‘Asil köylü’ berbat bir tasavvur…

Yayın Tarihi: 13/08/21 09:31
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Demokrat olmadıkları besbelli olan bazı “fişekli” yazarlar, bu garabet heykeli Paris’teki Eyfel ile Londra’daki bilmem ne ile Sydney’deki falan filan ile kıyaslıyorlar…

Kulaklarımla da duydum bunu!

Bunu bir çekim merkezi anlamında söyleseler de yazık, diyorum…

Sponsorlu işler bu denli ayağa düşmemeli: Genel kültürü, “külüstürle” değiştirmenin manası ne?

Dünyada emsali olmayan üç kale iç içe, Girne Kalemiz var.

Walt Disney'e ilham kaynağı Saint Hilarion kalemiz de var.

Çekim mi olmuş!?

Hristiyanlığın “Havarisi” yatıyor Mağusa’da…

Hacı patlaması mı var!?

Daha nice incilerimiz, neler nelerimiz var... 

**

İnsan uçarken, uydururken, atarken tutarken bile az alçak irtifa alır!

Bir defa çekim olacaksa heykel için olmaz o iş…

Orada, başka yerde olmayan bir manzara, ya da ne bileyim manevi/maddi bir anlam olur, bir tapınak olur mesela heykel de “çıkmışken” bonus olur…

Ada’nın batısında Pers krallığına ait bir tepe var bilindiği gibi...

Oraya yapsan anlarım.

Bu garabet heykel, tek başına kimi yanı başına çekecek.

Ancak turla, zorla götürürseniz tahammül eder turistler bu rezalete…

Bu tip yükseklere görkemli heykellerin bir manası olmalı.

İsim vererek olmaz o iş.

İsâ falan inmiştir ya da inecektir mesela o tepeye…

O kente, o şehre…  

Heykele eşlik eden bir ek argüman lazım.

Uydurma da olur ama lazım!

Gerçi tasarımında bile plastik izlenimi veriyor ama taşı kim napsın!

Taşa anlam lazım.

Manasız taş, belediye meydanlarında olur kırk yıl yanından geçseniz de hatırlamadığınız!

Deniyor ki heykel ödüllü bir herifin işi…

Ödüle bakacaksak Nobel ödüllü Fransız virolog Koronavirüs laboratuvarda üretilmiş olmalı, başka yolu yok gibi görünüyor, dedi mesela…

“Ödülle” bilim bile olmuyor, sanat mı olacak!

Ödüllü sanatçı, berbat bir heykel tasarlamış

Duyan zanneder ki Mimar Sinan’ın çıraklık eseri!

Bari Allah aşkına Uzak Asya’daki dağlara yapılı Buda heykelleri ile falan kıyaslayın pazarlarken…

Artık çıkınca o denli merdiveni, mecburen kurban sunulanlar var ya!

Geldik artık bir su satın alalım bari, denilenlerden

**

Asil köylü “pagan” bir kafadan çıkmış gibi üstelik…

Oysa Ada tarihi çoğunlukla tek tanrılı…

Venedik sütununda bile “Bu Ada’nın insanları kendilerini maddi değil, inanç içinde zengin görürler” yazıyor.

Adını da direk Köy Enstitüsü mezunu biri vermiş olmalı: “Asil Köylü’.

Turist çekecek diye baya bir eski kafalı takılıyor…

Köylüye de ayıp.

Mesele “Anadolu’dan yol bağladık” olayı ise konsept bu mu olur!

**

Heykel bir şükran içinde ki kime/neye olduğu belli değil!

Bir aşağı bakıyor, bir yukarı bakıyor görsel tanıtımlarda…

Son aslı nedir, rotası nedir belli de değil!

Bakıyor ama;

Anavatana mı, gök tanrısına mı, toprak ana sultana mı, kime/ne olduğu belli olmayan bir hal içinde…

Bu köylü klişesi sanat olabilir mi!

Mukayesede Eyfel ne!

Bu denli uçmak olmaz…

Bir ev kadar yer tutacakmış…

Çevreye, ormanlık alana zarar vermeyecekmiş…

Doğrusu beni o kısmı da çok ilgilendirmiyor. Zaten yasal pek çok sorunu var ve geçerli yasalarımız tahmin ederiz ki doğal alanı korumaya muktedirdir. 

Bakınız şu garabete lütfen.

Tiyatro dekoru gibi kaba saba bir sembolizm…

Ayrıca köylüye de biçilen rolü içten içe oldukça burjuva bir bakışla yansıtan sima ile mimikleri görmek de ayrı bir santimantalizm ama bu sıcaklarda bu beyhude sanat tarih atıflarına giremeyeceğim!

Girne’ye gökdelen yapalım, sembol olsun bundan daha iyi bir fikir.

Sakın zevkler ve renkler tartışılmaz, o senin kişisel görüşün demeyin.

O, zevk sahibi insanların sığları kendi aralarında baş başa bırakmak üzere ürettiği bir arazi olma deyimi…

Bu berbat tasarımdan vazgeçin…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.