KKTC’de din eğitimini ‘Kıbrıs Kilisesi’ versin…

Yayın Tarihi: 20/04/21 10:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Bir zamanlar Kıbrıs’ta…

Tabii TRT’nin uydurduğunda değil, gerçek Kıbrıs’ta…

Bütün eğitim Evkaf tarafından verilir, finanse edilirdi…

1930’larda İngilizler bu yetkileri aldılar ama Kıbrıslı Türkler sadece Rumlarla değil, İngilizlerle de mücadele etti.

En önemli mücadele konularından biri de Evkaf yönetiminin devri idi.

Geçtiğimiz gün yıldönümü münasebetiyle gündeme de gelen bu devir yıldönümünde açıklamalar yapılıp, hani devlet erkânıyla pozlar da verilmişti…

Bilen bilir;

Bu devirlerden sonra müftüler de secimle belirlenmeye başlamıştı.

Müftü ALİ DANA EFENDİ secimle iş başına gelmiş İLK KIBRISLI TÜRKTÜR!

**

1960 Anayasası ile eğitim ve kültür işleri, “Cemaatlere” bırakıldı.

Şimdi ‘din eğitimi versin’ diye Anayasa Mahkemesi’nin işaret ettiği bir Milli Eğitim Bakanlığı yoktu Kıbrıs Cumhuriyeti’nde…

Gerçi Makarios ‘papaz cübbesi’ ile 17 yıl Cumhurbaşkanlığı yaptı ama sözde Ortodoks laikliğine aykırı değildi bu işler…

Anlayacağınız 1964’te ortaklık bozulunca, yani Rumlar Cemaat Meclisini kapatınca sayısı 10 olan bakanlık 11 oldu.

11’inci bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı tabi ki…

Gerçekten de bilmeyenler için söylemek lazım; Eğitim Bakanlığının kurulmasına kilise bir tek şartla rıza göstermişti.

Atanacak bakanın kilisenin onayından geçmesi!

Yoldaş Hristofyas dâhil bu şarta uydular…

**

Kıbrıs Rum Sağ’ı bizdekinin aksine milli eğitimi Solcu’ların eline bırakmadı hiç

Bizde UBP ve DP sağ olsun; Sol ile koalisyonlarda hep Sol’a bıraktılar eğitimi…

Eğitim sendikalarının en büyük dostu da UBP ve DP’dir!

İnanmayan mevcut bakan Nazım Çavuşoğlu’na sorsun!

2013’te ekonomik kriz çıkınca, Güney Kıbrıs'ta hükümet tasarrufa gitmek için okul öncesi eğitim kurumlarını devretmek istedi!

Devralan tabii ki kiliseydi!

**

Tartışmalara ve sert açıklamalara neden olan bizdeki son karara dönecek olursak;

Değerli mahkeme, anlaşılan din işlerini devlet kurumu saymamış!

Devlet kurumu değilse neymiş acaba?

Mahkemeler ve meclis devlet kurumu sayılabilir mi bu yaklaşımla?

Mahkemeye göre Vakıflar ve Din İşleri Yönetim Kurulu devlet kurumu değil ise, Vakıflar ve Din İşleri yönetim kurulunu neden hükümet atıyor?

Yasada Diyanet İşleri Başkanı, Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı  tarafından atanıyor…

Öyle değil mi?

Biri bu iki konuda iptal için başvursa mahkeme "aynı mantıkla" bunları da iptal edecek!

Ayrıca sendika Diyanet İşleri Başkanı atanmasını da dava etmiş.

Dava surecinde bu iddiasından vazgeçmiş!

Vazgecmesiydi mahkeme ne karar verecekti?

**

Sormaya mecburuz: Mahkeme ‘MİLLİ EĞİTİMİN GÖZETİMİ VE DENETİMİNDE OLSUN’ demiş ama ŞİMDİYE KADAR HİÇ BU GÖREVİ İFA ETMİŞ Mİ BAKANLIK?

Geçmişte okullarda verilmeye çalışılmıştı bu Kuran kursları ama sendika başkanları gidip okulları basmıştı ve olay olmuştu!

Hatırlanıyor mu?

O basan sendikacılardan biri, zamanında bakanlıkta müdür de olmuş ve Hala Sultan’da başörtülü kızlara diploma verilmesine engel olmuştu.

‘Bakanıyla’ birlikte…

Hatırlanacağı gibi bu olay üzerine Recep Akdağ da hadiseyi faşistlikle suçlamıştı.

Bakmayın hükümetimizin açıklamalarına...

Beyhude!

Hafızlık Kursu ile Yaz kursu arasında hukuk nezdinde fark yok.

Telefonda 40 dakika konuşup 5 dakikasını yazabildiğim Din İşleri Başkanı Talip Atalay da lafı çevirmeye mecbur görünüyor...

Şahsen kendisine avukatını da değiştirmesini tavsiye ettim.

KKTC’DE KURAN KURSLARI BU KARARLA KAPATILMIŞTIR..!

Zira KKTC’de Milli Eğitim, bu yapısıyla kuran kursu açmaz ve açmamıştır zaten.

İstenen de açılmamasıdır anlaşılan!

**

Kıbrıs 'ta Evkaf ve Din İşleri bu eğitimi vermeyecekse geriye Ada'da tek dini kurum olan Kıbrıs Kilisesi kalıyor!

Bu nedenle önerim;

BAĞIMSIZ ve TANINIRLIĞI da olan KIBRIS KİLİSESİ’NİN GÖZETİMİ VE DENETİMİ ALTINDA BU KURSLAR AÇILABİLİR!

Ne dersiniz!

Malum sınıf kapısı tekmeleyen bürokrat, emekliliğine bir buçuk yıl kala müdür olmuştu!

1 yıl kala da müsteşar olamayınca küsmüştü!

O da münasip bir yere yerleşir bu vesile ile…

Temiz iş!

İlk Seçilmiş Kıbrıslı Türk: MÜFTÜ ALİ DANA EFENDİ, Dr. Fazıl Küçük ile "din adamı" olarak Amerika’da siyasi görüşmelere de katılmıştı

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Azz Mtn 20/04/21 12:24
Alınan karar bence de ideolojiktir, adalet arayışı neticesinde alınmış bir karar değil, kararı alan hukukçuların dünya görüşlerini yansıttıkları bir karardır. Kararı alan hukukçuların, kararı destekleyen siyasetçi, sendika, medya gruplarının dünya görüşleri, İslam'a bakışları, Türkiye Halkına, o halkın kültürel değerlerine bakışı bellidir. Mesele demokrasi, laiklik, Atatürkçülük, yargı bağımsızlığı meselesi değil, toplumumuzun aydın(!) kesiminin kendisi gibi düşünmeyenleri/yaşamayanları hazmedememe meselesidir. Erdoğan Reis üslubunda değil ama tepkisinde çok haklıdır. Vatan'da çok güzel yazdı, ona da helal olsun. (Aziz Mutluson).