EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Kıbrıs Lirası kullanımda kalsaydı kaç TL edecekti?

Yayın Tarihi: 10/10/22 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Evet, Güney Kıbrıs Euro’ya geçmeden önce bildiğiniz üzere Kıbrıs Lirası kullanmaktaydı. Bu para üzerinde Türkçe de ayrıca yazmaktaydı. 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren Avrupa Birliği kapılarından geçince artık 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren Euro’ya merhaba dediler. Tabii bu Euro’ya geçiş süreci kolay değildi. Bunu Optimum Para Alanı uygulaması ile mevcut paraları Kıbrıs Lirası’nın Avrupa Birliği üye ülkeleri içerisinde sabit, Avrupa Birliği dışındaki ülkelerde ise esnek kur ile serbest dalgalanmaya bırakılmıştı. Bu süreç içerisinde belirli aralıklarda sabitlemeyi sağlamak için kurun dalgalanarak Kıbrıs Lirası ile Euro paritesi 1 KL=1,71 EURO olarak sağlanmış ve geçiş süreci tamamlanmıştı.

Bu dalgalanmayı kontrol altında tutmak için makroekonomik politikaların dikkatli yönetilmesi gerekmekteydi. Bu da döviz kurlarının yükselmemesi, ülkedeki mevcut faizlerin artmaması, enflasyonun artmaması ve dengeli gitmesi, ekonomik büyümenin durmayıp devam etmesi, üretimin durmaması, ihracatın düşmemesi, kamu bütçesinin borç vermemesi ve cari açığın dengeli olması gibi konularda önlem alınarak bu politikalar ile geçiş süreçleri tamamlanmıştı.   

Bilindiği üzere 2013 yılı ilk yarısında Güney Kıbrıs’ta çok ciddi bankacılık krizi yaşanmış, bankalar günlerce kapalı kalmış, mevduat çekilişlerine kısıtlamalar getirilmiş ve vatandaşlar adeta paralarını çekebilmek adına banka kapılarında sabahlar duruma gelmişti. Bu döneme yakın zamanlarda Yunanistan’da paralel boy gösteren kriz Güney Kıbrıs’ın ekonomik ilişkilerinin hemen hemen tamamen entegre olması nedeniyle bu ülkeyi de vurmuştu. Güney Kıbrıs’ı krize götüren neden, en başta finansal sektörün GSYH’ye göre aşırı büyük oluşu iken ikinci neden bankacılık sektörünün aldığı önemli risklerdi: Rum bankalarının elinde 2011 yılına gelindiğinde 4,5 milyar Euro'luk Yunan devlet tahvili vardı. Yunanistan 2011 yılında batmanın eşiğindeyken AB, IMF ve Avrupa Merkez Bankası ile bir kurtarma planı üzerinde anlaştı. Bu kapsamda Yunanistan’ın borçlarının bir kısmı silindi.    Bu adım, ellerinde 4,5 milyar Euro'luk Yunan devlet tahvili olan Güney Kıbrıs bankaları için bir felaket anlamına geliyordu. Tahviller geçersiz hale gelince Rum bankalarının varlıklarında bir gecede 4,5 milyar Euro'luk delik açıldı. Bu durum GSYH’si 23 milyar dolar olan bir ülke için çok kaygı verici bir durumu oluşturmuştu. Daha sonraki geçen yıllar içerisinde Güney Kıbrıs ekonomisinin %12’sini oluşturan bankacılık ve finans sektörü tahsili gecikmiş alacaklar oranı 2014’den bu yana %60 düşüş göstermişti. Gelen yıllar içerisinde ise 28,5 milyar Euro’dan (%47,5) 11,1 milyar Euro Ekim 2018’de %24 civarı olmuştu. Bunları yapmak için çok çalışarak icra takip ve haciz işlemlerini iyi takip ederek borçların yapılandırılması, müşteriler için düşük faiz olanakları sağlanması, emlak fiyatlarındaki istikrar, mal takası yapılıp müşterinin ödeme gücüne göre özel ödeme planı yapılarak bankaların varlık şirketleri ile anlaşarak takipteki borçların devredilmesi ile toparlanmaya girmişlerdi.

“Güney Kıbrıs, Kıbrıs Lirası kullanımına hale daha devam etmiş olsaydı bugünkü değeri yazımı yazdığım sürede yaklaşık olarak 31,13 TL bandı olarak karşılık gelecekti”. (Kaynak: https://www.mataf.net/tr/currency/converter-CYP-TRY?m1=1) şu an kullandıkları Euro para birimi ise yazımı yazdığım sırada 18.40 civarlarında seyrediyordu. Avrupa Birliği'ne geçtiler ve kullandıkları para birimleri mevcut paralarının çok altında bir değerde kaldı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ yazıları