LÛLÛ'NUN UÇUŞU

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

Kıbrıs'ta Kimlik Üzerine: Bir Kimliğin Birden Fazla Adı Olabilir mi?

Yayın Tarihi: 20/07/26 19:30
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

KAMUSAL AKADEMİ YAZILARI – II

Kıbrıs'ta Kimlik Üzerine

Bir Kimliğin Birden Fazla Adı Olabilir mi?

"Paradigmalar aynı gerçeğe farklı pencerelerden bakar."

İlk yazıda, "Kıbrıs Türkü", "Kıbrıslı Türk" ve "Kıbrıslıtürk" kavramlarını doğru ya da yanlış olarak değil, Kıbrıs'taki Türk toplumunun kimliğini açıklamaya çalışan üç farklı paradigma olarak ele alacağımızı belirtmiştik.

Peki neden paradigma?

Neden bu kavramları yalnızca farklı isimler olarak değil, farklı paradigmalar olarak değerlendiriyoruz?

Çünkü sosyal bilimlerde aynı toplumsal olgu, farklı kuramsal çerçeveler içerisinde farklı biçimlerde anlamlandırılabilir. Thomas Kuhn'un bilim felsefesinde kullandığı "paradigma" kavramı başlangıçta bilimsel devrimleri açıklamak için geliştirilmiş olsa da, zamanla sosyal bilimlerde de yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Paradigma, yalnızca bir teori değil; dünyaya bakma biçimi, hangi soruların önemli görüldüğü ve hangi kavramlarla düşünüldüğünü belirleyen bir zihinsel çerçevedir (Kuhn, 1962).

Bu nedenle aynı topluma verilen farklı isimler, çoğu zaman yalnızca kelime tercihlerini değil, farklı tarih okumalarını, farklı aidiyet anlayışlarını ve farklı gelecek tasavvurlarını da yansıtır.

Kıbrıs'taki kimlik tartışması tam da böyledir.

"Kıbrıs Türkü", "Kıbrıslı Türk" ve "Kıbrıslıtürk" ifadeleri çoğu zaman aynı insanları tanımlar. Ancak bu insanların kim olduklarını, hangi tarihsel anlatının parçası sayıldıklarını ve Kıbrıs'ın geleceğinde nasıl bir siyasal özne olarak görüldüklerini farklı biçimlerde açıklar.

Dolayısıyla tartışma, isimlerin doğruluğu ya da yanlışlığı üzerine değildir; isimlerin arkasındaki düşünce sistemleri üzerinedir.

Sosyal psikolog Henri Tajfel'in ortaya koyduğu Sosyal Kimlik Kuramı'na göre insanlar, kendilerini tek bir kimlik üzerinden tanımlamazlar. Aynı kişi aynı anda bir dile, bir etnik kökene, bir coğrafyaya, bir mesleğe, bir devlete ve farklı toplumsal gruplara ait hissedebilir (Tajfel, 1981). Kimlik, sabit ve tek katmanlı değil; çok katmanlı ve bağlama göre öne çıkan bir yapıdır.

Benedict Anderson ise ulusların yalnızca ortak soydan değil, ortak hafıza ve ortak anlatılar etrafında şekillendiğini ileri sürer (Anderson, 1983). Anthony D. Smith de tarihsel sembollerin, kolektif hafızanın ve kültürel sürekliliğin ulusal kimliklerin oluşumundaki rolünü vurgular (Smith, 1991).

Bu kuramsal çerçeve bize önemli bir ipucu verir.

Kimlikler çoğu zaman "ya o ya bu" mantığıyla açıklanamaz.

Aynı topluluk, farklı bağlamlarda farklı aidiyetlerini öne çıkarabilir. Bu durum bir çelişki değil, çok katmanlı kimliklerin doğal sonucudur.

Belki de Kıbrıs'ta uzun yıllardır süren tartışmaların önemli bir kısmı, bu çok katmanlı yapıyı tek bir kavramla açıklamaya çalışmamızdan kaynaklanmaktadır.

İşte bu nedenle, bu yazı dizisinde üç farklı kimlik yaklaşımını birbirine rakip ideolojiler olarak değil, aynı tarihsel gerçekliğin farklı yönlerini açıklayan paradigmalar olarak ele alacağız.

Her paradigma bize önemli bir şey söylemektedir.

Ancak hiçbir paradigma tek başına bütün resmi göstermemektedir.

Belki de asıl ihtiyaç duyduğumuz şey, bu üç yaklaşımın birbirini dışlayan alternatifler olduğunu düşünmek yerine, her birinin işaret ettiği gerçekliği anlamak ve bunlardan hareketle daha kapsayıcı bir düşünsel çerçeve geliştirmektir.

Bu nedenle bir sonraki yazıda artık ilk paradigmayı, "Kıbrıs Türkü" kavramıyla ifade edilen yaklaşımı, tarihsel kökenleri, temel varsayımları ve güçlü yönleriyle incelemeye başlayacağız.

Çünkü bir paradigmayı değerlendirebilmek için önce onu, onu savunanların gözüyle anlamak gerekir.

Devam edecek…

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Anderson, B. (1983). Imagined Communities: Reflections on the Origin and Spread of Nationalism. Verso.
  • Kuhn, T. S. (1962). The Structure of Scientific Revolutions. University of Chicago Press.
  • Smith, A. D. (1991). National Identity. Penguin.
  • Tajfel, H. (1981). Human Groups and Social Categories. Cambridge University Press.

 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.