KRİZLER ÇAĞINDA TOPLUM, EĞİTİM VE İNSAN: Krizler Çağinda Eğitim Hâlâ Eski Dünyanin Kurumu Mu?
Bazı kurumlar vardır; dünya değişir, onlar yerinde durur.
Bazı kurumlar vardır;
dünya değişir, onlar yerinde durur.
Bazıları ise dünya değişirken değişmemekte ısrar eder.
Bugün eğitim sistemleri tam da bu ikilemle karşı karşıya. Çünkü yaşadığımız krizler, eğitimi yalnızca zorlamıyor; onu ifşa ediyor. Ne öğrettiğimizi değil, neyi öğretemediğimizi açığa çıkarıyor.
İklim krizi varken doğayı hâlâ bir ünite başlığı olarak ele almak,
dezenformasyon çağında bilgiyi hâlâ ezberle ölçmek,
eşitsizlik derinleşirken “fırsat eşitliği”nden yalnızca söz etmek,
artık bir pedagojik eksiklik değil; zamanla bağını koparmışlık hâlidir.
Krizler Eğitimi Neden Bu Kadar Sert Vuruyor?
Çünkü eğitim, toplumun geleceğe açılan kapısıdır.
Ve kapı, rüzgârı ilk hisseden yerdir.
Bugün dünya şunları yaşıyor:
- Bilgi hızla çoğalıyor, ama anlam azalıyor
- Teknoloji gelişiyor, ama etik geride kalıyor
- İletişim artıyor, ama güven azalıyor
Bu tablo karşısında eğitim sistemleri hâlâ şu sorularla meşgul:
- “Müfredat yetişti mi?”
- “Sınav kazanıldı mı?”
- “Notlar ortalamaya uygun mu?”
Oysa krizler çağında asıl soru şudur:
Bu eğitim sistemi, belirsizlikle baş edebilen insanlar yetiştiriyor mu?
Dünya Bu Soruyu Çoktan Sormaya Başladı
Her yıl Ocak ayında yayımlanan World Economic Forum raporları, yalnızca riskleri değil; bu risklerle baş edebilmek için gerekli yetkinlikleri de sıralıyor.
Son yıllarda öne çıkan yetkinlikler dikkat çekici:
- Eleştirel düşünme
- Karmaşık problem çözme
- Sistem düşüncesi
- Etik muhakeme
- Uyarlanabilirlik
- Belirsizlikle baş edebilme
Bu liste bize şunu söylüyor:
Artık bilgiye sahip olmak yetmiyor.
Bilgiyle ne yapılacağını bilmek gerekiyor.
Ama burada rahatsız edici bir gerçek var:
Bu yetkinlikler çoğu eğitim sisteminde ya hiç yok,
ya da yalnızca “niyet cümlesi” olarak var.
Eğitim Sistemleri Neden Eski Dünyaya Ait Kalıyor?
Çünkü eğitim, çoğu yerde hâlâ:
- Kontrol etmeyi
- Standartlaştırmayı
- Ölçmeyi
önceliyor.
Oysa krizler çağında ihtiyaç duyulan şey:
- Düşünmeyi
- Yorumlamayı
- Sorumluluk almayı
öğretebilen bir yapı.
Ezberlenen bilgi, kriz anında işe yaramaz.
Ama düşünme becerisi, insanı ayakta tutar.
Kuzey Kıbrıs’ta Eğitim Bu Tabloya Nereden Bakıyor?
Kuzey Kıbrıs’ta eğitim sistemi, bu küresel kırılmaları daha çıplak biçimde yaşıyor. Çünkü küçük toplumlarda sistemin eksikleri daha görünür olur.
Bugün:
- Müfredat ile hayat arasındaki mesafe açılıyor
- Okul, sınava hazırlayan ama hayata hazırlayamayan bir yere dönüşüyor
- Dijitalleşme var, ama dijital etik yok
- Değerler konuşuluyor, ama davranışa dönüşmüyor
Bu tablo, yalnızca pedagojik bir sorun değildir.
Bu, gelecek tasavvuru sorunudur.
Asıl Soru Şu: Eğitim Ne İçin Var?
Eğer eğitim:
- Sadece iş bulmak içinse,
- Sadece sınav kazanmak içinse,
- Sadece sistemi devam ettirmek içinse,
o zaman krizler karşısında neden çaresiz kaldığımızı da açıklar.
Ama eğer eğitim:
- İnsan yetiştirmek içinse,
- Toplumu ayakta tutmak içinse,
- Geleceği kurmak içinse,
o zaman mevcut yapıların yetmediğini kabul etmemiz gerekir.
Bir Eşik Daha
Bu yazı şunu söylüyor:
Eğitim sistemi, krizler çağında tarafsız bir alan değildir.
Ya krizleri çoğaltır,
ya da onlara karşı direnç üretir.
Ama burada duramayız.
Çünkü eğitimi dönüştürecek olan şey, soyut politikalar değil; insandır.
Bir sonraki yazıda şu soruya geçeceğiz:
Eğitim değişecekse, bunu kim yapacak?
Ve öğretmen, bu çağda neye dönüşmek zorunda?
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.