Kimse bana UBP ikinci partidir demesin… Mahşer Kalabalığı…
UBP’nin, CTP’nin ve YDP’nin dün etkinlikleri vardı. Gelin görün ki en kalabalık ve parlak geçen etkinlik Ulusal Birlik Partisi’nin 51’nci kuruluş yıl dönümü etkinliğiydi. Yani zaman zaman duyuyorum UBP yok 14 çıkaracak yok ikinci parti çıkacak şöyle olacak böyle olacak diye ama ben dünkü kalabalığı gördükten sonra 6 Aralık’ta gerçekleşecek erken seçimde UBP’nin en iddialı parti olacağına inandım. O kadar bir kalabalık vardı ki yüzlerce insan salonda yer bulamadığı için kaçmak zorunda kaldı, Paşa Otelin yazlık salonu o kadar bir kalabalıktı ki biz sevgili meslektaşım Vatan Mehmet ile yayın yapmakta zorlandık.
En nihayetinde 20 bin üyesi var ve bir kurultay yapıldığında bunun dokuz bini bu kurultaylara gelip katılıyor. Paşa otel ki Lefkoşa’nın en büyük ve en prestijli otelidir buna hiçbir şüphemiz yok. Lefkoşa’daki otellerin içinde en büyük etkinlik salonlarından birine sahiptir Salon hınca hınç doluydu.
Yani zaman zaman ben de kendime evet UBP ikinci partidir demişimdir ama ben oradaki kalabalığı gördüğümde dedim ki kimse beni artık UBP’nin ikinci parti olacağına inandıramaz. Elbette ki burdaki başarı başta Başbakan Ünal Üstel’e ve partililere aittir. Beğenirsiniz beğenmezsiniz UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel ekibiyle birlikte dört senede çok ciddi işler başardı. Yapılan yollar yapılan okullar yapılan hastaneler ve sağlık merkezleri, hep bunlar Ünal Üstel’in başbakanlığında gerçekleşti. Biz böyle yazınca bazı okurlarımız sinir oluyor biliyorum ama gerçekler de bunlar.
Yollar, hastaneler, okullar, ilk evim projesi, kırsal kesim arsaları ve dahası. Evvelki gün yine yazdım; bu icraatlar Ankara’nın desteği yanınızda yoksa yapabileceğiniz kolay işler değildir. Başbakanın Ankara Hükümetinde çok ciddi kredisi var ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan, Başbakan Üstel’i ciddi şekilde destekliyor, güveniyor. Bu uyum sayesinde KKTC’ye çok ciddi yatırımlar yapıldı yapılacak.
CTP’li dostlar her ne kadar AK Parti Hükümetiyle iyi ilişkileri olduğunu söylese de Ankara’nın CTP ile uyum içinde çalışabilmesi, CTP’nin ilkelerinde taviz vermesi sayesinde gerçekleşebilir diye düşünüyorum. Bu da ne kadar mümkün olur onu da zaman gösterecek. Kaldı ki UBP öldü bitti mahvoldu diye bir durum da yok, UBP yine birinci parti çıkarsa şaşırmayın. Anlıyorum bu bazılarının canını sıkıyor ama dereyi görmeden paçayı sıvamayın derim.
Defalarca kez yazmış ve programlarımda ifade etmişimdir. Hükümet hayatı ucuzlatma noktasında cesur adımlar atmalı ve bir takım tasarruf tedbirleri almalıdır diye. En nihayet yakın geçmişte Başbakan Üstel bu konuda önemli bir adım atmış ve Hükümet olarak bir takım tasarruf tedbirleri aldıklarını açıklamışlardı. Son derece doğru ve önemli bir adım atmış olmuştu Hükümet. Evet biliyoruz birtakım zamlar kaçınılmaz olarak yapılıyor. Bundan her ne kadar rahatsız olsak da bazı artışların yapılması kaçınılmazdır.
Başbakan Üstel’i uzun zamandır tanırım, bakanlıkları döneminde de kahvesini içmiş ve çalışma prensiplerine tanık olmuş bir gazeteciyim. Espritüel kişiliğinin arkasında son derece ciddi bir çalışma temposu vardır ve son derece ciddidir. Özellikle işlerin yürümesi kapsamında taviz vermeyen bir siyasidir.
Üstel Hükümeti KKTC siyasi tarihinin en uzun hükümeti konumundadır. Bu başarı hiç şüphe yok ki Başbakan Üstel’e aittir. Hayatın ucuzlatılması noktasında, zamların yapılmaması noktasında bakanlarına kaç kez talimat verdiğine tesadüfen de olsa ben şahit olmuşumdur.
Hükümet bir süre önce yeni tasarruf tedbirleri ile halkın önüne çıkmıştı. Bu planın harfiyle ve zamanlamasıyla büyük bir disiplin içinde uygulanması gerekiyor. Söz konusu Başbakan Üstel ise bu disiplinli çalışmanın harfi harfine gerçekleşeceğine benim inancım tamdır.
Yazının başında da ifade ettiğim gibi Başbakan Üstel’i çok uzun zamandır tanırım ve azmini, inadını, sorunları çözmedeki ustalığını iyi bilirim. Çok hükümetler gördük, lafla icraat hiçbir zaman uyumlu olmadı ama Ünal Bey döneminde bu tersine dönmüştür.
Başbakana güvenmek lazım, desteklemek lazım sahip çıkmak lazım. Çünkü Başbakan Kıbrıs Türk halkının bekası için uğraşıyor ve savaş veriyor. Böyle bir memlekette, böyle bir siyasi yapı içerisinde Başbakanlık yapmak, ülkeyi ciddi ekonomik sıkıntılara rağmen yönetmek kolay iş değildir. Üstelik herkes sizden bir menfaat beklerken.
ANKARA, BAŞBAKANIN ARKASINDA
Bu son derece önemli. Eğer Ankara Hükümeti ile ilişkileriniz iyiyse her türlü desteği alabilirsiniz, yok değilse oralardan size hiçbir destek gelmez. Dörtlü hükümet döneminde bunu yaşadık ve gördük. Her şeyden önce Başbakanın, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok ciddi bir yakınlığı ve dostluğu vardır. Bu sıkı dostluk sayesinde Ankara maddi manevi her türlü yardımı Üstel Hükümetine yapmaktadır. Bunların da meyvesini ebetteki vatandaş toplamaktadır, toplayacaktır.
*****************
Günün Sözü
"Birinin gerçek yüzünü görmek istiyorsan, Kendisine hiçbir iyiliği dokunmayan birisine nasıl davrandığına bak."
Paulo Coelho
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.