EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Politika faizi etkisi!

Yayın Tarihi: 11/10/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Politika faizi bir ülkenin faiz göstergesidir. Bu faiz oranı ekonomik yönden çok büyük önem taşır. Merkez Bankası üzerinden belirlenen bu faiz oranı bir hafta vadeli repo faiz orandır. Merkez bankaları bu faiz oranları ile bankaların repo taleplerini karşılar. Bankalar ise buna bağlı olarak tahvil ve bonolarını merkez bankasına teminat verip Merkez Bankası’ndan para alıp repoya dönüştürürler. Bu durumda fon kaynağı oluşturmuş olurlar. Kısaca özetlemek gerekirse faiz paranın fiyatıdır. Bu politika faizi genellikle aylık olarak yapılan Para Politikası Kurulu tarafından toplantılarla belirlenerek o günkü ülke şartları ve ekonomik durum üzerinden yapılan değerlendirmeler ile kamuoyu paylaşılmaktadır.

Para piyasaları yanında, paranın miktarı ve paranın fiyatı kontrol edilebilmektedir. İşte bu noktada merkez bankaları faiz oranlarını kontrol ederken uyguladıkları aslında faiz politikasıdır. Bu aslında para politikası yani para arzı olarak da adlandırdığımız kısa vadeli faiz oranlarını, döviz kurlarını ve bunun yanında enflasyon oranlarını da dengede tutmak için belirleyici bir faiz oranının ortaya çıkmasıdır. Bundan dolayı politika faiz oranı çok önemlidir. Tüm ülkeler için de büyük önem taşır. Bu oran ekonomik göstergeler içerisinde de büyük önem taşımaktadır. Bu oran üzerine piyasalarda beklenti tahminleri de yapılmaktadır. Para politikaları genişletici para politikası ya da daraltıcı para politikası üzerine yapılmaktadır. Kısaca bunlara bakacak olursak; genişletici para politikası o ülke ekonomisi içerişimde bulunan paranın arzını artırma anlamına gelmektedir; Daraltıcı para politikasında ise ülkelerin içerisindeki toplam para arzının azaltılması anlamı taşımaktadır.

Genişletici para politikalarında özellikle ekonomik durgunluk sürecinde yani resesyon dönemlerinde meydana gelen işsizlik süreci de dahil olmak üzere para arzını artırmaya yönelik para miktarının dolaşımda artması ve paranın fiyatı olan faizin ise düşürülmesi politikası izlenirken, diğer taraftan daraltıcı para politikasında ise enflasyon oranlarının yüksek olduğu para arzının da azaltılmasına yönelik paranın fiyatının yine faizinin yükseltilmesi amaçlanır. Bu durumda kişilerin yüksek faizlerden dolayı tüketim eğimleri azalıp bunun yanında tasarruf eğilimleri artmaktadır. Bu olumsuz görülse de daha bilinçli harcamalar yapılması, israfın azalması ve üreterek çalışmak zorunda kalınması yanında diğer yönden de yurt dışındaki yabancı yatırımcıların bu yüksek faizlere yönelik ülkeye sıcak para girişi yapmaları üzerine dövizde bolluk sağlanması ve Türk lirasının değerlenmesi ülke ekonomisine de büyük katkı yapmaktadır.

Tüm bu politikalar yanında merkez bankaları tarafından yapılan politika faizlerindeki artışların bulundukları ülke para birimlerinin, diğer ülkeler karşısında değerinin artması anlamını taşır. Tersinde politika faizleri düştüğünde ise ülkeler, diğer ülke para birimleri karşısında para birimlerinin değerlerinin düşmesine sebep olurlar.

Para politikası ve uygulanan faiz kararları mevcut ülkelerin durumlarına göre değişmektedir. Şu an için Türkiye Merkez Bankası %18, Amerika Merkez Bankası %0,00 - %0,25 bandı, Avrupa Merkez Bankası %0, İngiltere Merkez Bankası %0,10, İsviçre Merkez Bankası %-0,75 (negatif faiz), Avustralya Merkez Bankası %0,10, Kanada Merkez Bankası %0,25, Japonya Merkez Bankası %-0,10 (negatif faiz), Rusya Merkez Bankası %6,75, Hindistan Merkez Bankası %4, Çin Merkez Bankası %3,85 ve Brezilya Merkez Bankası %6,25 olarak politika faizlerini belirlemişlerdir. Bazı ülkelerdeki merkez bankaları negatif faiz vererek genişletici para politikalarında üretim odaklı olarak çalışılması işsizliği azaltmaya yönelik çalışmalarının yanında tüketim üzerine de bir ekonomi seçmiş durumdadırlar.

Tasarruf yapmayın üretin devlet olarak sosyal güvencenizi biz veririz mesajını vermektedirler. Politika faizleri, enflasyon oranı altına düştüğü zaman negatif reel faiz ortaya çıkmaktadır; yani aslında faizden gelen para enflasyona yenilir ve gerçek anlamda pahalılık oranı yüksek olduğundan para kazanmamış gibi görünürsünüz. Bu konuda merkez bankalarının faiz kararları alınırken mutlaka enflasyon oranlarını da gözden geçirerek yapılmalıdır; aksi takdirde ekonomi için büyük zararlar oluşabilir. Son olarak bu faiz oranları yanında faiz silahının tamamlayıcısı olan; ülkelerdeki yurt dışından gelen dış yatırımcılar tarafından sağlanan sıcak para girişleri, turizm gelirleri, döviz rezervleri, ülkelerin risklerini gösteren cds primleri, dış ülkeler ile olan politikaları, ihracatın da yüksek olması ve dış ticaret cari açık rakamların da dengede olması büyük önem taşıyan diğer maddelerdir.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ yazıları