Belli ki başka türlü olmayacak…
Ortada bir belirsizlik var. Hayat pahalılığı meselesi ne olacak. Öyle anlıyoruz ki iki hafta boyunca yaşanan gerginlikten sonra Hükümet bu işi sulh yoluyla halletmeye çalışacak, çalışmalı. Belli oldu ki hem muhalefet hem de sendikalar hükümete hayat pahalılığı konusunda yapılmak istenen değişikliği yaptırmayacak. İşte bu nedenle yasa tasarıları komiteye aktarılmalı. Öyle sanıyorum ki Hükümeti bu gerginliğin içinden kurtaracak tek formül budur.
Öte yandan Hükümet ortakları olan hem DP hem de YDP, sendikaların ve dolaylı olarak vatandaşın sert tepkisi üzerine ortakları UBP’yi yalnız bırakmaya doğru yönlenmiş durumda. Malum önümüzde bir seçim var; ne zaman olacağını bilemesek de en kötü ihtimalle Ekim ayının ikinci haftasında bir seçim olma ihtimali hayli yüksek görünüyor. Hal böyle olunca da hem Demokrat Parti hem de YDP halkın öfkesine maruz kalmak istemiyor. Bu nedenledir ki özellikle DP milletvekilleri yan çizmeye başladılar. Kolay değil yarın seçim günü vatandaştan oy isteyecekler. İşte böyle de olunca tüm oklar UBP’nin üzerine çevriliyor.
Hayat pahalılığında bir düzenleme yapılacaksa; yani bu durum kaçınılmazsa ki kaçınılmaz olduğunu anlıyoruz, hem CTP’nin hem de Sendikalarında uzlaşı içinde olacağı bir düzenleme olması gerekiyor. Hükümet denedi ve yapamadı, bu bir geri adım olabileceği gibi stratejik bir manevrada olabilir.
Evet Mali protokol imzalandı ama Ankara’dan yatırım kalemleri hariç her hangi bir yardım gelmeyeceği de aşikar. Ankara’dan herhangi bir mali yardım gelmeyecekse Hükümetin üç alternatifi var. UBP ya hükümet ortaklarını ikna edip kavga da olsa rezillik de çıksa son önerisini meclisten geçirecek; ya yasa tasarısını komiteye gönderip bir uzlaşıyla bir düzenleme yapma yoluna gidecek ya da Temmuz ayı hayat pahalılığı ne çıkarsa onu vermeye razı olacak bu kavga da böylelikle birmiş olacak.
Bu üç yolu var hükümetin. Son öneriye öyle anlıyoruz ki DP kanadından bir destek çıkmayacak. Eğer DP, UBP’nin son önerisine destek vermezse Hükümet nisap sorununa takılır ve meclisi açamaz. Bu ciddi bir prestij kaybı olur UBP açısından. Eğer yasa tasarısı komiteye gönderilir ve CTP’nin de onay verdiği bir düzenleme ile meclise geri gönderilirse işte o zaman bir sorun kalmaz.
Öyle anlıyoruz ki UBP’nin hayat pahalılığı ile ilgili yapmak istediği bu düzenlemenin gerçekleşmesi pek kolay olmayacak. Tabii mali açıdan durumların ne olduğunu tam olarak biz de bilmiyoruz. Eğer gerçekten milyarlık bir tasarrufsa ön görülen, bu kadar gerginliğe değmez. Hükümet hiç bozmadan Temmuz ayı sonunda ki hayat pahalılığını versin bu iş de olsun bitsin. Yok bizim bilmediğimiz daha büyük bir tasarrufsa yapılmaya çalışılan o zaman geriye iki şey kalıyor, Hükümetin bir bütün olarak son öneriyi meclisten ne pahasına olursa olsun geçirmesi ya da yasa tasarısını komiteye göndererek uzlaşı ile hareket etmesi. Başka da bir yolu yok.
Hali hazırda imzalanmış bir Mali Protokol var ve üç hükümet ortağı da bu protokolde hazır bulundu Ankara'da. Bu demek oluyor ki bu hükümet daha icraat başında kalmaya devam edecek ancak öte yandan Fikri Ataoğlu haricindeki diğer iki vekil neredeyse nisap konusunda destek bile vermeyi düşünmüyor, bu sıkıntılar nasıl aşılacak, hükümet erken seçime gitmeden nasıl bu yolu yürüyüp mali protokolü uygulayacak ?
Demem o ki nereden bakarsanız bakın işler sıkıştı ve kilitlendi. Bence Hükümet ya Temmuz ayı hayat pahalılığını ödesin ve bu gerginlik son bulsun; eğer bu gerçekten mümkün değilse uzlaşıyla bu sorunu çözsün. Ama hem CTP hem de Sendikalarda bu uzlaşı için çabalasın.
Başka türlüsü zor dostlarım…
*********************
Günün Sözü
"Gitme diyebilecek kadar güçlü olmalı insan hayatta. Çünkü hiç kimse, kaybettiklerini unutabilecek kadar güçlü değil aslında"
Victor Hugo
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.