Guterres’in boşuna gelmiş olmayacağına inanmak istiyorum…
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile bir araya geliyor. Bu ziyaret son derece önemli çünkü anladığımız kadarıyla Guterres’in çantasında bir plan var. Temel amaç görüşmelerin yeniden başlaması. Her ne kadar bazı kulis bilgilerinde bu ziyaretin beyhude bir çaba olduğu zikredilse de Guterres’in çantasından müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için her iki tarafı da özellikle Atina-Ankara taraflarını tatmin eden bir alt yapı çıkacak mı çıkmayacak mı onu da ilerleyen günlerde göreceği
Rum Lider Nikosun açıklamalarına baktığınızda Crans Montana’dan kalındığı yerden yeniden başlaması. Hep yazdık çizdik yeniden yazmakta fayda var; Crans Montana zirvesinin çökmesinde Rum Lider Hrisostodilin çok ciddi emeği var. bu nedenle Crans Mont’na'dan kaldığı yerden yeniden başlaması talebi son derece çelişkili ve şaşılacak bir strataji ve söylemdir.
Tabii Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Politikasını Ankara Hükümetiyle eş güdümlü bir şekilde sürdürmektedir. Ve hepimiz iyi biliyoruz ki Türkiye Cumhurbaşkanı Sn Erdoğan halen iki devletli çözüm noktasında bir duruş sergilemektedir. Her ne kadar Cumhurbaşkanı Erhürman’ın ağzında federasyon sözcüğünü işitmesek de bu konu üzerinde istekli olduğunu biliyoruz, biliyoruz biliyor olmasına ama Erhürman Ankara’nın taleplerine ve duruşuna da uygun bir politika sergilemektedir.
Her ne kadar son zamanlarda Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun sert açıklamalarına maruz kalıyor olsa da Tufan Hoca’nın en azından bizim bildiğimiz kadarıyla Ankara ile aynı parallel de bir politika sürdürdüğünü de teslim etmek lazım.
Bir başka deyişle Cumhurbaşkanı Erhürman ile Ankara Hükümetinin Kıbrıs konusundaki açıklamaları tutarlılık gösteriyor. Yani bir başka deyişle Kıbrıs konusunda ortak bir ilerleme yok. Ancak Birleşmiş Milletlere baktığımızda özellikle Crans Montana zirvesi gibi bir benzer zirvenin olabileceğini anlıyoruz. Burada iki nokta var; ya gerçekten Kıbrıs konusunda taraflar açısından bir ilerleme yok ya da perde gerisinde bir plan hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erhürman’I dinlediğinizde Kıbrıs konusunda küçük ilerlemeler olduğunu anlıyorsunuz ancak önemli konularda bir ilerleme olmadığını net bir şekilde de anlıyorsunuz ancak Birleşmiş Milletlerin tavrına baktığınızda işler hiç de öyle görünmüyor.
Türkiye’nin hem komşularıyla hem de Avrupa Birliği ülkeleriyle ilişkilerini ne kadar iyi tutma çabasında olduğunu görüyoruz. Buradan yola çıkarsak Kıbrıs konusunun bu süreçten olumlu olarak etkilenmesinin son derece mümkün olduğunu düşünebiliriz. Yani hem komşularla sıfır sorun hem AB ülkeleriyle iyi ilişkiler ama Kıbrıs konusunda tek bir adım yok mantığının olması son derece imkansız görünüyor.
Tabii bu meselenin bir de yazılması gereken başka bir boyutu var. Washington ve Londra Genel Sekreterin çantasında ne olduğunu biliyor mu; bu yeni müzakere planının hazırlanmasında emekleri var mı ? Ya da bir başka deyişle soracak olursak Güvenlik Konseyi üye ülkeleri artık Kıbrıs’ta hem Rumları hem Kıbrıslı Türkleri memnun edecek her taraf içinde sıkıntıları gideci bir planın hazırlanmasında ön ayak oldular mı ?
Özellikle Genel Sekreter’in görev süresinin bitmesine çok az bir süre kala çıkıp Kıbrıs’a gelmesi de son derece düşündürücüdür. Pek ala Liderleri Genel Sekreter Newyorka ya da Cenevreye davet edebilirdi ama bunu yapmadı ve bizzat çıkıp kendi geldi. Gider ayak bir süreç başlatılırsa şaşırmayın. Guterres gibi oldukça önemli pozisyonlara sahip bir yapının başında bulunan insanlar gezme olsun diye çıkıp 12 saatlik yolu tepip de gelmezler diye düşünüyorum ama yazının başına tekrardan atıf da bulunacak olursak genel algı yeniden müzakerelerin başlamayacağı yönünde, top da Rum tarafının uzlaşmazlığında yatıyor.
Evet bekleyip göreceğiz; sevinç ve umut çığlıkları atacak halimiz yok ama Genel Sekereterin de Kıbrıs ziyaretini önemsizleştiremeyiz.
***********************
Günün Sözü
"Demokrasiye muhalif en iyi kanıt, ortalama bir seçmenle bir beş dakika konuşmaktır."
Winston Churchill
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.