EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Her gün başka kur be gardaş, vay anam vay!

Yayın Tarihi: 07/06/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Dünya ikiye ayrılır “Kıbrıslılar ve diğerleri” diye bugün  yazıma bu sözle başlamak istedim. Dünyada belki de özellikle ülkemizde ticaret yaparken bu kadar değişken bir döviz kuru ile mücadele ederek savaşmak ve sonunda ayakta kalmak dünya üzerinde bir yetenektir. Kıbrıs şartlarında her an değişen fiyatlar ve pahalılıkla satış yapmak ve düne göre pahalılaşan alım gücü ve özellikle girdi maliyetlerinin hammadde ve mamül malların fiyatlarının sürekli olarak artışı, üretim yaparken fiyatlara yansıması ile birlikte, enflasyon oranlarını da doğal olaraktan yukarı yönlü olarak değiştirmektedir.

Dediğim gibi bu kadar sıkıntılı bir süreçte tüm bu ticari süreçlerdeki travmaları atlatmak hiç de kolay değil, aslında bir yetenektir. Kızsakta fiyatlar artsa da yaşam mücadelesine devam etmek zorundayız. Ekonomik şartlar her ne kadar kısıtlı da olsa elimizden geldiğince ayakta kalmak ve kaynakları verimli kullanmak için çabalarımızı sürdürmek zorundayız.

Bir İngiliz ya da bir Amerikan gibi değiliz elbette onların paraları değerli ve sabit, ticarette sıkıntıları yok ya da bugün uyandıklarında bir pahalılık gelmeyecektir elbette rahatlar ama bizdeki rakamlardan çok daha farklı enteresan rakamları da var  mesela %0,8 enflasyon artışına ya da %1,5 bütçe açığına kızan ve tepki veren bir toplum onlar.

Bu süreçlerde çok farklı tepkiler veriyorlar ve yönetsel sıkıntıları olduğuna inanıyorlar. Dediğim gibi her şey yolunda giderken rakamlar tamam iken sinek küçük ama mide bulundırır sözü burada devreye giriyor. Zaten faiz oranları da %0,1 ve %0,25 bandlarında paranızı kullanın diyorlar ekonomiye can verin getirip bir yere paranızı park etmeyin diyen politikaları var.

Bizde süreç farklı, %19 politika faizi ve enflasyon %16.45, dünyada gelişmekte olan ülkelerin genellikle sıcak para girişlerine yani sermaye girişlerine ihtiyaçları olmaktadır. Bunu da faizlerle kısa vadelerle günü kurtarmak için yapalar. Esas makbulü uzun vadede ama kalıcı olarak yapılmasıdır ve bu durumda gereken cari açığın kısılması yani ithalat ve ihracat hacimleri arasındaki farkların azaltılmasıdır. Bunun da yolu üretimdir. Ama bu açığı tetikleyen en önemli faktörlerden birisi de enerji giderleridir. Özellikle Türkiye 20 yılda 1 trilyon dolar enerji harcaması yapmıştır. Eğer bu para cepte kalsaydı düşünün ki bugün Türkiye çok daha farklı yerlerde olurdu.

Üreten yok olmaz diye bir söz vardır. Sanayi bölgelerimizi geliştirmeliyiz. Üretimi artırmalıyız. Yazmak kolay diyeceksiniz şimdi bana ama denedik mi? yoksa zihnimize bir engel mi koyduk? ambargo var, risk var, zaman kötü gibi düşüncelere mi daldık? Kriz var ama risk ve fırsatlarda beraberinde gelmektedir. Girişim yapabilirsiniz! vazgeçmek yok, eğer denenecek bir şey varsa denenmeli elbette.

İnsanoğlu her şeyin çaresini bulabilecek güçtedir. Mesela sıfırı (0) Hintliler buldu; çünkü hiçbir şeyleri yoktu. Çaresizlikten keşfettiler. Zamanında narenciye ve tekstil ihracatlarımız vardı sanayimiz ve fabrikalarımız vardı. Ben çocuktum ve çok iyi hatırlıyorum. Çok öndeydik çoook...

Rum kesiminde narenciye ve sebzeler her gün tarlalardan toplanır ve hemenden uçağa konularak öğlene İngiltere’de marketlere yetiştirilir. Biz bunu yapamaz mıyız? Bizim ne eksiğimiz var? Bence de yok! evet sizinle ayni fikirdeyim.

Dediğim gibi dünyada çok farklı ülkeler ve ekonomiler vardır. Hatta bizden daha kötü durumda olanlar da vardır. Enseyi karartmamak lazım eğer gerekli çalışmalar yapılır ise daha farklı durumlar ile karşılaşırız. Demek istediğim kurlardaki bu dalgalanma süreçleri içerisinde şu an için mücadeleye devam etmek zorundayız ama gelecekte bu durumların değişimini sağlayacak reçete belli ve biz bunun yolunu da biliyoruz yani dersimize iyi çalışırsak durumlar farklı olabilir. Niş pazarlarda dünyaya e-ticaret üzerinden açılabiliriz. üretim odaklı olursak her şey bir anda değişebilir. İstemek olmanın yarısıdır.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.