LÛLÛ'NUN UÇUŞU

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

Kıbrıs'ta Kimlik Üzerine -V- "Kıbrıslıtürk"... Peki Neden?

Yayın Tarihi: 23/07/26 08:05
okuma süresi: 8 dak.

KAMUSAL AKADEMİ

Kıbrıs'ta Kimlik Üzerine

Üç Paradigmadan Dördüncü Paradigmaya – V

 

"Kıbrıslıtürk"... Peki Neden?

"Bazen bir kelimenin yazılışı, uzun bir siyasal manifestodan daha fazla şey anlatır."

Bu yazı dizisinin önceki bölümlerinde, Kıbrıs Türk toplumunun kimliğini açıklamaya çalışan iki temel paradigmayı ele aldık. İlkinde "Kıbrıs Türkü", tarihsel süreklilik ve ulusal aidiyet ekseninde değerlendirildi. İkinci yazıda ise "Kıbrıslı Türk" kavramı üzerinden coğrafyanın, ortak yaşamın ve kültürel deneyimin kimlik üzerindeki etkisi incelendi.

Şimdi ise, ilk bakışta yalnızca bir yazım tercihi gibi görünen; ancak gerçekte çok daha derin bir anlam taşıyan üçüncü paradigmaya geliyoruz:

Kıbrıslıtürk.

Bu kavramın en dikkat çekici özelliği, "Kıbrıslı" ve "Türk" sözcüklerini yan yana getirmemesi, tek bir kelime hâline dönüştürmesidir. Dilbilgisi açısından küçük görünen bu tercih, aslında kimliğin nasıl kavrandığına ilişkin önemli bir düşünsel öneri içermektedir.

Çünkü bazen bir toplumun kendisini nasıl adlandırdığı, kendisini nasıl gördüğünü de ortaya koyar.

Bir yazım tercihi mi, bir kimlik önerisi mi?

Bu yazım biçimi, özellikle 1990'lı yıllardan itibaren bazı aydınlar, yazarlar ve akademisyenler tarafından bilinçli biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Yaygın kabul gören değerlendirmeye göre, bu kullanımın ilk dikkat çeken örneklerinden biri şair ve yazar Mehmet Yaşın'ın tercihidir. Yaşın'ın kullandığı birleşik yazım, yalnızca dilbilgisel bir tercih değil; Kıbrıs Türk toplumunun kendisini algılama biçimine ilişkin yeni bir düşünsel öneri olarak değerlendirilmiştir. Bu tercihin, Rumcada Türk Kıbrıslıları ifade etmek için kullanılan birleşik etnonim Τουρκοκύπριος (Tourkokýprios) kullanımından da esinlenmiş olabileceği ileri sürülmektedir. Böylece kimlik, iki ayrı aidiyetin yan yana gelmesinden çok, tarihsel süreç içinde bütünleşmiş tek bir toplumsal gerçeklik olarak ifade edilmektedir.

Bu yaklaşımın ortaya çıkışında yalnızca Türkçe değil, adanın çok dilli kültürel yapısı da etkili olmuştur. Yunancada Türk Kıbrıslıları tanımlamak için kullanılan Τουρκοκύπριος (Tourkokýprios / Turkokiprio) sözcüğü de birleşik bir etnonimdir. Burada "Türk" ve "Kıbrıslı" iki ayrı kimlik olarak değil, tek bir toplumsal kimliğin bileşenleri olarak ifade edilir. Benzer şekilde İngilizcede kullanılan Turkish Cypriot ifadesi de uluslararası literatürde yerleşik bir etnonimdir. Dolayısıyla "Kıbrıslıtürk" yazımı yalnızca Türkçeye özgü bir yenilik değil; Kıbrıs'ın çok dilli kimlik tartışmalarıyla da ilişkilendirilebilecek sembolik bir tercihtir.

Ancak hemen belirtmek gerekir ki, "Kıbrıslıtürk" kavramı toplumun tamamı tarafından benimsenmiş ortak bir adlandırma değildir. Daha çok belirli entelektüel çevrelerde ve bazı yazarlar tarafından kullanılan, kimlik üzerine alternatif bir düşünme biçimini temsil eden kavramsal bir öneridir. Bu yazı dizisinin amacı da bu öneriyi savunmak ya da reddetmek değil; hangi düşünsel zeminde ortaya çıktığını anlamaya çalışmaktır.

Paradigmanın temel iddiası

Birinci paradigma (Kıbrıs Türkü), tarihsel kökeni merkeze koyuyordu.

İkinci paradigma (Kıbrıslı Türk) ise ortak coğrafyayı ve ortak yaşamı öne çıkarıyordu.

Üçüncü paradigma (Kıbrıslıtürk) ise farklı bir öneri getirmektedir.

Bu yaklaşıma göre mesele, "önce Türk mü, önce Kıbrıslı mı?" sorusu değildir.

Çünkü bu soru, iki aidiyeti birbirinden ayrılabilir iki unsur olarak kabul etmektedir.

Oysa "Kıbrıslıtürk" paradigması tam tersini savunur.

Bu anlayışa göre Kıbrıslılık ile Türklük birbirine eklenmiş iki ayrı kimlik değildir; tarihsel süreç içerisinde birbirini dönüştürmüş ve artık birbirinden ayrılması mümkün olmayan tek bir kimlik hâline gelmiştir.

Bu nedenle birleşik yazım, yalnızca bir imla tercihi değildir.

Aynı zamanda sembolik bir kimlik beyanıdır.

Kimlik artık iki kelimenin toplamı değil; yeni bir toplumsal gerçeklik olarak görülmektedir.

Bu yaklaşım, çağdaş kimlik kuramlarıyla da önemli ölçüde örtüşmektedir. Stuart Hall (1996), kimliği geçmişten değişmeden devralınan sabit bir öz değil; tarihsel deneyimler içinde sürekli yeniden kurulan dinamik bir süreç olarak tanımlar. Fredrik Barth (1969) ise etnik kimliklerin, özsel özelliklerden çok toplumsal sınırlar ve karşılıklı etkileşimler içinde şekillendiğini ileri sürer. Homi K. Bhabha (1994) ise kültürlerin karşılaşma alanlarında ortaya çıkan "üçüncü mekân" (Third Space) kavramıyla, farklı aidiyetlerin yeni ve özgün kimlik biçimleri üretebildiğini savunur. Bu çerçeveden bakıldığında "Kıbrıslıtürk" yaklaşımı, iki kimliğin basit bir toplamı değil; tarihsel etkileşim sonucunda oluşmuş yeni bir kimlik önerisi olarak okunabilir.

Nitekim Kıbrıs üzerine çalışan bazı araştırmacılar da kimliğin tek boyutlu açıklamalarla kavranamayacağını göstermektedir. Rebecca Bryant (2004), adadaki kimliklerin yalnızca etnik köken üzerinden değil, gündelik yaşam deneyimleri, hafıza ve karşılaşmalar üzerinden de şekillendiğini ortaya koymaktadır. Mete Hatay (2008) ise Kıbrıs Türk toplumunun tarihsel dönüşümünün, siyasal gelişmeler kadar toplumsal ve kültürel değişimlerden de etkilendiğini vurgulamaktadır. Bu çalışmalar, "Kıbrıslıtürk" yaklaşımını doğrulamaz; ancak böyle bir paradigmanın neden ortaya çıktığını anlamamıza yardımcı olacak önemli bir kuramsal zemin sunar.

"Kıbrıslıtürk" paradigmasını savunanların yaklaşımı da, bu kuramsal çerçevelerle belirli ölçüde örtüşmektedir. Kimlik burada ne yalnızca tarihsel kökenin ne de yalnızca coğrafyanın ürünüdür; her ikisinin uzun tarihsel etkileşim içinde oluşturduğu yeni ve özgün bir bütün olarak görülmektedir.

 

(Devam edecek: Paradigmanın güçlü yönleri, açıklama kapasitesi, eleştirel değerlendirmesi ve dördüncü paradigmaya geçiş.)

Yararlanılan Kaynaklar

Anderson, B. (2006). Imagined Communities: Reflections on the Origin and Spread of Nationalism (Rev. ed.). Verso.

Barth, F. (1969). Ethnic Groups and Boundaries. Universitetsforlaget.

Bhabha, H. K. (1994). The Location of Culture. Routledge.

Bryant, R. (2004). Imagining the Modern: The Cultures of Nationalism in Cyprus. I.B. Tauris.

Hall, S. (1996). Who Needs Identity? In S. Hall & P. du Gay (Eds.), Questions of Cultural Identity (pp. 1–17). Sage.

Hatay, M. (2008). Beyond Numbers: An Inquiry into the Political Integration of the Turkish 'Settlers' in Northern Cyprus. PRIO.

Yaşın, M. (çeşitli deneme ve söyleşiler; "Kıbrıslıtürk" kullanımına ilişkin erken örnekler).


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.