Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 17 Temmuz 2017, Pazartesi

Leica özgürlük treni

Paylaş  
32
61
33

 

Bu bilgiler resmi kaynaklı...

Leica marka yüksek kalitede fotoğraf makinesi üreticisi Ernest Leitz’ın kamera ardındaki yaşamının gizli kalmış gerçeklerinden en önemlisi, Yahudileri Nazilerden korumak için onları ülke dışına kaçırmasıydı.

Leica fotoğraf makineleri fabrikasının sahibi II. Ernst Leitz’in çok sayıda Yahudi’yi Nazilerden kurtarmış olduğu, yıllar sonra İngiltere’de yaşayan bir rabbinin araştırmaları sonucu ortaya çıktı.

Hitler’in iktidara gelmesinden birkaç gün sonra II. Ernst Leitz, (babasının da adı Ernst Leitz’ti) 1925’ten beri Leica üreten optik fabrikasının yer aldığı Wetzlar kentinden bir dizi Yahudi gencini işe almaya başladı. Onları New York, Fifth Avenue’da bulunan Leica’nın showroomunda veya ABD’nin farklı yerlerinde pazarlamacı olarak çalıştırmak üzere bilinçli olarak eğitti. Yahudilerle evli olan ve bu nedenle cezaya çarptırılacak bazı Almanlar Leitz sayesinde kaçabildiler.

II. Ernst Leitz’in işçilerini ve meslektaşlarını sessizce Almanya dışına kaçırma operasyonuna Holokost tarihçileri mecazi olarak “The Leica Freedom Train” (Leica Özgürlük Treni) adını verdiler. Böylece işçiler, emekliler, dostları ve onların aileleri Leica’nın temsilciliklerinde çalışmak üzere Fransa, İngiltere, Hong Kong ve ABD’ye gönderildiler.

İngiltere’den bir rabbinin adeta bir dedektif gibi yaptığı araştırmaları sayesinde Leica kurtarılanlarının gerçeği aydınlığa kavuştu.

Naziler orduda fotoğrafa büyük önem verdikleri için Leitz’in fabrikasının üretimi de giderek gelişiyordu. Naziler Leica marka kamerayı propaganda amacıyla büyük miktarda kullanmaktaydılar. Leitz de bu yoğun üretim sayesinde Yahudi işçileri ile onların ailelerini Almanya dışına çıkarma planını başarı ile yürütebildi. Zaman zaman Gestapo’nun gözü Leitz’in üzerinde olsa da onlar için üretimin devamı çok önemliydi. Leitz’in hayat kurtarma operasyonu, Hitler’in Polonya’yı işgal etmesinin ardından Almanya sınırlarının kapatılması ile 1939’da son buldu.

Ernst Leitz de aynen Oscar Schindler gibi Nazi Partisi’nin üyesiydi. Holokost kurtulanları 1988 yılında savaş döneminde zorla işçi çalıştırmış Almanya fabrikalarına dava açtılar. Bu fabrikaların arasında Leica da vardı. Leica 1999 yılında zoraki çalıştırdığı işçilere tazminat ödedi.

Leitz Ailesi bu kahramanlık öyküsünün geniş kitlelerce bilinmesini istemedi, gizli kalmasını tercih etti. Buna rağmen “Leica Özgürlük Treni” olayı gün ışığına çıktı. Hatta sonradan, Frank Dabba Smith’in kaleme aldığı; “The Greatest Invention of the Leitz Family: The Leica Freedom Train” adlı bir kitaba ve “One Camera, One Life” adlı filme konu oldu.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Nisan 2018, Perşembe    "Hollywood Evleri" deyince ne anlarız?
18 Nisan 2018, Çarşamba    Kötü sempatik gösterilirse!
16 Nisan 2018, Pazartesi    "Saklı kalmasın"
12 Nisan 2018, Perşembe    Umudun kuşu: Anka
11 Nisan 2018, Çarşamba    Bugün işte o gün: Yom Ha Şoa
10 Nisan 2018, Salı    Sözün tehlikesi
9 Nisan 2018, Pazartesi    Negatif özgürlük
6 Nisan 2018, Cuma    ‘Yeşil’ bir yazı
5 Nisan 2018, Perşembe    Ortadoğu'da durumlar
4 Nisan 2018, Çarşamba    Ne büyük dertmişiz meğer!

banner
banner
banner
banner
banner

"Hollywood Evleri" deyince ne anlarız?
Ferhat ATİK | 19 Nisan 2018, Perşembe
Hollywood, Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Los Angeles kentinin bir bölgesi olmaktan öte bir yerdir. Sinema stüdyolarının ve film yıldızlarının oturduğu evlerin bu bölgede yoğunlaşmasınd...
Kötü sempatik gösterilirse!
Ferhat ATİK | 18 Nisan 2018, Çarşamba
Tarihin en eski rekabeti KÖTÜ ile İYİ arasındadır.
“KÖTܒnün kötü olduğu kanıtlanınca, İYİ’nin iyi olduğu anlaşılır” der Çinliler. 
Karşıt kavramlar birbirleri ile rekabet içindedir. Bu rekabetin galibi ise kötü olm...
"Saklı kalmasın"
Ferhat ATİK | 16 Nisan 2018, Pazartesi
Ben Lefkoşalıyım. Yedi göbek derler ya, anneden de babadan da öyle denk geldi. Belki de bu nedenle köyleri çok severim. Farklılıkları ve samimiyetleri için. Elbette bunları konuştuğumuz zamanlar bugünler olunca, bu ve...