Dehşete düştüm!

Yayın Tarihi: 30/06/22 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

“Yoksa biz hep mi bu durumdaydık?” sorusuna ihtiyacım oldu ve birden şüpheye düştüm.

“Kıbrıs’ın hırsızlık tarihinde böylesi görülmedi” başlıklı haberinde Halkın Sesi Gazetesi 1977 yılının Temmuz ayında ilginç bir haber ve ardından yorum yapmış. 

Haber şöyle:

“20 Temmuz 1977 tarihinde Girne’de yaşlı bir karı kocanın evine giren soyguncular, ev sahiplerinin ellerini kollarını bağlayarak, yükte hafif pahada ağır ne varsa alıp götürdüler.

Sabah 2-2:30 raddelerinde yer alan olayda soyguncular, yan tarafta bulunan yurdun boş olmasından yararlanarak kapının tellerini kestiler ve içeriye girdiler. Ev sahibi Rasim Gümüş komşusunun kızlarının sesinden uyanarak dışarıya çıkmaya hazırlanırken, koridorda uzun boylu sakallı, kot pantolonlu, belinde tabanca, bir elinde kalın bir şiş, diğer elinde koyun kırpma makası taşıyan bir kişi ile onun peşinden gelen ve pantolon üstünden entari giymiş üç kişi ile karşılaştı. 

Rasim Gümüş daha sonra başına gelenleri şöyle anlatıyor:

“Tabancalı olan ‘ben barış harekatına katıldım. Siz çok fazla ganimet yaptınız, bir kısmını da biz alacağız’ dedi ve elindeki 3-4 ayak uzunluğundaki iple ellerimi arkaya bağlayıp vurmaya başladı. Kendisine benim yaşta bir ihtiyara vurmanın çok ayıp olduğunu söyledimse de bu sırada bir diğeri karımın üzerine çullandı ve gelişigüzel vurmaya başladı. Üçüncü şahıs ise evin etrafını aradı, eline ne geçtiyse topladı. Bütün topladıklarını alıp çıkarlarken kapıya doğru yürüdümse de bana dönüp ‘ne yapacaksın’ diyerek birkaç tokat daha attı ve evden çıkıp haber verecek olursam öldürüleceğimi, kendisinin saat 5’e kadar dışarıda bekleyeceğini ihtar etti. Işıkların yanmasıyla ve herhalde yabancı ses duyan komşu şüphelenmiş olacak ki, polise telefon etti fakat artık geç olmuş, soyguncular gitmişlerdi.”

Haber böyle. Ama esas olan gazetenin yorumu. 

Yorumu yorumsuz yazıyorum. Sadece 1977’de bunu Doktor Küçük’üm kaleme aldığını hatırlatarak!

*

“İki yıla yakındır devam eden, ardı arkası kesilmeyen ve bugünkü siyasette de değişiklikler yapılmadığı sürece devam edip gideceğine, hatta daha da kabaracağına şüphe olmayan “bu rezaletlere” yeni Sayın Demirel hükümetinin bir son vermesini yalvarmaktan başka çaremiz kalmamıştır. Yıllardır bir taraftan sömürge hükümetlerinin, diğer taraftan Rumların baskı, tehdit ve öldürmelerinin cehenneme çevirdiği hayatımız. Kahraman Mehmetçiğin ve Kıbrıs Türkünün omuz omuza verdiği savaş sonucunda cennete çevrilmiş, gülmeyi unutanlar tekrar gülmeye, eğlenmeye başlamışlardı. [...] Ne yazık idarecilerin düşünmeden aldıkları çok yanlış kararlar, kazandığımız cenneti tekrar cehenneme çevirmiş, yüzlerdeki neşe saçan çizgiler, katılaşmaya başlamıştır. Evet, boşalan köşkler doldurulacak, tarlalar yeni baştan hayat kazanacak. Ama gelenlerin kimliklerine ve hayat seviyelerine bakmadan yığmaya başladılar.”

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Ferhat ATİK yazıları