İnsan neden kendini sabote eder?

Yayın Tarihi: 31/03/26 08:00
okuma süresi: 3 dak.

 

İnsan, hayatındaki en büyük mücadeleyi çoğu zaman dış dünyayla değil, kendi iç dünyasıyla verir. Tam her şey yoluna girecekken geri adım atmak, bir fırsat doğduğunda ertelemek ya da başarıya yaklaşmışken anlamsız hatalar yapmak… Bunların hiçbiri rastlantı değildir. İnsan bazen farkında olmadan kendi yoluna taş koyar.

Bunun temelinde zihnin güvenlik arayışı vardır. İnsan zihni, alıştığı durumları korumak ister. Bu durum acı verici bile olsa, tanıdık olduğu için güvenli gelir. Oysa yeni bir adım, yeni bir başarı ya da değişim, bilinmezlik içerir. Zihin için bilinmezlik çoğu zaman tehlike demektir. Bu yüzden insan, ilerlemek yerine geri çekilerek kendini koruduğunu zanneder.

Bir diğer sebep ise insanın kendine dair oluşturduğu inançlardır. Eğer kişi derinlerde bir yerde “ben yeterli değilim” ya da “ben bunu hak etmiyorum” gibi düşünceler taşıyorsa, bu düşünceler davranışa dönüşür. İnsan bazen bilinçli olarak başarıyı ister ama bilinçaltı buna izin vermez. Çünkü kişi, kendi değer algısıyla çelişen bir noktaya geldiğinde, o durumu sürdüremez.

Alışkanlıklar da bu sürecin önemli bir parçasıdır. İnsan, yıllar boyunca aynı düşünce kalıplarını tekrar ettikçe, bu kalıplar onun gerçeği haline gelir. Sürekli erteleyen biri, zamanla “ben zaten böyleyim” diyerek bu davranışı kimliğine dönüştürür. Böylece değişim ihtimali her geçen gün daha da zorlaşır.

Kendini sabote etmenin bir diğer yönü de korkudur. Başarısızlık korkusu kadar, hatta bazen ondan daha güçlü olan bir şey vardır: başarı korkusu. Çünkü başarı, beraberinde sorumluluk getirir. İnsan, o sorumluluğu taşıyamayacağını düşündüğünde, farkında olmadan kendini geri çeker.

Bu döngüyü kırmanın yolu ise farkındalıktan geçer. İnsan, kendine dürüst bir şekilde bakabildiğinde, hangi davranışın kendisini aşağı çektiğini görebilir. Değişim, bir anda değil; küçük ama kararlı adımlarla gerçekleşir. Her fark edilen düşünce, her sorgulanan alışkanlık, insanı biraz daha özgürleştirir.

Belki de en önemli soru şudur: İnsan gerçekten kendine engel mi, yoksa kendini korumaya mı çalışıyor? Bu sorunun cevabı bulunduğunda, sabote eden tarafın aslında zarar vermek değil, korumak istediği anlaşılır. Ancak insan, neyi koruduğunu fark ettiğinde, artık kendine zarar vermeden de var olabileceğini öğrenir.


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Ferhat ATİK yazıları