Eşit görünen ama eşit olmayan düzenler
EŞİTLİK: Aynılık mı, Adalet mi?
Eşitlik, herkese aynı şeyi vermek değil; herkesin ihtiyacını görebilmektir.
Eşitlik çoğu zaman yüzeyde anlaşılır. Herkese aynı haklar, aynı imkânlar, aynı kurallar… Bu yaklaşım ilk bakışta adil görünür. Ancak gerçek hayat, bu kadar simetrik değildir.
İnsanlar aynı koşullarda doğmaz.
Aynı imkânlara sahip değildir.
Aynı başlangıç noktasından yola çıkmaz.
Bu nedenle eşitlik, “aynılık” değildir.
Gerçek eşitlik, farklılıkları görmezden gelmek değil; onları dikkate alarak denge kurabilmektir.
Görünürdeki Denge
Eşit görünen düzenler, çoğu zaman eşitsizliği gizler.
Bazı sistemler, herkese aynı kuralları uyguladığını söyler. Ancak bu kuralların sonuçları, herkes için aynı değildir.
Bu durum, “biçimsel eşitlik” ile “gerçek eşitlik” arasındaki farkı ortaya çıkarır.
Biçimsel eşitlik:
* Herkese aynı şeyi vermek
Gerçek eşitlik:
* Herkesin gerçekten faydalanabilmesini sağlamak
Eğer bu fark görülmezse, eşitlik bir ilke olmaktan çıkar, bir illüzyona dönüşür.
Adalet ile İlişkisi
Adalet olmadan eşitlik yüzeyde kalır; eşitlik olmadan adalet eksik kalır.
Eşitlik ve adalet, birbirini tamamlayan iki kavramdır.
- Adalet denge kurar
- Eşitlik: bu dengenin dağılımını belirler
Eğer bir toplumda eşitlik yoksa, adalet yalnızca teoride kalır.
Eğer adalet yoksa, eşitlik sadece bir söylem olur.
Bu nedenle bu iki kavram, birlikte düşünülmeden anlam kazanamaz.
Güç ve Eşitsizlik
Eşitsizlik, çoğu zaman doğal değil; üretilmiş bir durumdur.
Toplumlarda eşitsizlik her zaman rastlantısal değildir. Çoğu zaman sistemlerin, yapıların ve güç ilişkilerinin bir sonucudur.
Kim kaynaklara daha kolay ulaşabiliyor?
Kim karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi?
Kim görünür, kim görünmez?
Bu soruların cevapları, eşitliğin gerçekten var olup olmadığını belirler.
Felsefi Bir Sorgulama
Eşitlik, aynı olmak değil; aynı değerde kabul edilmektir.
Felsefi açıdan eşitlik, insanın ontolojik değerine dayanır. İnsanlar farklı olabilir, farklı yaşar, farklı düşünür… ama bu farklılıklar onların değerini değiştirmez.
Bu nedenle eşitlik, sonuçların değil; değerin eşitliğidir.
AYNA
Eşitlik, bir toplumun kendine sorduğu en zor sorudur:
“Gerçekten herkes için aynı mıyız?”
Bu soruya verilen dürüst cevap, o toplumun adalet seviyesini gösterir.
Bu yüzden mesele, eşit olduğumuzu söylemek değil; eşitliği gerçekten kurabilmektir.
Ve belki de tarih bir gün şunu yazacaktır:
Eşitliği söylemde savunan toplumlar, uygulamada onu en çok ihlal edenler oldu.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.