KKTC vatandaşlığı, AB vatandaşlığı sağlar mı?

Yayın Tarihi: 18/05/26 07:30
okuma süresi: 4 dak.

Her devletin, her konuda, kendine özgü politikaları var.

Bazıları hükümetlerin siyasi ideolojilerine göre değişiyor, değişebiliyor, bazıları, iktidardaki siyasi ideolojiden bağımsız olarak, devletin politikası oluyor ve ne değişiyor, ne de değiştirilmesi tartışılabiliyor.

Temel politikalar, ülkenin güvenliğinden, vatandaşlığa kadar.

Bunlar hassas konular, hükümetler üstü, ülke ile direk bağlantılı.

Yasalar, kanunlar ve elbette ülkenin tarihi içinde gelişmiş, oturmuş alışkanlıklar, örf, adetler, hepsi etken.

Vatandaşlık politikası basit değil, bireye haklar veren, sorumluluklar yükleyen ciddi bir mesele.

Vatandaşlığa kabul edilen kişi, diğer vatandaşlar gibi oy kullanan, eğitim ve sağlık gibi kamusal hizmetlere ulaşma hakkı olan kişidir.

Bunun yanında vergi veren, yasalara uyan, toplumsal yapıya ve kültüre uyum sağlayan, vatandaş olduğu ülkede yaşayandır da aynı zamanda.

Bunlar yoksa aidiyet yoktur, ülkeye, topluma bağlılık yoktur, bu ilişkinin birine bir faydası da yoktur.

Elbette farklı durumların olduğu ülkeler de var.

Büyük yatırımlar için vatandaşlık verilen, ülkeye yatırım ve ekonomik güç sağlayan sebeplerle istisnai vatandaşlığa almalar da uygulanıyor.

Bu uygulama da çok tartışılıyor, güney Kıbrıs mesela, çok tartışıldı, iptal edilen vatandaşlıklar oldu.

Çünkü vatandaşlık aidiyetle ilgili, o ülkeyi, insanlarını tanımak, tarihini kültürünü bilmek, uyum sağlamak.

Tanım belki çok uzadı.

Ancak geleceğim nokta bunlarla bağlantılı.

KKTC vatandaşlığı kimine zor, kimine kolay verilebiliyor.

Doğumla vatandaşlık hakkı tartışmalı olmamalı, sonuçta burada doğmak kişinin tercihine bağlı değil.

Burada doğmuş, ailesinin geldiği yere hiç gitmemiş bile, eğitimini, işini burada kurmuş, uyum sağlamış herkesin en önemli hakkı bu.

Hükümetin son verdiği vatandaşlıklar tartışılıyor.

Üstelik sadece KKTC değil.

Türkiye kamuoyu konuyu çok farklı yönlerle tartışıyor, çoğu eksik, yanlış, çoğu politik malzeme.

Bakanlar Kurulu kararlarıyla KKTC yurttaşlığı verilen eski AK Parti Milletvekili Mehmet Metiner tartışmaların merkezinde ve şu açıklamaları yapmış;

“Kaçacak olsam Amerika’ya değil, Rusya’ya kaçarım da neden kaçayım? KKTC vatandaşlığı almam neden bu kadar büyütülüyor anlamıyorum. Kıbrıs bizim yürek coğrafyamızın en aziz parçalarından biridir. Kıbrıs davasına gönül vermiş biri olarak vatandaşlık başvurusu yaptım.”

Nasıl başvuru yapılmış, ne kadar zaman beklemiş, normal prosedür mü izlenmiş bilmiyorum.

Fakat bu konu bizim için bir tabu.

Vatandaşlık politikası olmayan bir devlet olabilir mi?

Bu soru burada dursun, Mehmet Metiner, Türkiye’den kaçacak olsa, KKTC’ye gelmez herhalde.

Yine Türkiye kamuoyunda, bazı yorumlarda gördüm, şöyle bir algı var;

“KKTC vatandaşları, İngiltere ve AB ülkelerinden çok kolay vize ve vatandaşlık alıyorlar.

Türkiye’de önemli bazı kişilerin KKTC vatandaşlığı alma arzusu bu sebepten geliyor.”

Böyle bir şey yok.

KKTC vatandaşlarının, AB, İngiltere vatandaşlığı alması kolay mı, hepsi için bu hak var mı?

Son dönemde KKTC vatandaşı yapılan, Türkiye de bilinen isimlerin, eski siyasetçilerin beklentisi nedir, tabi ki bilinmiyor.

Birincisi, bu vatandaşlık için istemek yeterli mi ve ne gibi avantajlar sağlayacak ya da sağlıyor?

Seçim sürecinin içinde iken siyasi partilerin vatandaşlık politikası ile ilgili vizyonu nedir, bir başka önemli soru da bu? 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları