AKEL’in “iğvasına uyup” 1955’ten beri Rumlar arasında yaşıyor ama seçme ve seçilme hakkı yok! Dün aktardığımız anayasanın 3. Maddesine göre gelip, “ben bu cemaatten çıktım” diye Cemaat Meclisi başkanından izin isteyecek hali yoktu! Çünkü TMT “vatana ihanetten” peşinde idi, canını zor kurtarabildi! Yıllarca saklandı… O ayrı hikâye, zaten komünist olduğundan kiliseye biat etmesi de söz konusu değildi. Kaldı ki “Yahu etmeyin da ben de Türküm” dediği için, AKEL’den de dışlanmıştı. Yani anayasanın kendine verdiği hakları kullanıp da “Rum listesi”ne yazılarak seçme ve seçilme hakkını kullanacak durumu yoktu. Türk listesine de giremiyordu! Çünkü Türkler arasına da zaten gelemiyordu!

Şimdi: a) Bu durum ile Niyazi’nin durumu arasında ne gibi bir benzerlik var? Ki İbrahim Aziz Davası emsal olsun? Onun da mı peşinde birileri var? Kim? b) Bir mahkeme kararının bir başka yerdeki anayasayı değiştirdiği nerde görülmüş? Kıyaslanabilir mi? Kıyaslanacaksa o zaman ABD Colombia District Court’un 9 Ekim 2014 tarihli Tomazos Davası Kararı neden emsal olmuyor?O  kararda da diyor ki: “ Her ne kadar biz tanımasak da orada cumhurbaşkanı, başbakanı, meclisi ve mahkemeleri ve seçimleri ile demokratik bir devlet var…” Buyrun! Dora mana? O geçer da bu geçmez mi? Demek ki şimdi mahkeme kararı var, 60 Anayasası yürürlükten kalktı, iki ayrı devlet yürürlüğe mi girdi? Yoksa “O başka, bu başka” mı? ABD emperyalsit, Almanya, Belçika, Fransa falan filan komayın da  “ulusal kurtuluş hareketleri”, sosyalist! Bunlarınki sayılır, ABD’ninki sayılabilemez… Neçün? “Hoşumuza gitmedi… Versin fonları, onu da savunalım… Beleş olur?”

Kaldı ki hangi mahkeme 1839’dan 2019’a kadar 180 yıldır uygulanan bir geleneği iptal edebilir? Da anayasayı bırakayım da mahkemeye bakayım! Ve üstelik o davada Rum yönetimi de kendini savunurken bu benim ileri sürdüğüm anayasanın, ileri sürdüğüm maddelerini kullandıydı… “Bu hakkı veremiyoruz, çünkü anayasa engel!”

Ve nihayet, dikkatinizi çekerim: Kendi günahlarını ört bas etmek için Kıbrıs Sorunu’nu emperyalizm’in çıkardığını ileri sürmekte bir saniye duraksamayan AKEL, (oysa 1804’te biz burada vuruşurken daha dünyada emperyalizm yoktu) işine gelince de Avrupa Birliği Müktesebatı ve Avrupa Birliği Mahkeme kararlarına sığınarak politika yapacaksa, biz de soracağız:

“Siz kimin temsilcilerisiniz? Kıbrıs Rum halk ve iddia ettiğiniz gibi Kıbrıs Türk halkı’nın mı? Emperyalizmin mi?” Sizin racon, nalıncı keseri mi?

Anayasalar, mahkemelere bağlı değildir… Tam tersi doğrudur! Mahkemeler anayasalara bağlıdır…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
22
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
3 Şubat 2019, Pazar
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Yani Sn Beratlı bu yazdıklarınıza göre tanzimat dönemindeki seçmenlerin günümüzdekilere göre daha kendini bilen ve sorumluluk sahibi seçmenler/adaylar oldukları mı demek oluyor?

YAZARIN SON 10 YAZISI
7 Nisan 2019, Pazar    Ya ondansın ya bundan
15 Mart 2019, Cuma    Dikkatinizi çekerim
3 Mart 2019, Pazar    Yettiniz yani
23 Şubat 2019, Cumartesi    Ben bunların yoldaşı değilim…
10 Şubat 2019, Pazar    Neden hata yapıyor?
9 Şubat 2019, Cumartesi    Niyazi telefon etti...
6 Şubat 2019, Çarşamba    Niyazi Kızılyürek yanılıyor
2 Şubat 2019, Cumartesi    Sevgili Niyazi, yanlışta ısrar etme…
27 Ocak 2019, Pazar    Diyeceğiniz var mı?
5 Ocak 2019, Cumartesi    Terminoloji’yi gözden geçirmek…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Ya ondansın ya bundan
Doç. Dr. N. BERATLI | 7 Nisan 2019, Pazar
Niyazi Kızılyürek arkadaşımın AKEL’den AP’na aday gösterilmesinin, hem Kıbrıs Anayasası’na, hem Kıbrıs’ın AB’ye üye olmasını düzenleyen Protokol 10’a ve hem de AB’nin AP seçimlerini düzenleyen kendi müktesebatına aykı...
Dikkatinizi çekerim
Doç. Dr. N. BERATLI | 15 Mart 2019, Cuma
Öğrencilik günlerimiz İstanbul’unda neler yapmakta olduğumuzu bilmeyen yok! Hem biz anlattık, hem de konuşuluyor. O minval üzre, o zamanlar bizim ideolojik şekillenmelerimizde çok payı olan Ürün dergisinin kolek...
Yettiniz yani
Doç. Dr. N. BERATLI | 3 Mart 2019, Pazar
Konunun yabancılarını sıkmak pahasına, bugün birazcık Marxizm-Leninizm konuşacağım, kusura kalınmaya. “Sol politika” konuşacaksak herhalde argümanımız Asım Akansoy ya da Ferdi Sabit olamaz! Andros Kiprianu, hiç olamaz...