Ülkenin aynası, hastaneler ve mahkemeler
Sanal mı yaşıyoruz, gerçeklikten uzak, ya da gerçekliğin gizlendiği, gösterilmek istenilen öne çıkarıldığı bir sahtecilik mi?
Sanki herkes sadece yapmak zorunda olduğunu yapıyor.
Hayattan keyif almaktan çok, yaparmış gibi davranıyor.
Monotonluk, hayatı, yaşamın renklerini, heyecanları, paylaşmayı, esir almış.
Gerçekten böyle midir, yoksa buna bir yerde de olgunlaşmak mı diyoruz.
Daha yalnız, daha sessiz, daha az konuşan, daha çok dinleyen.
İnsanları bağlayan neydi, neden daha samimi, daha doğal, birbirine her daim destek olan.
Daha önceleri toplum olarak, hem bireysel, hem de çalışma alanına göre yakınlık vardı, arada bugünkü gibi uçurum yoktu.
Günümüzde bunlar çok değişti, ekonomik şartlar, gelir ve gider adaletsizliği toplumu böldü, uzaklaştırdı.
Ve yazının başında yazdığım gibi gerçek mücadele, gerçek zorluk, gerçek bedel ödeme, yerini sanal, yapay bir yaşama bıraktı.
Hatta sırf sosyal medya üzerinden süren bir yaşam var.
Kimsenin yaşamasını istemem ama gerçek dünyayı, yaşamı ve ülkeyi görmek, anlamak için hastaneler ve mahkemelere gidin, sırf görmek için.
Neler var, neler.
İnanın ki hayatın anlamını daha iyi anlarsınız.
Evet, çok basit bir cümle “bir ülkenin gerçek durumunu anlamak için hastaneler ve mahkemelere bakın.”
Uzak olduğumuz pek çok konuya, işin için içine girince bakarız, anlar ve zorluğu da çözüm yollarını da o zaman fark ederiz.
Ekonomik sıkıntılar, siyasi tartışmalar, tüm hayatımıza yön veriyor, öncelikli oluyor.
Oysa çok daha kötüleri var, ne ekonomi, ne de siyaset bunları örtmemeli.
Toplumun gündemi sadece siyaset olursa, burada bir sorun olduğunu kabul etmek gerek.
Bunlar, toplumun esas sıkıntılarını yansıtmaz.
Hastaneler, okullar, yollar, mahkemeler ne durumda?
“Bir ülkenin gerçek durumunu hastaneler ve mahkemeler gösterir” bu temel ve insani bir yaklaşımdır.
Sağlık sistemi ve adalet mekanizması, bir toplumun vicdanını ve işleyişini en gerçek haliyle ortaya koyar.
Bir önemli yaklaşım daha “Hastaneler, bir ülkenin insan hayatına verdiği değerin gerçek göstergesidir.”
Devlet vatandaşına ne kadar değer verir, sağlık sistemi ile görülür.
Engellisine, yaşlısına, gencine ne veriyor devlet?
Sosyal alanı belirler.
Mahkemeler ise adaleti temsil eder.
Hukukun üstün, eşit ve hak olduğunu ispatlar.
Güven duygusunun en başta sıradan vatandaşa verilmesi gerek, devletin temeli, güvendir.
Hastaneler yani sağlık sistemi ve mahkemeler arasında ortak bir nokta var.
Doğrudan insan hayatına dokunurlar.
Ne Kıbrıs sorunu, ne ekonomik zorluk, ne tanınmamışlık, ambargolar, hiç biri bunlara mazeret olamaz.
Sağlık yaşamı güvence altına alır, korur, adalet ise hak ve özgürlükleri güvence altına alır.
Bu iki temel, kurumsal yapı, tam olarak işlemediği zaman, toplumda ekonomik şartlardan, sosyal gelişmeye kadar sıkıntılar yaşanır.
Bakmak gerek, kapalı odalardan, masa başından, ofislerden çıkarak, tam olarak sokağa çıkmak budur.
İnsanlar, günlük yaşamlarında neler yaşıyor, temel konu budur.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.