"Ağır Ceza" artık gezici değil!

loading
12 Temmuz, Pazar
£

8.66

7.76

$

6.86

A- A A+

"Ağır Ceza" artık gezici değil!

Sadece kuru bir eleştiri yaptığımı düşünmeyin! Az sonra okuyacaklarınız, yaşayarak edinilmiş gözlemlerimden süzüldü.

"Ağır Ceza" denen mahkememizin, eskiden "gezici bir mahkeme" yani ilçe ilçe gezip davalara bakan bir mahkeme olduğunu biliyor muydunuz? Ama artık öyle değil. Her ilçenin ağır ceza mahkemesi var.

Bu, hizmeti genişleten bir gelişme değil elbette.

Ne yazık ki suçun, üstelik ağır cezalık suçun artışı ile ilgili bir yetişememe sorununun sonucu. Gezme yöntemi, suç arttığı için yeterli gelemediğinden, devlet önlem almak zorunda kalmış.

Elbette doğrusunu yapmış ama nedenlerine bakınca, ne acı bir durum.

Bu, eskiden 3. sayfa denen, gazetelerin adliye haberlerinin verildiği sayfa haberlerine giren cinsten bir sıkıntı. Gerçi artık gazetelerin her sayfası 3. sayfa.

Türkiye televizyonlarından alıştık.

Her gece, Türkiye'nin tamamını temsil edip, koca ülkeyi, kavga, cinnet, cinayet, tecavüz, şiddet, savaş ülkesi halinde sergilemelerine alıştık. Neden yaptıklarını ve neden önlem alınmadığını hiç anlamasam da böyle.

Saat 21'de şiddet içeren filme 18 artı işareti konuyor da, 19.30'daki haber bülteninde, dünya kadar şiddet gösterilebiliyor, üstelik gerçek şiddet!

Sanki 82 milyonluk ülkede saece bunlar var.

*

Ama ülkemde pek de alıştığımı söyleyemem.

3. dünya ülkelerinden gelen insanların yaptıkları, kadın cinayetlerinin benim ülkemde de yaşanmakta oluşu, diğer şiddet içerikli olaylar, planlanmış cinayetler ve ağır cezada müebbet cezası verilen davaların görülmesini ülkeme yakıştıramıyorum.

Peki ne yapılıyor bunları engellemek için?

Sizce bişey yapılıyor mu?

Açıkçası ben, politika olarak söylemeden, şunu düşünüyorum: Bu ülke, birkaç on yıldır yokuş aşağıya yuvarlanan freni patlamış bir araba gibi gidiyor.

Birçok alanda olup bitene bakınca iyileri görmeden söylemem gerekiyor. İyi şeyler mutlaka vardır ama, kötüye meyleden her şeyin daha çok olması, politik kültürün ve toplumsal kültürün sonucu.

Birileri ülkemize fazlaca gelmiş olabilir. Ama biz ne yaptık bu olmasın diye?

En azından artık olmasın diye?

İstatistik tutuyoruz sadece. Onun da rakamaları ne kadar gerçek tartışılır!

Kıbrıs'ın bir deyim ile bitireyim "hakkımızda hayır".

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.