Bürokrasinin yaptıkları ve yapmadıkları
Bizim nesil, bizim yaş gurubumuz, yavaş yavaş emekliliğe doğru yol alıyor.
Bilgi, birikim, tecrübe, oturmuş bir hayat tarzı.
Geriye dönüp bakınca, tecrübenin getirdiği, planlama ve öncelik belirleme, daha bir önem kazanmış.
Bu durum devletler, kurumlar için de geçerlidir.
Devlet, yarını planlayarak yönetilir, ya da yönetilmelidir.
Çok önemli bir kaybımız var “Devlet hafızası”.
Yıllar içinde, uygulamalardan, güncellemelerden, kararlardan, hata, yanlış ve derslerden, kurumların oluşturduğu planlamalardan oluşmuş, devletin temeli.
Bir bütün olarak, yeni yöneticilere aktarma, insan yetiştirme, devletin hafızasını ileriye taşıma.
Bazen tanık oluyoruz, başka ülkelerde, bir yönetici yıllarca aynı pozisyonda çalışabiliyor.
Bu gayet normal, çünkü günün iktidarına değil, devlete, topluma hizmet veriyor, mesele bu.
Bir hükümet değişir, bir bakan değişir, bir müsteşar, müdür veya bürokrat görevinden ayrılır.
Bu artık normalleşti, sistemin kendisi oldu, ancak unutulan bir şey var, devlet devam ediyor.
Devlet, siyasete, siyasilere, hükümetlere, yöneticilere, kişilere göre hareket etmez.
Devlet kurumsal hafızasıyla yönetilir.
Siyasi iktidarlar değişebilir, bu demokrasinin gereği.
Yanlış olan, her değişimde devletin de değiştirilmeye çalışılması.
Kamu görevi kişisel bir makam değil, kalıcı bir görev değil, hele siyasi atamalar.
Bir bakan bugün vardır, yarın başka bir bakan görevde olabilir, olacaktır.
Bir bürokrat bugün bir dairenin başındadır, yarın olmayabilir.
Fakat atılan her imza, alınan her karar, yapılan her işlem devletin kayıtlarında kalır.
Yönetici olmak, sorumluluk almaktır.
Gelinen noktada bunlar tamamen gözden çıkarıldı.
Her alanda siyasallaşma en büyük sorun.
Kamu yönetiminde şuna bakılır;
Yetki kimdeyse, sorumluluk da ondadır.
Ama sık yapılan görev değişiklikleri, atamalar, görevden almalar, en başta devlet hafızasını zayıflatır.
Sorunların önceki dönemlerde ortaya çıkması, yeni yöneticilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İşte bura da yine devlet hafızası ve devletin devamlılığı esastır.
Bürokrasi, devletin hafızasını taşıyan en önemli birikimdir.
Bu birikim gittikçe kaybediliyor, liyakat, iş bilirlik, devlet tecrübesi, bürokrasi de yer bulamıyor.
Bu çok büyük bir sorun.
Söylediğim gibi siyasi irade değişebilir.
Devlet hafızası korunmazsa, aktarılmazsa, geçmişin hataları, yanlışları yapılmaya devam ederse, en başta toplum kaybeder.
Tamamen siyasi, devlet ve kurumsal çalışma sistemini bilmeyen, sorumluluk almayan, yaptığı işiten dahi habersiz olan bir bürokrasi, devletin temelini sarsar.
Ve yeni gelen yönetici de iş alanında bilgisizse işte buda devlet hafızasının zayıfladığının bir başka göstergesidir.
Yeni bir siyasi iklime doğru gidiyoruz.
Şimdiden öngörü de bulunmak tabi ki mümkün değil.
Devletin geçmiş ve geleceği arasındaki bağı, bilgi, birikim ve tecrübeyi, yine devletin devamlılığı açısından korumak gerek.
Bürokrasi kişilere verilmiş bir hak değil, devletin hizmet ve sistemi açısından uygulanması gereken bir planlamadır.
Bürokrasini bugün yaptığı, ileriyi, geleceği yakından ilgilendiriyor.
Maalesef, bu noktadan çok uzaktayız.
Geçmiş uygulamalara, bürokrasiye baktığımız zaman bunu çok net görüyoruz.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.