Seçim hayalleri ve gerçekler…
Bir süreden beridir seçim ne zaman olacak tartışmaları alevli bir şekilde devam ediyor. Ekim olsun diyenler var Aralık olsun diyenler var. Malum normal seçim takvimi Ocak 2027. Zaman zaman seçim zamanında olacak diyenlerin sayısını da duyuyorum ama artık genel seçimlerin Yerel seçimlerle birlikte olacağı kesinlik kazanmış gibi. Tabii bunun için oy çokluğu lazım. CTP’den bu konuda oy çıkmayacağını hepimiz biliyoruz, iki seçimin birlikte yapılmasına Demokrat Parti’nin de karşı olduğunu biliyoruz. YDP zaten daha erken yapılması taraftarı olduğunu sürekli açıklıyor. Evet UBP içindeki genel algı iki seçimin birlikte yapılması yönünde olsa da meclisten bu konuda oy çokluğu çıkmayabilir, böyle de bir durum var.
Çok uzun sürmez yakında seçimin ne zaman olacağı belli olacak. Ama ister ekimde olsun ister aralıkta olsun bunun adı artık erken seçim değil, öne alınmış seçimdir. Sandık sürprizlere gebe. Evet CTP’nin bir hükümet kuracağına artık kesin gözüyle bakılıyor. Tek başına mı gelecek koalisyonlu mu kurulacak. Halkın Partisi ile mi kurulacak YDP ile mi kurulacak onu da bize zaman gösterecek.
Aslında çok da kafaya takılması gereken bir mevzu değil öne alınmış seçimlerin ne zaman olacağı. Elbette ki geç yapılmasının dezavantajları var; konu bütçe. Bütçe sarkacak ve birtakım sıkıntılar yaşanacak. İlk defa olmuş bir mesele değil. Vakti zamanında Özgürgün de kürsüye çıkıp erken seçim ilan etmiş ve seçim sonuçlarında Tufan Erhürman dörtlü hükümeti kurmuştu. Yine bütçe sıkıntısı vardı. Yani evet bütçe sorun ama seçim aralıkta olacaksa da yapacak bir şey yok. Belli ki Hükümet götürebildiği yere kadar hükümeti devam ettirmek istiyor ama öyle anlıyorum ki Hükümet Ocak 2027’ye bu işi taşımayacak. Malum 13. Maaşlar var hayat pahalılığı var. bunlar hep bütçe gerektiren şeyler, para gerektiren şeyler.
Evet CTP Genel Başkanı Sıla Usar, seçim tarihi belli olsun ekonomik vizyonumuzu açıklayacağız diyor ama bu yükün altından nasıl kalkacaklar nasıl para bulacaklar maaşları nasıl ödeyecekler o da ayrı bir konu. Borçlanma olmazsa maaş ödenemez bu kesin bir durum. Mali gelirlerin artması lazım ki maaşlar ödenebilsin. Hükümetin her ay 3 milyar lira açığı var. Temmuz sonunda verilecek hayat pahalılığından sonra bu rakam daha da artacak. Şu an maliye borçlanarak hatta borcu borçla kapatarak bu gemiyi sürdürüyor, olası CTP Hükümetinde de bu farklı olmayacak. Velev ki yerel gelirler artsın ve borçlanmak zorunda kalınmasın. Olur mu peki elbette olur ama bir günde olmaz. Bu olana kadar yeni hükümette borçlanarak maaş ödeyecek. Bu net ve kesindir. Zira başka bir yol yok.
Sonuç olarak seçim Aralık 2026 tarihinde olacak öyle gözüküyor. Tabii önümüzdeki altı ay da köprünün altından çok sular geçecek. CTP muhtemeldir ki birinci parti çıkacak ama UBP öyle sandığınız gibi kötü bir sonuç çıkarmayacak. Yani kimse UBP’nin 13-14 vekillere düşmesini beklemesin. UBP çok köklü bir partidir ve seçim startı verildi mi turbo motorlarını takar öyle çalışır.
Evet muhtemelen bir CTP Hükümetine tanıklık edeceğiz ancak ne kadar sürecek kaç ay dayanacaklar, ne tür tasarruf tedbirleri alınacak, zam furyası olacak mı, Türkiye ne kadar yardım edecek bir uyum sorunu yaşanacak mı bunları da zaman gösterecek hepimize. UBP’nin son hükümetinin dışında KKTC seçim tarihinde hükümetler genellikle 15-18 ay dayanabilir ve erken seçime giderler, bakalım CTP’nin ömrü ne kadar olacak.
Bilirsiniz bir söylenen hayaller vardır bir de gerçekler. Bu nedenle bir yapılacağı söylenenler vardır bir de yapılabilecek gerçekler. Aralıktan sonra bunları hepimiz yaşayarak göreceğiz.
**********************
Günün Sözü
"Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur."
Victor Hugo
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.