Aydın endişesi

Yayın Tarihi: 14/09/21 07:00
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+

Birçok Avrupa ve dünya kentini gördüm. Birçoğunuz görmüşsünüzdür. Üç temel farkımız var, o beğenimizi kazanan dünya şehirlerinden. Üç temel fark sadece. 

Dünya ile aramızdaki farklardan biri izolasyon, tanınmamışlık ve benzeri şeyler değil. Bu üç temel farkın ilki, trafik denen çileyi onlar sisteme oturtup kalıcı olarak çözmüşler. İkincisi, Çevre bilinçleri var ve temizlik denen şeyi çoktan çözmüşler. Ve sonuncu farkımız yeşil alan konusunu çözmüşler. Elbette bunlar temel farklılıklar. Sadece bunlar değil aramızdaki uçurumlar. Ancak bu üç kavramın bu ülkede tamamen çözüldüğünü düşleyin. Trafik rahat, her yer tertemiz ve yemyeşil. İnanın bu üç temelin ruhumuza katacağı huzur kadar eksiğiz şu anda.

Bir vatandaş olarak bunları istemek sanırım fazla bir şey değil. Bu temel sorunlar; temel farklar olduğu gibi temel haklar. Yeniden yapılanma, sil baştan yaratma, reform ya da master planı, adına ne derseniz deyin en temel haklarımızın bir şekilde ve bir an önce hayata sokulması kaçınılmazdır.

*

Elbette aydın endişesi bu kadar temele yakın kalmıyor. En uçlara kadar ilerliyor. Dünyada yoğunlukla 60’larda yaşanan ve artık son derece tehlikeli ve son derece yoğun bir şekilde karşımıza çıkan bir konu manipülasyon. Gerçeği saptırma ve kanaatlerimizi değiştirmeyi hedefleyen manipülasyonlar hangi düşünceyi güçlendirmek için kullanılırlarsa kullanılsınlar çok tehlikelidirler. Kanaat özgürlüğümüze ve gerçeğe ulaşma hakkına müdahaledir. 

Gerçeğe ulaşmamıza engel olan her eğilim, dışlanması ve şüphe ile yaklaşılması hatta uzak durulması gereken bir tehlikedir. 

Ne yazık ki, toplumlar arası görüşmeler, iç siyaset, ekonomi ve izolasyonlar gibi başlıklar altında ve dar periyodlarla ülkemiz kritik süreçlerden geçmekte. Bu kritik süreçleri sık sık yaşıyoruz. Özellikle bu süreçlerde dengeleri kurmak ve bozulmayacak temellere oturtmak birlikte yürüyeceğimiz yola böyle çıkmak, alternatifi tüm yöntemlerden bizleri daha güçlü kılacaktı. 

Ve Aydınlar… 

Bu çağrı esas olarak en büyük güç alanımız olan aydınlarımıza. Artık kolları sıvamak ve bu konuda tümden bir işbirliği bir fikir birliği içerisinde, doğruya ulaşma haklarımızın elimizden uçup gitmesine seyirci kalmamak gerekiyor. Aydınlara bıkıp usanmak değil, mücadeleyi artırmak yakışır.

Gelecek için.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları