Başbakanı morali yüksek ve kararlı gördüm...
Başbakan Ünal Üstel ile dün son derece verimli geçen bir canlı yayın yaptık. Üstel Hükümeti beşinci yılında. Yapılan onlarca proje var. Bunları uzun uzadıya konuştuk Başbakanla. Yollar, hastaneler, okullar, ilk evim projesi, kırsal kesim arsaları ve dahası. Evvelki gün yine yazdım; bu icraatlar Ankara’nın desteği yanınızda yoksa yapabileceğiniz kolay işler değildir. Başbakanın Ankara Hükümetinde çok ciddi kredisi var ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan, Başbakan Üstel’i ciddi şekilde destekliyor, güveniyor. Bu uyum sayesinde KKTC’ye çok ciddi yatırımlar yapıldı yapılacak.
CTP’li dostlar her ne kadar AK Parti Hükümetiyle iyi ilişkileri olduğunu söylese de Ankara’nın CTP ile uyum içinde çalışabilmesi, CTP’nin ilkelerinde taviz vermesi sayesinde gerçekleşebilir diye düşünüyorum. Bu da ne kadar mümkün olur onu da zaman gösterecek. Kaldı ki UBP öldü bitti mahvoldu diye bir durum da yok, UBP yine birinci parti çıkarsa şaşırmayın. Anlıyorum bu bazılarının canını sıkıyor ama dereyi görmeden paçayı sıvamayın derim.
Defalarca kez yazmış ve programlarımda ifade etmişimdir. Hükümet hayatı ucuzlatma noktasında cesur adımlar atmalı ve bir takım tasarruf tedbirleri almalıdır diye. En nihayet yakın geçmişte Başbakan Üstel bu konuda önemli bir adım atmış ve Hükümet olarak bir takım tasarruf tedbirleri aldıklarını açıklamışlardı. Son derece doğru ve önemli bir adım atmış olmuştu Hükümet. Evet biliyoruz birtakım zamlar kaçınılmaz olarak yapılıyor. Bundan her ne kadar rahatsız olsak da bazı artışların yapılması kaçınılmazdır.
Başbakan Üstel’i uzun zamandır tanırım, bakanlıkları döneminde de kahvesini içmiş ve çalışma prensiplerine tanık olmuş bir gazeteciyim. Espritüel kişiliğinin arkasında son derece ciddi bir çalışma temposu vardır ve son derece ciddidir. Özellikle işlerin yürümesi kapsamında taviz vermeyen bir siyasidir.
Üstel Hükümeti KKTC siyasi tarihinin en uzun hükümeti konumundadır. Bu başarı hiç şüphe yok ki Başbakan Üstel’e aittir. Hayatın ucuzlatılması noktasında, zamların yapılmaması noktasında bakanlarına kaç kez talimat verdiğine tesadüfen de olsa ben şahit olmuşumdur.
Hükümet bir süre önce yeni tasarruf tedbirleri ile halkın önüne çıkmıştı. Bu planın harfiyle ve zamanlamasıyla büyük bir disiplin içinde uygulanması gerekiyor. Söz konusu Başbakan Üstel ise bu disiplinli çalışmanın harfi harfine gerçekleşeceğine benim inancım tamdır.
Yazının başında da ifade ettiğim gibi Başbakan Üstel’i çok uzun zamandır tanırım ve azmini, inadını, sorunları çözmedeki ustalığını iyi bilirim. Çok hükümetler gördük, lafla icraat hiçbir zaman uyumlu olmadı ama Ünal Bey döneminde bu tersine dönmüştür.
Başbakana güvenmek lazım, desteklemek lazım sahip çıkmak lazım. Çünkü Başbakan Kıbrıs Türk halkının bekası için uğraşıyor ve savaş veriyor. Böyle bir memlekette, böyle bir siyasi yapı içerisinde Başbakanlık yapmak, ülkeyi ciddi ekonomik sıkıntılara rağmen yönetmek kolay iş değildir. Üstelik herkes sizden bir menfaat beklerken.
ANKARA, BAŞBAKANIN ARKASINDA
Bu son derece önemli. Eğer Ankara Hükümeti ile ilişkileriniz iyiyse her türlü desteği alabilirsiniz, yok değilse oralardan size hiçbir destek gelmez. Dörtlü hükümet döneminde bunu yaşadık ve gördük. Her şeyden önce Başbakanın, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok ciddi bir yakınlığı ve dostluğu vardır. Bu sıkı dostluk sayesinde Ankara maddi manevi her türlü yardımı Üstel Hükümetine yapmaktadır. Bunların da meyvesini ebetteki vatandaş toplamaktadır, toplayacaktır.
*****************
AKANSOY ARADI KONUŞTUK…
CTP Milletvekili Asım Akansoy dünkü yazımdan dolayı aradı ve konuştuk. Öyle anlıyorum ki yanlış anlaşılmış. Ya da söyledikleri gereğinden fazla abartılmış, amacından şaşmış. Keşke bu tür söylemleri nereye çekileceğini düşünerek söyleseydi temennimi kendisine ilettim. Akansoy’un ne Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ne AK parti Hükümetiyle herhangi bir sorunu ya da anlaşmazlığı olduğunu bende düşünmüyorum ama günün sonunda CTP’li bir vekil olarak Federasyonu savunmakta ve bunu dile getirmektedir. Adamı da bunu dile getirdiği için hiçbirimiz suçlayamayız. Sonuçta KKTC fikir özgürlüğünün olduğu bir ülke. Akansoy’u özgürce düşüncelerini dile getirdiği için de suçlayamayız da zaten dünkü yazımda suçlamak yerine eleştirdim ve halen aynı noktadayım. Kötü bir niyetle yapılmamış bir söylem nerelere çekildi, çekilecektir de. Biz gazeteciyiz bizim işimiz onca söylenen şeyin içinden cımbızla çekip almaktır siyasilerin yaptığı konuşmaları. Günün sonunda biz de kendi işimizi yapıyoruz. Ama yine ifade etmek gerekirse Akansoy’un ne Türk Dışişleri ile ne de AK Parti Hükümetiyle herhangi bir sorunu olmadığını teslim etmek lazım. Sonuçta onunda temsil ettiği bir kitle var, o da federasyoncular. Umarım Sn. Bakan daha dikkatli olur.
******************
Günün Sözü
"Birinin gerçek yüzünü görmek istiyorsan, Kendisine hiçbir iyiliği dokunmayan birisine nasıl davrandığına bak."
Paulo Coelho
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.